29 Aralık
2007
02:16

kum saatiU:Anılarımın üstünden metro inşaatı geçti abi. Acaba Alsancak’a da metro yaparlar mı?
A: Öyle ya, hazır geçmişken tam geçsin.
U: Anılarımı kazdılar abi, artık kampüs benim kampüsüm değil.
A: Senin kampüsündü sanki… Kampüsünü de gördük anını da. Hem artık senin anın değil, hiçbir zaman senin anın da olmadı, tamam mı?
U: Güzel günler bitiyor hep, neden-
A: Onlar güzel günler değildi, gelip geçici bir şeydi o kadar. Kendini kaptırmayınca hiçbir şey güzel değildir.
U: Güzel günlerdi onlar, kaptırmamış mıydım sanki kendimi? Artık güzel gelmiyor tabi. 365 gün geçmiş dile kolay, koca bir sene…
A: Bizim buralarda “Garpe Diyem” (Carpe Diem: Anı Yaşa) derler. Dün dündür bugün bugündür.
U: Öyle olmalı zaten… En azından şu an hissettiklerimle ancak günü yakalamayı savunabilirim.

Anı yaşa… İşte bu, diyalogdaki karakterimiz U’nun kişiliğine uymuyordu. U bağlantılara takmıştı, iğnenin ucundaki ipliğin rengine dikkat etmek, buradan iğnenin hangi renkteki sökük kumaşları dikebileceğini tahmin etmek, bu tahminler çerçevesinde bu sökük kumaşların hangi insanlara ait olabileceğini bulmak onun kişiliğindeydi. Bunları yaparken onu ezmek üzere olan kocaman otobüsü görmüyordu tabii. Ya da “Ben burdayııııım!” diye haykıran arkadaşını görmüyordu. Ve gerçek hayat mantıksız saçma sapan bir şey olduğu için ucunda iplik olan her iğne illaha da bir söküğü dikmiyordu. Keyfi misin iğnenin ipliğin? Sana ne, dikmez dikmez… Sen gününü gün etmeye baksaydın ya salak.

U: Ben bunu hak etmedim abi. Her şey çok daha farklı olabilirdi.
A: Hak ettin sayın embesil mühendis bozuntusu. Önüne güzelim geleceği gümüş tepside sunduk ve sen o sırada g.tünü kaşımakla meşgul olduğundan görmedin bile. Eeee, bu dünyada mutluluğu hak eden tek başarısız sen değilsin, başkalarına da sunmak gerekiyordu.
U: Ben bu kadar büyük bir hata yapmış olamam…
A: Yaptın, kocamaaaan bir hata yaptın. Aslında bir tane bile değil, bir sürü yaptın. Saydırma şimdi bana. Ve zaman makinasını icat etmedikçe de düzeltemeyeceksin bunları. Anlayacağın oyun bitti. (Game Over)

Bilim ve teknik ve teknolojinin her zaman yaşamdaki olayları ve doğayı taklit ederek geliştiği söylenir. Keşke tamamen doğru olsa.
Teknolojinin hayattan daha ileride olduğu üç nokta var:

Undo

  • 1. Hayatı “save” edememe
  • 2. Hayatta “geri al” (undo: CTRL+Z) olmaması
  • 3. Hayatı yeniden başlatamamak

Bunlar hayatın kopyası olmayan teknolojiler… Bu mesleği seviyorum. Hata yapmadan ilerleme zorunluluğum yok. En kötü ihtimalle program çöküyor, onu da yeniden başlatıyoruz.

U: Hayatta neden her şey birbirine bağlı değil? Neden insanlar sabırsız ve tutarsız?
A: Bu işler böyle yürüyor… İnsanlar maymun iştahlı U. İnsanlar çabuk etkileniyor U. İnsanlar anlık karar veriyor U. İnsanlar bir kahvenin kırk yıllık hatırını takmıyor U. İnsanlar önceki olayları çabucak unutabiliyor U.

A doğru söylüyor. İnsanlar maymun iştahlı, çabuk etkilenen, olayları öncesiyle ve sonra olabileceklerin tahminiyle uzun vadede düşünmek yerine o an için (saniyelik) hangisi daha hoşsa onda karar kılan tipler artık. Herkes böyle. Olamayanlar mutsuz çünkü. Ve ya onlar da takmamaya başlıyor, çöp yiyen sinek kitlesine katılıyor ya da doğal seçilime maruz kalarak eleniyor, yok oluyorlar.

