1 00:00:00,710 --> 00:00:10,710 Çeviri: UBenzer http://www.ubenzer.com/ 2 00:00:17,419 --> 00:00:21,703 Jeff Wayne's Musical Version of H.G. Wells 3 00:00:24,277 --> 00:00:27,238 THE WAR OF THE WORLDS 4 00:01:52,060 --> 00:01:54,826 Mars yaşam sağlayacak bir ortama sahip değil. 5 00:01:55,311 --> 00:01:58,550 Biyosfere uyum sağlama çabalarımız sonuç vermiyor. 6 00:01:59,102 --> 00:02:00,727 Su ve sıcaklık seviyeleri sürekli düşüyor. 7 00:02:01,129 --> 00:02:03,923 Bizim nüfusumuz da. 8 00:02:04,431 --> 00:02:08,517 Bu yüzden yapmamız gereken şey genç, güneşli komşumuz 9 00:02:08,886 --> 00:02:14,066 Dünya'yı ele geçirmek ve kontrolümüz altına almak. 10 00:02:16,869 --> 00:02:20,105 Dünya çok geniş bir yaşayan kitlesine sahip ve kaynakları bol. 11 00:02:20,772 --> 00:02:25,395 Çevre kolay adapte olunabilir değil, ama yaşanabilir. 12 00:02:26,292 --> 00:02:28,382 Problem insanlar. 13 00:02:29,218 --> 00:02:31,669 İlkel de olsa bir zekaya sahipler. 14 00:02:32,520 --> 00:02:35,001 Sosyal ilişkileri sürekli savaş ve... 15 00:02:35,002 --> 00:02:37,482 ...karmaşıklık üzerine kurulu. 16 00:02:38,558 --> 00:02:42,299 Sosyal ve ekonomik yapılarına yapılacak güçlü bir saldırı 17 00:02:42,905 --> 00:02:46,337 ileride olabilecek herhangi bir liderlik yarışını ortadan kaldıracaktır. 18 00:02:47,909 --> 00:02:51,527 Böyle bir saldırının hazırlıklarına, şimdiden başladık. 19 00:02:53,581 --> 00:02:57,932 Büyük ölçekli bir hidrojen hızlandırıcısı inşa edilecek. 20 00:02:58,774 --> 00:03:04,879 Bu cihaz, içinde saldırı kuvvetleri bulunan taşıma birimlerini fırlatacak. 21 00:03:09,741 --> 00:03:13,741 5000 yıldır hiç bu kadar güçlü silahlara ihtiyaç duymamıştık. 22 00:03:14,772 --> 00:03:19,772 Güncel teknolojimize yaptığımız eklerle sağladığımız bu saldırı gücü ile... 23 00:03:20,688 --> 00:03:23,688 ...insanların savunma gücünü yerle bir edeceğiz. 24 00:03:42,603 --> 00:03:47,268 Bölüm 1: Marslıların Gelişi 25 00:03:51,004 --> 00:03:54,790 19. yy'ın sonlarında kimse sonsuz uzaydaki birilerinin 26 00:03:55,413 --> 00:03:59,207 insanoğlunu izleyebileceğine inanmazdı. 27 00:04:00,080 --> 00:04:02,669 Kimse, tek damla suda çoğalan yaratıkları... 28 00:04:03,182 --> 00:04:05,607 ...mikroskopla incelediğimiz gibi, birilerinin de bizi izleyebileceğini... 29 00:04:06,152 --> 00:04:07,963 ...aklına bile getirmedi. 30 00:04:08,636 --> 00:04:11,739 Ancak birkaç kişi, başka gezegenlerde yaşam olabileceğini düşündü. 31 00:04:12,746 --> 00:04:18,438 Ve böyle bir zamanda, uzayın başka bir yerinde, zekaları bizimkinden katbekat... 32 00:04:18,931 --> 00:04:20,876 ...üstün, Dünya'ya saygıyla bakan kıskanç gözler... 33 00:04:22,302 --> 00:04:27,162 ...yavaş ama kendilerinden emin, saldırı planlarını yaptılar. 34 00:08:42,692 --> 00:08:46,860 12 Ağustos gece yarısı, Mars üstünde büyük parlak bir... 35 00:08:47,382 --> 00:08:49,166 ...gaz bulutu göründü ve Dünya'ya doğru gelmeye başladı. 36 00:08:50,210 --> 00:08:54,756 350 milyon km'lik uzay boşluğunun öbür tarafından... 37 00:08:55,216 --> 00:08:56,345 ...beladan başka bir şey getirmeyecek... 38 00:08:56,696 --> 00:08:58,496 füzelerin ilki gelmeye başladı. 39 00:08:59,546 --> 00:09:01,633 Daha sonra, başka bir gaz bulutu daha göründü. 40 00:09:02,448 --> 00:09:05,076 Bu başka bir füzeydi, o da Dünya'ya gelmeye başladı. 41 00:09:36,213 --> 00:09:38,218 Sonraki on gece, bundan daha farklı değildi. 42 00:09:39,074 --> 00:09:41,225 Bir parlama, Mars'tan çıkan... 43 00:09:41,747 --> 00:09:44,778 Parlak yeşil, arkasında yeşil iz bırakan... 44 00:09:45,310 --> 00:09:48,336 Güzel, ama nasıl oluyorsa, aynı zamanda rahatsız edici bir manzara. 45 00:09:49,494 --> 00:09:52,747 Ogilby, gökbilimci, tehlike altında olmadığımıza dair güvence verdi. 