Dün Firefox 3.5 sürümüne terfi ettim. Firefox’daki hızlanmayla ağzım 5 karış açık kaldı. Hazır elime almışken, Firefox’umu tekrar kendime göre özelleştirdim. Bazı eklentileri sildim, ayarlarda bir sürü değişiklik yaptım ve bir sürü de eklenti yükledim.
Böylece yeni Firefox hem hızlı hem de kelimenin tam anlamıyla bana hitap eder oldu. İşte o Firefox: Devamını oku »
20′lik dişten çekmeyen çok az kişi vardır herhalde. Ne güzel, ilk 20′liğim normal bir şekilde, sapasağlam çıktı diye seviniyordum. Maşallah diğer dişlerde de hiç çürük olmadığından, dişçideki tek işim çıkmayı unutan alt ön dişlerimin yerine takma (çakma) diş takılmasıydı.
Buradan beni doktor doktor gezdiren sol alt 20′lik dişime seslenmek istiyorum: Arkadaşım sen psikopat mısın? Ne işin var o açıda? Şöyle adam gibi çıkamaz mıydın? Senin yüzünden iki defa radyasyon yiyip bir de çene cerrahında ameliyat olacağım. Kaçarın yok, gideceksin azı dişimi çürütmeden oradan… Sen kaybedeceksin, doktor vakit kaybedecek, devlet kaybedecek. (Üf, nasıl döndürdüm konuyu haa!
) Devamını oku »
Başlığı doğru okudunuz! Grönland’da açıldığını düşündüğüm yeni (ve gizli) bir HP Tablet PC yetkili servisi var. Vatan Bilgisayar da, cihazımı tamir için buraya gönderdi. 15 gün boyunca alt tarafı bir klavyenin değiştirilememesi bana bunu düşündürtüyor.
Koskoca HP, HP Pavilion modelinin standart klavyesini 15 gün içinde nasıl temin edemez? (Ulan Amerika’dan istesen gelir be!) Bence temin eder. Grönland’daki yetkili servislerinden getirtiyorlar herhalde, yoksa bu kadar uzun sürmezdi. Devamını oku »
Az önce Antkart’ın sitesini gezerken Antkart’ın kamuoyuna yaptığı bir açıklamayı gördüm. Umuyorum belediye gibi her insana erişmek, tüm dolmuş otobüslere bildiri yayımlama şansı olmayan bu şirket de kendi sesini yeterince duyurabilir.
Sonuçta (yine bazı tek taraflı düşünenlerin anlam veremeyeceği üzere) her iki tarafın da kendini savunmaya hakkı var.
Bakalım belediyenin suçlamalarına Antkart ne demiş, ne dememiş… Devamını oku »
Antkart’ın çıkacağını ilk duyduğumuzda sevinmiştim. İzmir’in Kent Kart’ı gibi bir sistem bekliyordum… Otobüste para verip üstünü almak için beklemeye son verecekti, tek bir “bip” ile ödeme yapacaktık. Ama Antkart öyle olmadı. İkametgah gibi garip garip belgelerle başvurup günlerce kuyruk beklememiz gerekti. Üstüne üstlük 10 TL gibi uçuk bir kart parası ödedik. O günlerde az sayıp sövmemiştim.
Tek mutsuz olan vatandaş değildi elbet. Her biniş başına yüksek yüzdeli kesintiler yapılan toplu taşıma personeli de mutsuzdu, her fiş için kesilen ormanlar da…
Ben Antkart’a bu kadar sayıp sövünce, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yiğit Tunçel serzenişlerimi dikkate almış, beni Antkart merkez binasına davet ederek sistemin işleyişini anlatmış ve tüm sorularımı teker teker yanıtlamıştı.
Ben de hem Antkart’a sayıp sövdüğüm yazıyı, hem de onların bu yazıya karşılık bana anlattıklarını kendi düşüncelerimle yoğurarak yazmıştım. Bazı kimseler birbirinin zıttı iki yazının aynı sitede olmasının mantığını anlayamadı, ama sonuçta öğrendiğim her şeyi buraya yazmak benim yapmam gereken.
Tarafsız basından (!) daha tarafsızım bu konuda.
Gelelim güncel gelişmelere… 21 Haziran’ı 22 Haziran’a bağlayan gece Antkart iptal edildi. Biz de paramız kartımızda, alıştığımız sistemden taş devrine geri döndük. Kısa bir süre için şaka gibi geldi… Ama belediyenin sitesinde yazan açıklama metnine göre iptal edilmesi gayet mantıklı. Devamını oku »
Bir an için gözlerimizi kapatalım. Siyahlığı hissedelim. Hiçbir şey görmediğimizi idrak edelim. Simsiyah! Ardından gözlerimizi açalım. Ne değişti? Her şey aynı, her şey olduğu yerde, değil mi?
Şimdi, bir yıl için gözlerinizi kapatın. Deyim yerindeyse, o yıl “göz açıp kapayıncaya kadar” geçsin. Daha sonra gözlerinizi açın ve öncenizle şimdinizi karşılaştırın. Ne değişti? Her şey nasıl bıraktıysanız öyle mi? Gözle görülür-görülmez kayda değer hiçbir ilerleme, hiçbir değişim yok mu?
Değişmek, farklı şeyler denemek, sürpriz yapmak, sürprizlerle karşılaşmak, yeni şeyler öğrenmek, tatmak ve (belki de) (gerektiğinde) kurallara karşı çıkmak…
Mutluluk bunlar ve bunlara benzer şeylerle başlıyor olsa gerek. Birbirinin aynısı yüz bin milyon kopyala-yapıştır günle değil! Devamını oku »