U: Neden insanlar açık sözlü değil? En basitinden “yurda gidip yatmak” ne kadar iyi bir bahane? Özellikle de yatmıyorsanız?
A: Ne sandın U? İnsanlar kaçmak için bahaneler uydurur… Samimiyet salakça bir yanılsamadır. Asıl olan insanın kendisidir. Sen her samimi dostunun (hatta dosttan bile yakın gördüğünü iddia ettiğin kişilerin) sana cidden her şeyi anlattıklarını, ya da buna cesaret ettiklerine inanacak kadar saf mıydın? Bunların hepsi palavra göremiyor musun? Hastalıklar sağ olsun, bahanemiz bol olmasın mı?
U: İnsanlar neden büyük konuşur? Neden büyük konuşup küçük davranırlar? Ben “ bağlandım” deyip de bundan (mecburen) kurtulmak için 365- gün, bir yurt kartı, kilometrelerce yol ve sayısız bunalımlar harcarken büyük konuşan diğer insanlar nerede? “Ben bundan sonra onunla konuşmuyorum.” dedikten bir hafta sonra konuşanlar? Bir ayda “en büyük aşklarını” unutanlar?
A: Büyük konuşmak gelenektendir yiğidim… Karizma kazandırır, insanlar “vaaay be” der. Büyük konuştuklarını yerine getirmek ise gelenek falan değildir, nedense bizde eylem değil, söz akılda kalır.

Yukarıdaki diyalogda olanlar hayal ürünü değildir. (ama laf size batıyor gibi geldiyse o zaman hayal ürünü kabul edebilirsiniz.)

Yakına KörlükU: Sana da oluyor mu abi? Bazen sorunların çözümünün sana çok yakın ama aptalca kurallardan dolayı ulaşılamaz olduğunu düşünüyor musun?
A: Sosyal yaşam kuraldır. Kimse uymaz, bazen sorun olur. Sosyal yaşam risktir, bedeviler genelde kaybeder. Bazen iyi anlaşan iki iyi insan, birbirlerini avutup ileri bakmak için motive ederken en uyumlu ve en mantıklı çözümü, birbirlerini, görmeyebilirler. (daha ayrıntılı bilgi için bkz. İdeal Olmayan Yaşam)

Hatta görmüyorlar, sosyal yaşam kuralları ve aptalca edebi metinlere de teşekkür ediyoruz. (aptalca olmayan edebi metin de vardır, tüm edebi metinler aptal değildir.)

Yazının özeti: Game Over, bunu çoktandır biliyorum.

Dipnot:
365.gün anısına spmstr365 adında bir parti düzenliyoruz, pasta kesicez. Bugün (29.12.2007), herkesi köye (yani Ege Üniversitesi Öğrenci Köyümüze) bekliyoruz, gelecekseniz arayın, şaka değil… Her şey de bizden, dolmuş paranızı bile karşılarız. spmstr365® farkı ile…

Not 2: Diyaloglardaki U ve A harfleri yerine canınız ne istiyorsa yazabilirsiniz, harflere takıldığınızı tahmin edebiliyorum neden A ve U da klasik A ve B değil diye… U benim adımın baş harfi, ondan U. A da alfabenin baş harfi, ondan A.

toplam 542 kez okundu | bugün 1 kez okundu

Bir yorum var

  1. Hey gizli bir şey keşfettin afferim :) Bunu buraya XHTML Validliğini sağlasın diye koydum. :)
  2. Bu yorumu türkan 29 Ara 2007 tarihinde saat 22.59 iken yazdı.#

    anlamlı,derin bir konu var anlatılmak istenilen…düşündürücü…

Yorum RSS'si

Siz de yazmak ister miydiniz?

Yorumlarınızda yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine uymanızı rica ediyorum.

Ana Sayfa'ya git İletişelim MSN'den Bağlantı Kurun Kendimi Şanslı Hissediyorum! 20 kişi gelişmeleri RSS ile takip ediyor.