46 00:09:53,224 --> 00:09:55,957 O uzak, yaşaması imkansız gezegenden canlı bir şey... 47 00:09:56,369 --> 00:09:58,928 ...gelmesinin imkansız olduğundan emindi. 48 00:10:01,091 --> 00:10:03,889 Mars'tan bir şey gelmesinin olasılığı... 49 00:10:04,431 --> 00:10:06,954 ...milyonda bir, dedi. 50 00:10:10,355 --> 00:10:13,617 Mars'tan bir şey gelmesinin olasılığı... 51 00:10:14,040 --> 00:10:20,645 ...milyonda bir. Ama yine de geliyorlar. 52 00:10:22,394 --> 00:10:24,752 Ve ilk fırlatılan füzenin dünyaya ulaştığı gece geldi. 53 00:10:25,396 --> 00:10:27,417 Düşecek sıradan bir uzay cismi olduğu düşünülüyordu... 54 00:10:27,952 --> 00:10:30,626 ...ama ertesi gün, düştüğü yer olan Common'da kocaman bir krater vardı. 55 00:10:31,114 --> 00:10:33,240 Ogilby düşenin ne olduğunu incelemeye geldi. 56 00:10:34,025 --> 00:10:39,063 Bir silindir, 30 metre uzunluğunda, kor halinde, içinden... 57 00:10:39,490 --> 00:10:41,355 ...güçsüz kıpırdanma sesleri geliyor. 58 00:10:42,324 --> 00:10:46,168 Aniden tepesi hareket etmeye başladı: Dönüyor, açılıyor; 59 00:10:47,210 --> 00:10:50,127 ve Ogilby içeride birinin mahsur kaldığını, kurtulmaya çalıştığını... 60 00:10:50,633 --> 00:10:53,026 ...düşünerek telaşlandı. Silindire doğru koştu ama... 61 00:10:53,407 --> 00:10:54,729 ...aşırı sıcaklık onu, kendini yakmadan önce engelledi. 62 00:10:56,422 --> 00:10:59,346 Mars'tan bir şey gelmesinin olasılığı... 63 00:10:59,836 --> 00:11:02,246 ...milyonda bir, dedi. 64 00:11:05,530 --> 00:11:08,961 Mars'tan bir şey gelmesinin olasılığı... 65 00:11:09,331 --> 00:11:15,326 ...milyonda bir. Ama yine de geliyorlar. 66 00:11:16,917 --> 00:11:20,444 Mars'tan bir şey gelmesinin olasılığı... 67 00:11:20,964 --> 00:11:23,279 ...milyonda bir, dedi. 68 00:11:26,435 --> 00:11:29,712 Mars'tan bir şey gelmesinin olasılığı... 69 00:11:30,155 --> 00:11:35,944 ...milyonda bir. Ama yine de geliyorlar. 70 00:12:23,435 --> 00:12:27,238 Şu an fark ediyordum da, herkesin o geceyi... 71 00:12:27,763 --> 00:12:29,113 ...hiçbir şey olmamış gibi geçirmeleri akıl almaz geliyor. 72 00:12:36,852 --> 00:12:39,612 Tren istasyonundan hareket halindeki trenlerin sesleri geliyordu: 73 00:12:39,987 --> 00:12:44,189 Ziller, ray sesleri, yumuşak, mesafeden dolayı adeta bir melodi gibi... 74 00:12:51,003 --> 00:12:53,593 Çok güvenli ve rahatlatıcı gibiydi. 75 00:14:07,293 --> 00:14:09,472 Ertesi gün kalabalık, Common'un etrafında toplandı. 76 00:14:10,257 --> 00:14:12,907 Açılan silindire bakarken hiptonize olmuş gibiydiler. 77 00:14:14,030 --> 00:14:17,818 Bir metrelik vida açılmaya devam etti. Ve aniden... 78 00:14:18,616 --> 00:14:20,024 ...kapak düştü. 79 00:14:29,242 --> 00:14:33,155 İki parlak, disk gibi göz göründü. 80 00:14:34,333 --> 00:14:39,764 Kocaman oval bir gövde, bir ayıdan büyük, yavaşça çıkmaya başladı. 81 00:14:40,190 --> 00:14:41,897 Islak deri gibi parlıyordu. 82 00:14:42,615 --> 00:14:47,078 Dudaksız ağzı titredi ve açıldı, yılanımsı dokungaçları 83 00:14:47,493 --> 00:14:50,337 kıvrılmaya başladı, vücudu şişip şişip iniyordu... 84 00:16:13,285 --> 00:16:15,209 Birkaç genç adam, kapağa emekleyerek yaklaştı. 85 00:16:16,211 --> 00:16:20,654 Uzunca, hunimsi bir silah çıktı ve ardından görünmez bir ısı dalgası insandan insana yayılmaya başladı. 86 00:16:21,271 --> 00:16:24,664 Birer ateş topuna dönüşmeden önce, yeşil birer parlama oldu. 87 00:16:25,351 --> 00:16:28,231 Tüm ağaçlar, bu dünya dışı ısı dalgası ile birlikte 88 00:16:28,684 --> 00:16:31,153 birer ateş topuna döndü. 89 00:18:25,071 --> 00:18:28,416 İnsanlar Common'dan yukarı tırmanmaya, kaçmaya başladı. Ben de kaçtım. 90 00:18:28,957 --> 00:18:32,123 Güvenli bir yere varmaya ramak kalmışken başımın hemen üstünden ateş edip... 91 00:18:32,618 --> 00:18:35,341 ...yere düşürdüler. Dalga geçiyor gibiydiler. 92 00:18:36,433 --> 00:18:40,271 En sonunda Maybury Hill'e, evimin dingin soğukluğna ulaştım. 93 00:18:40,941 --> 00:18:42,907 Kabus gibi bir geceye uyumadan hemen önce... 94 00:18:43,424 --> 00:18:46,635 ...gazeteme bir makale yazdım. 95 00:19:44,719 --> 00:19:47,047 Common'daki yaratıklardan gelen inşa sesleriyle uyandım. 96 00:19:47,564 --> 00:19:50,155 Tren istasyonuna, gazete almaya gittim. 97 00:19:59,538 --> 00:20:03,869 Etrafımda, hayatın rutin döngüsü, çalışmak, yemek, uyumak, 98 00:20:04,365 --> 00:20:07,954 hiçbir şey olmamışcasına devam ediyordu, yıllardır olduğu gibi. 99 00:20:17,537 --> 00:20:20,074 Horsell Common'da Marslılar, inşalarına devam ettiler. 100 00:20:20,479 --> 00:20:22,347 Heyecanlı, uyumaksızın, 101 00:20:22,712 --> 00:20:25,764 durmaksızın, yaptıkları makineye devam ettiler... 102 00:20:26,374 --> 00:20:29,421 Yeniden, bu sefer savaş gemilerinin arama ışıklarına benzeyen bir ışık göründü. 103 00:20:29,841 --> 00:20:33,658 Common'u şöyle bir taradı. Ateş dalgası, ışığı izlemeye hazırdı. 104 00:22:50,472 --> 00:22:53,348 Öğlen askerler geldi ve Common'u 105 00:22:53,998 --> 00:22:57,123 kordon altına alacak şekilde konumlandılar. 106 00:23:10,112 --> 00:23:14,629 O gece, vahşi bir çarpışma oldu. Ve korkuyla fark ettim ki... 107 00:23:15,058 --> 00:23:17,346 ...artık benim evim de Marslıların ateş dalgası menzili içindeydi! 108 00:23:30,219 --> 00:23:33,397 Gün batımında, yeşil iz bırakarak düşen bir gökcismi... 109 00:23:33,865 --> 00:23:36,532 ...hızla gelen bir yaz sıcaklığında indi. 110 00:23:37,099 --> 00:23:38,717 Bu ikinci silindir idi. 111 00:25:23,012 --> 00:25:26,614 Kraterdeki inşa sesleri ve silahların ateş sesleri git gide yükelmeye başladı. 112 00:25:27,618 --> 00:25:30,802 Korkum, evde yavaş yavaş ilerleyen ayak sesleri duyunca tavan yaptı. 113 00:25:31,856 --> 00:25:33,711 Daha sonra bir genç topçu gördüm, 114 00:25:34,403 --> 00:25:36,857 yorgun, üstü kan ve kir içinde. 115 00:25:37,449 --> 00:25:41,438 Birisi var mı? - Buraya gel. Buyur, bunu iç. 116 00:25:41,938 --> 00:25:43,934 Teşekkürler. - Ne oldu? 117 00:25:45,099 --> 00:25:48,262 Bizi geri püskürttüler. Yüzlerce kişi oldu, belki binlerce. 118 00:25:48,983 --> 00:25:50,344 Isı dalgası? - Marslılar. 119 00:25:50,816 --> 00:25:52,958 Yaptıkları makinelerin içindelerdi... 120 00:25:53,424 --> 00:25:57,081 ...bacaklar üstünde koca metal şeyler. Yürüyen kocaman makineler. 121 00:25:57,816 --> 00:26:00,844 Bize saldırdılar. Bizi yerle bir ettiler. 122 00:26:01,380 --> 00:26:02,800 Makine? - Savaş makineleri, 123 00:26:02,871 --> 00:26:05,326 insanları alıyor ve ağaçlara vuruyorlar. 124 00:26:05,770 --> 00:26:08,969 Birer metal yığını, ama napacaklarını çok iyi biliyorlar. 125 00:26:10,058 --> 00:26:12,183 Hmm. Dün gece bir silindir daha indi. 126 00:26:12,629 --> 00:26:14,815 Evet, London'a doğru yol alıyor. 127 00:26:15,253 --> 00:26:18,174 London! Carrie! Onlarca kilometre uzaktaki 128 00:26:18,517 --> 00:26:20,765 Carrie ve babasının tehlike altında olacağı aklımın ucundan geçmezdi. 129 00:26:22,217 --> 00:26:23,506 Acilen London'a gitmem lazım. 130 00:26:23,823 --> 00:26:25,864 Benim de. Komutanlığa rapor vermem lazım... 131 00:26:26,649 --> 00:26:28,119 ...tabi hala komutanlık diye bir yer kalmışsa.... 132 00:27:18,590 --> 00:27:21,411 Byfleet'de bir tane otele geldik, ancak terk edilmişti. 133 00:27:21,750 --> 00:27:25,505 Herkes mi ölmüş? - Herkes değil, bak... 134 00:27:26,283 --> 00:27:28,576 Altı top, topçularıyla birlikte sapasağlam duruyordu. 135 00:27:28,987 --> 00:27:30,648 Ok ve yay, şimşeklere karşı... 136 00:27:31,180 --> 00:27:33,884 Isı dalgasını henüz görmemişler. 137 00:28:05,609 --> 00:28:07,152 Weybridge yolu boyunca ilerlemeye devam ettik. 138 00:28:08,070 --> 00:28:10,016 Aniden, çok büyük bir patlama oldu. 139 00:28:10,973 --> 00:28:13,649 Yer yerinden oynadı, camlar çatladı 140 00:28:14,190 --> 00:28:16,136 etraf toz duman oldu. 141 00:28:16,900 --> 00:28:20,580 Bak! İşte oradalar! Ben sana ne dedim?! 142 00:28:43,148 --> 00:28:46,912 Hızlıca, önce biri sonra diğeri, dört tane savaş makinesi göründü. 143 00:28:47,529 --> 00:28:50,185 Kocaman tripodlar, en yüksek kilisenin kulesinden bile uzun... 144 00:28:50,660 --> 00:28:52,764 ...çam ağaçlarının arasında ilerlerken hepsini deviriyor... 145 00:28:53,226 --> 00:28:55,225 ...parlayan metal ayakları hareket ettiren, motorlar... 146 00:28:55,700 --> 00:28:58,553 ...hepsi birer silah taşıyor. Ve korkuyla fark ettim ki... 147 00:28:58,938 --> 00:29:00,678 ...ben bunu daha önce de gördüm! 148 00:29:39,525 --> 00:29:41,524 Uzaktan beşinci bir makine daha göründü. 149 00:29:42,076 --> 00:29:43,745 Kendini, en yüksek uzunluğuna getirdi, ... 150 00:29:44,164 --> 00:29:45,892 silahını yukarıya, havaya çıkarttı... 151 00:29:46,304 --> 00:29:50,156 ...ve ısı dalgası kasabayı vurdu. 152 00:29:57,814 --> 00:30:00,674 Ateş edildikten sonra, beş makine aynı anda 153 00:30:01,091 --> 00:30:04,602 başarılarını kutlarcasına, gök gürültüsü gibi kükrediler: 154 00:32:45,914 --> 00:32:49,635 Önceden gördüğümüz altı topçu aynı anda ateş etti. 155 00:32:50,309 --> 00:32:51,927 Bir makinenin gövdesi bacaklarından koptu. 156 00:32:52,789 --> 00:32:55,974 Makinenin içindeki Marslı dört parçaya ayrılarak öldü... 157 00:32:56,542 --> 00:32:59,521 ...ve makinenin gövdesi artık şekilli bir metal yığınından... 158 00:33:00,029 --> 00:33:01,631 ...başka bir şey değildi. 159 00:33:02,290 --> 00:33:05,562 Diğer yaratıklar ilerlerken, insanlar önlerine bakmaksızın kaçıştı. 160 00:33:05,968 --> 00:33:09,176 Topçu da onların arasındaydı. Ama ben suya daldım... 161 00:33:09,585 --> 00:33:11,781 ...ve nefes almak zorunda kalana kadar saklandım. 162 00:33:12,282 --> 00:33:16,259 Silahlar tekrar konuştu, ama ısı dalgası onları... 163 00:33:16,698 --> 00:33:18,877 öteki dünyaya yolladı. 164 00:33:59,467 --> 00:34:02,165 Bir beyaz ışıkla beraber, ısı dalgası nehrin etrafında turladı. 165 00:34:02,717 --> 00:34:06,185 Yanmış, yarı kör ve can çekişerek, dalgalı su içerisinde 166 00:34:06,588 --> 00:34:08,109 kıyıya kadar sendeledim. 167 00:34:08,624 --> 00:34:12,731 Marslıların apaçık göreceği bir yerdeydim. Ölüm dışında bir şey beklemezken... 168 00:34:13,163 --> 00:34:15,527 ...bir savaş makinesinin ayağı kafamın dibine indi... 169 00:34:15,884 --> 00:34:18,971 ...ve sonra kalktı. Marslılar ölen savaşçılardan kalanı taşıyorlardı. 170 00:34:19,318 --> 00:34:23,739 Ve ben fark ettim ki, bir mucizeydi ama... 171 00:34:24,168 --> 00:34:25,336 ...kaçmıştım. 172 00:35:33,187 --> 00:35:36,645 Üç gün boyunca, mültecilerle, değerleri eşyalarını kutularda... 173 00:35:37,139 --> 00:35:39,102 ...taşıyan evsizlerle dolu yollarda... 174 00:35:39,475 --> 00:35:41,308 ...ilerlemekle uğraştım. 175 00:35:41,767 --> 00:35:43,785 Benim için değerli tek şey Londra'daydı. 176 00:35:44,945 --> 00:35:47,512 Minik kırmızı tuğlalı evlerine vardığım vakit Carrie... 177 00:35:48,149 --> 00:35:50,655 ...ve babası çoktan gitmişlerdi. 178 00:36:00,151 --> 00:36:05,929 Yıllar geçtikçe, yaz güneşi batıyor, 179 00:36:08,144 --> 00:36:13,274 Ve karanlık günler git gide yaklaşıyor, 180 00:36:16,817 --> 00:36:22,320 Kış rüzgarları daha da soğuk oluyor, 181 00:36:23,085 --> 00:36:27,098 Ve sen burada değilsin. 182 00:36:33,659 --> 00:36:39,236 Sonbahar gökyüzünde güneye uçan kuşları izliyorum, 183 00:36:41,623 --> 00:36:47,779 Tek tek uzaklaşıyorlar... 184 00:36:49,617 --> 00:36:54,493 Keşke ben de onlarla gidiyor olsaydım... 185 00:36:55,524 --> 00:36:58,826 Ve sen burada değilsin... 186 00:37:00,774 --> 00:37:06,747 Ağaçların arasından süzülen güneş gibi, Beni sevmek için geldin. 187 00:37:08,972 --> 00:37:17,021 Melteme kapılmış bir yaprak gibi uçup gittin... 188 00:37:29,169 --> 00:37:34,555 Sonbaharın altın sarısı günleri hep dolu doluydu, 189 00:37:36,873 --> 00:37:42,064 Yılın bu vakitlerini çok severdin 190 00:37:44,587 --> 00:37:49,684 O düşmüş yapraklara artık kimsecikler bakmıyor... 191 00:37:50,422 --> 00:37:53,234 Çünkü sen burada değilsin 192 00:37:54,173 --> 00:37:57,438 Çünkü sen burada değilsin 193 00:37:58,012 --> 00:38:01,598 Çünkü sen burada değilsin 194 00:38:18,134 --> 00:38:20,822 Ateş aniden, evden eve sıçradı. 195 00:38:21,346 --> 00:38:25,479 İnsanlar panikleyerek kaçmaya başladı. Ben de aralarında sürüklenirken, 196 00:38:25,920 --> 00:38:27,738 Carrie'siz, kaybolmuş ve amaçsızdım. 197 00:38:28,566 --> 00:38:31,768 Sonunda, doğuya okyanusa doğru gitmeye karar verdim... 198 00:38:32,131 --> 00:38:36,036 ...tek kurtuluş umuduma: İngiltere'den kalkan gemiler. 199 00:38:36,576 --> 00:38:42,024 Ağaçların arasından süzülen güneş gibi, Beni sevmek için geldin. 200 00:38:43,890 --> 00:38:50,267 Melteme kapılmış bir yaprak gibi uçup gittin... 201 00:39:03,852 --> 00:39:09,572 Hafif bir yağmur yağıyor... 202 00:39:11,795 --> 00:39:17,129 Yorgun gözlerimden akan yaşları, gizlemek ister gibi... 203 00:39:19,578 --> 00:39:24,582 Hayatım sonbaharda hep yarım kalacak 204 00:39:25,801 --> 00:39:28,393 Çünkü sen burada değilsin 205 00:39:29,393 --> 00:39:32,387 Çünkü sen burada değilsin 206 00:39:33,049 --> 00:39:37,531 Çünkü sen burada değilsin 207 00:39:44,602 --> 00:39:47,768 Covent Garden, Blackfriars ve Billingsgate'den geçerken 208 00:39:48,181 --> 00:39:51,069 daha çok ve daha çok insan bu yorucu göçe katıldı. 209 00:39:51,510 --> 00:39:56,009 Üzgün, yorgun kadınlar, gözleri yaşlar içinde tökezleyerek yürüyen çocuklar, 210 00:39:56,481 --> 00:39:59,321 buruk ve kızgın adamlar, bir sürü zengin insan... 211 00:39:59,709 --> 00:40:01,351 ...dilencisiyle, serserisiyle yanyana. 212 00:40:02,382 --> 00:40:05,706 Köpekler hırlıyor veya inliyordu. Atların yaraları köpük köpüktü. 213 00:40:06,283 --> 00:40:10,156 Her yerde yaralı askerler vardı. Onlara da yardım eden kimseler yoktu. 214 00:40:25,169 --> 00:40:28,811 Thames'i yok eden tripodlar gördük. Köprüleri... 215 00:40:29,186 --> 00:40:30,322 ...kağıtmış gibi, parçalıyorlardı. 216 00:40:30,931 --> 00:40:36,308 Waterloo Köprüsü, Westminster Köprüsü, bir tane Big Ben'in arkasında belirdi. 217 00:40:57,419 --> 00:40:59,271 Daha önce dünyanın tarihinde hiçbir zaman bu kadar çok insan 218 00:40:59,660 --> 00:41:02,683 aynı anda acı çekmemiş, aynı anda taşınmak zorunda kalmamıştı. 219 00:41:03,355 --> 00:41:06,294 Bu disiplinli bir yürüş değil, bir kaçıştı, 220 00:41:06,716 --> 00:41:10,451 emirsiz, amaçsız... Altı milyon savunmasız... 221 00:41:10,938 --> 00:41:13,321 ...ve hazırlıksız insan paldır küldür kaçışıyordu. 222 00:41:14,425 --> 00:41:17,611 Bu, insanlığın büyük hezimetinin ve... 223 00:41:18,269 --> 00:41:20,701 ...insanoğlunun toplu katliamının başlangıcıydı. 224 00:41:43,672 --> 00:41:47,064 Büyük bir kalabalık beni, zaten ağzına kadar dolmuş bir buharlı gemiye doğru iteledi. 225 00:41:47,930 --> 00:41:50,436 Gemide, güvendeki insalara imrenen gözlerle bakıyordum ki... 226 00:41:51,182 --> 00:41:54,183 Carrie'm ile göz göze geldik. 227 00:41:55,059 --> 00:41:57,596 Beni görür görmez, tıklım tıklım güvertede... 228 00:41:57,650 --> 00:41:58,937 ...kendine yer açmaya çalıştı. 229 00:41:59,350 --> 00:42:03,154 Tam o anda, kalabalık onu gerilere doğru sürüklerken... 230 00:42:03,584 --> 00:42:08,451 ...son bir bakışını yakaladım. 231 00:42:08,999 --> 00:42:13,976 Ağaçların arasından süzülen güneş gibi, Beni sevmek için geldin. 232 00:42:16,220 --> 00:42:22,160 Melteme kapılmış bir yaprak gibi uçup gittin... 233 00:42:35,766 --> 00:42:41,118 Sonbaharın altın sarısı günleri hep dolu doluydu, 234 00:42:43,359 --> 00:42:48,452 Yılın bu vakitlerini çok severdin 235 00:42:51,090 --> 00:42:56,313 O düşmüş yapraklara artık kimsecikler bakmıyor... 236 00:42:57,156 --> 00:43:00,047 Çünkü sen burada değilsin 237 00:43:00,885 --> 00:43:03,997 Çünkü sen burada değilsin 238 00:43:04,580 --> 00:43:07,844 Çünkü sen burada değilsin 239 00:43:32,886 --> 00:43:36,934 Gemi yavaşça ilerlemeye başladı, ama ufukta... 240 00:43:37,345 --> 00:43:39,235 ...bir savaş makinesinin sillueti göründü. 241 00:43:39,966 --> 00:43:43,528 Bir tane daha, ve bir tane daha, tepelerin ve ağaçların... 242 00:43:44,034 --> 00:43:47,000 ...üstünden geçerek, denize doğru, buharlı geminin yolunu kapatacak şekilde ilerlediler. 243 00:43:47,738 --> 00:43:52,176 Aralarında, sessiz, gri, zırhlı Thunderchild vardı. 244 00:43:53,038 --> 00:43:56,499 Yavaşça, kıyı boyu ilerledi sonra korkutucu bir kükremeyle... 245 00:43:56,925 --> 00:44:00,897 ...tam gaz, bekleyen Marslılara doğru... 246 00:44:01,256 --> 00:44:02,190 ...ilerlemeye başladı. 247 00:44:04,626 --> 00:44:07,458 Liman boyunca dizili... 248 00:44:07,878 --> 00:44:10,094 küçüklü büyüklü gemiler vardı. 249 00:44:10,561 --> 00:44:13,404 Buharlı gemi uzaklaşırken... 250 00:44:13,828 --> 00:44:16,331 sanki yardım istiyor gibiydi. 251 00:44:16,791 --> 00:44:19,690 İşgalciler kıyının onlara ait tarafından, 252 00:44:20,027 --> 00:44:22,785 şüphesiz buharlı gemiyi görmüşlerdi. 253 00:44:23,506 --> 00:44:26,280 İkisinin arasında konumlanmış, 254 00:44:27,822 --> 00:44:32,392 bir tek Thunderchild vardı. 255 00:44:35,755 --> 00:44:38,415 Hızla su üstünde ilerledi, 256 00:44:38,770 --> 00:44:41,448 Bir yandan toplarını ateşliyordu, 257 00:44:41,877 --> 00:44:44,682 Bir tane savaş makinesini, 258 00:44:45,065 --> 00:44:47,606 ...yanan metal parçacıklara dönüştürerek. 259 00:44:47,960 --> 00:44:50,772 Zaferin gelmek üzere olduğunu hissederek 260 00:44:51,179 --> 00:44:54,117 dudaklarımda bir gülümseme belirdi. 261 00:44:54,576 --> 00:44:57,533 İnsanlar tezahürat etmeye başladı: 262 00:44:58,674 --> 00:45:06,949 "Yürü be Thunderchild! Yürü Thunderchild!" 263 00:45:11,514 --> 00:45:14,885 Marslılar siyah bir duman bıraktılar, ama gemi hızlanmaya devam etti, 264 00:45:15,569 --> 00:45:17,362 bir tane tripodu yere indirdi. 265 00:45:17,815 --> 00:45:20,029 Ardından diğerleri, ısı dalgalarını ateşlediler... 266 00:45:20,443 --> 00:45:23,490 ...ve Thunderchild'ın yürekli kalbini erittiler. 267 00:46:27,201 --> 00:46:30,124 Kopan ipler, çatırdayan gövde, 268 00:46:30,649 --> 00:46:33,229 Isı dalgaları gövdeyi deldi. 269 00:46:33,622 --> 00:46:36,220 Kurtuluş umudumuz yok olurken, 270 00:46:36,616 --> 00:46:39,210 Enkazın batmasını izledik, 271 00:46:39,642 --> 00:46:42,305 Dumanlar azalırken, 272 00:46:42,698 --> 00:46:45,565 Dalgalar arasında, bir enkaz... 273 00:46:46,131 --> 00:46:54,296 Yavaş yavaş kayboluyor, elveda Thunderchild! 274 00:46:54,983 --> 00:47:04,849 Yavaş yavaş kayboluyor, elveda Thunderchild! 275 00:47:08,575 --> 00:47:12,265 Elveda Thunderchild! 276 00:47:14,860 --> 00:47:23,679 Elveda Thunderchild, child, child, child, child... 277 00:47:24,656 --> 00:47:26,815 Duman ortadan kalktığında, buharlı gemi çoktan 278 00:47:27,156 --> 00:47:29,433 ufuğa ulaşmıştı ve Carrie güvendeydi. 279 00:47:30,456 --> 00:47:33,421 Ama Thunderchild yerle bir olmuştu, insanlığın zafer için son umudu 280 00:47:33,789 --> 00:47:35,130 ... ile beraber. 281 00:47:36,137 --> 00:47:40,239 Kurşun renkli gökyüzü yeşil ışık huzmeleri ile doludyu. Silindir ve bir silindir daha... 282 00:47:40,675 --> 00:47:43,121 ...ve onlarla savaşacak kimse, hiçbir şey kalmamıştı. 283 00:47:43,619 --> 00:47:46,243 Dünya, artık Marslılarındı. 284 00:49:01,075 --> 00:49:07,506 Bölüm 2: Marslıların Kotrolünde Dünya 285 00:49:26,037 --> 00:49:31,194 Ertesi gün, şafak alev kırmızısıydı. Amaçsızca... 286 00:49:31,642 --> 00:49:35,446 ...başka bir gezegenin garip ve korkunç yüzeyinde dolanıyor gibi dolandım. 287 00:49:36,046 --> 00:49:37,508 Mars'a kırmızı görünümünü veren bitkiler... 288 00:49:37,890 --> 00:49:40,780 ...Dünya'ya da kök salmaya başlamıştı. 289 00:49:41,764 --> 00:49:43,894 İnsanların Marslılara yenildiği gibi, 290 00:49:44,307 --> 00:49:46,958 toprağımız da kırmızı otlara yeniliyordu. 291 00:53:53,205 --> 00:53:55,321 Nerede bir su olsa, hemen orada kırmızı otlar biter... 292 00:53:55,929 --> 00:53:57,961 ...ve korkutucu, duymak bilmeyen bir hızla büyümeye başlar... 293 00:53:58,385 --> 00:54:01,555 ...suyun hareketini tamamen engeller ve... 294 00:54:02,267 --> 00:54:05,283 ...minik kırmızı bir hayvanmış gibi, yerde sürünerek... 295 00:54:05,685 --> 00:54:11,004 ...tüm ağaçları, çitleri her şeyi kaplardı... 296 00:54:11,461 --> 00:54:16,292 ...sürünür, sürünür, sürünür... 297 00:54:58,171 --> 00:55:00,432 Derken bir kilise bahçesinde yere yığılı kalmış... 298 00:55:00,891 --> 00:55:02,056 ...bir rahip fark ettim. 299 00:55:03,037 --> 00:55:05,501 Onu oracıkta, kırmızı otların merhametine bırakamazdım. 300 00:55:06,523 --> 00:55:08,278 Adam gibi gömmeye karar verdim. 301 00:55:09,140 --> 00:55:12,232 Nathaniel! Nathaniel! 302 00:55:20,807 --> 00:55:24,057 Rahibin gözleri titreyerek açıldı. Canlıydı! 303 00:55:44,233 --> 00:55:47,632 Nathaniel, kilisenin alevler içinde kaldığını gördüm. Sen iyi misin? 304 00:55:47,766 --> 00:55:48,929 Bana dokunma! 305 00:55:49,155 --> 00:55:50,779 Hey benim, Beth! Karın! 306 00:55:51,268 --> 00:55:53,806 Hayır! Sen onlardan birisin: Bir şeytan! 307 00:55:54,392 --> 00:55:57,641 Kendinde değil. - Yalan! Şetan'ın işaretini gördüm! 308 00:55:58,005 --> 00:56:00,405 Ne diyorsun? - Gökyüzündeki yeşil ışıklar. 309 00:56:01,029 --> 00:56:04,042 Onun zebanileri hep bizimleydi, kalbimizde, ruhumuzda... 310 00:56:04,781 --> 00:56:09,415 ...sadece ondan bir işaret bekliyorlardı. Ve şimdi dünyamızı yok ediyorlar! 311 00:56:09,831 --> 00:56:12,134 Ama onlar Şeytan değil, onlar Marslı! 312 00:56:12,877 --> 00:56:16,968 Gitmemiz lazım. - Bak, hala yıkılmamış bir ev... 313 00:56:17,378 --> 00:56:18,645 ...haydi Nathaniel gel, çabuk. 314 00:56:19,048 --> 00:56:22,068 Eve girdik. Sonra siyah duman yayılmaya başlayarak bizi eve hapsetti. 315 00:56:22,953 --> 00:56:25,836 Daha sonra bir savaş makinesi yol boyu ilerleyerek buhar üflemeye başladı. 316 00:56:26,269 --> 00:56:28,161 Duman, siyah küle döndü. 317 00:56:36,243 --> 00:56:38,342 Tanrım, bize yardım et! 318 00:56:38,751 --> 00:56:41,876 Şeytanın sesi duyuldu! 319 00:56:44,986 --> 00:56:46,865 Dinle, yakınımıza geldiğini duyuyor musun... 320 00:56:47,269 --> 00:56:49,196 ...günahkarları ararlarken? 321 00:56:51,764 --> 00:56:54,012 Korkumuzla ve, içimizdeki... 322 00:56:54,543 --> 00:56:57,163 ...kötülüklerle beslenirlerken? 323 00:56:58,555 --> 00:57:03,214 Şeytan'ın yarattıklarından ödümüz koparken... 324 00:57:05,761 --> 00:57:12,306 ...zebaniler geldiğinde, ölü olsaydık çok daha iyi olurdu! 325 00:57:12,847 --> 00:57:16,015 Yine de yaşamaya değecek bir şeyler olmalı... 326 00:57:17,865 --> 00:57:22,444 Yine de denemeye değecek bir şeyler olmalı... 327 00:57:23,750 --> 00:57:27,349 Hatta ölmeye değecek bir şeyler bile olmalı... 328 00:57:28,989 --> 00:57:31,766 Eğer birimiz pes etmeden durabilirsek... 329 00:57:32,356 --> 00:57:34,803 Hepimiz için bir umut vardır. 330 00:57:36,015 --> 00:57:40,591 İnsanlık, insanlık ruhu için... 331 00:57:46,505 --> 00:57:51,668 Bir zamanlar, gözümü kırpmadan inandığım günler vardı... 332 00:57:53,117 --> 00:57:55,909 ...gerçek ve sevginin gücünün... 333 00:57:56,383 --> 00:57:59,802 ...insanlığı kurtaracağına. 334 00:58:00,458 --> 00:58:05,156 Söyle bana, sevgi nasıl bir silahtır, iş savaşa gelince? 335 00:58:07,417 --> 00:58:13,443 Ve gerçek nasıl bir koruma sağlar, karşındaki Şeytan olunca? 336 00:58:14,462 --> 00:58:17,937 Yine de yaşamaya değecek bir şeyler olmalı... 337 00:58:19,423 --> 00:58:23,892 Yine de denemeye değecek bir şeyler olmalı... 338 00:58:24,827 --> 00:58:28,863 Hatta ölmeye değecek bir şeyler bile olmalı... 339 00:58:30,406 --> 00:58:33,211 Eğer birimiz pes etmeden durabilirsek... 340 00:58:33,745 --> 00:58:36,891 Hepimiz için bir umut vardır. 341 00:58:37,622 --> 00:58:42,378 İnsanlık, insanlık ruhu için... 342 00:58:56,709 --> 00:59:02,618 İnsanlar seni sevdi ve sana güvendi, yardım için sana geldi... 343 00:59:03,307 --> 00:59:08,600 Uyarmadım mı onları böyle olacak diye? Tetikte olun, dedim... 344 00:59:09,283 --> 00:59:11,347 ...çünkü Kötü Olan asla dinlenmez. 345 00:59:13,492 --> 00:59:20,098 Şeytan çıkaralım dedim! Ama beni dinlemediler... 346 00:59:20,957 --> 00:59:23,915 ...içlerindeki zebaniler büyüdü, büyüdü... 347 00:59:24,672 --> 00:59:30,381 ...Şeytan olarak Dünya'yı yokedin sinyali verene kadar. 348 00:59:30,833 --> 00:59:34,561 Hayır Nathaniel, hayır Nathaniel. 349 00:59:37,460 --> 00:59:43,599 Hayır Nathaniel, hayır, yaşanacak bir şeyler olmalı 350 00:59:44,807 --> 00:59:48,269 Alışık olduğumuz hayatı, sevgiyi... 351 00:59:48,740 --> 00:59:53,043 ...kurtarmanın bir yolu olmalı. 352 00:59:53,536 --> 00:59:58,732 Hayır Nathaniel, hayır, yaşanacak bir şeyler olmalı 353 00:59:59,863 --> 01:00:03,695 Kaybettiğimiz ışığı bulmanın... 354 01:00:04,135 --> 01:00:09,903 ...bir yolu olmalı. 355 01:00:50,631 --> 01:00:52,757 Artık toprağımıza karanlık çöktü... 356 01:00:53,191 --> 01:00:55,493 ...ve dualarınız bizi kurtaramaz. 357 01:00:57,563 --> 01:00:59,567 Aptallar gibi, Tanrının bize verdiği ruhumuzun kontrolünü... 358 01:01:00,158 --> 01:01:03,707 ...şeytanın almasına izin verdik. 359 01:01:04,211 --> 01:01:09,151 Hem de, kurbanlık koyunlar gibi, önüne sunduk. 360 01:01:11,588 --> 01:01:17,785 Zebaniler geldiğinde, hayatta kalanlar ölenlere imrenecek! 361 01:01:18,805 --> 01:01:21,420 Yaşamaya değecek bir şeyler olmalı. 362 01:01:21,924 --> 01:01:22,989 Hayır, hiçbir şey yok! 363 01:01:23,527 --> 01:01:28,688 Denemeye değecek bir şeyler olmalı. - Ben inanmıyorum. 364 01:01:29,198 --> 01:01:32,930 Hatta ölmeye değecek bir şeyler bile olmalı... 365 01:01:34,247 --> 01:01:37,092 Eğer birimiz pes etmeden durabilirsek... 366 01:01:37,869 --> 01:01:40,452 Hepimiz için bir umut vardır. 367 01:01:41,500 --> 01:01:46,260 İnsanlık, insanlık ruhu için... 368 01:01:48,002 --> 01:01:51,631 İyilik ve merhamet denilen şeyleri unut. Onlar çoktan gitti. 369 01:02:36,986 --> 01:02:41,339 Uyarmadım mı onları? Dua edin, dedim! 370 01:02:42,784 --> 01:02:49,663 Şeytan'ı yok edin dedim. Dinlemediler! 371 01:02:51,866 --> 01:02:57,356 Dünyayı kurtarabilirdim. Ama şimdi çok geç... 372 01:02:58,722 --> 01:03:00,096 çok geç! 373 01:03:00,464 --> 01:03:05,829 Hayır Nathaniel, hayır Nathaniel. 374 01:03:08,325 --> 01:03:14,687 Hayır Nathaniel, hayır, yaşanacak bir şeyler olmalı 375 01:03:15,745 --> 01:03:19,496 Alışık olduğumuz hayatı, sevgiyi... 376 01:03:20,037 --> 01:03:23,872 ...kurtarmanın bir yolu olmalı. 377 01:03:24,375 --> 01:03:30,410 Hayır Nathaniel, hayır, yaşanacak bir şeyler olmalı 378 01:03:30,875 --> 01:03:34,855 Kaybettiğimiz ışığı bulmanın... 379 01:03:35,312 --> 01:03:42,377 ...bir yolu olmalı. 380 01:04:13,313 --> 01:04:15,845 Aman Tanrım! Bir silindir, evin tepesine indi. 381 01:04:16,393 --> 01:04:18,327 Ve biz hemen altındayız, çukurda. 382 01:04:28,174 --> 01:04:30,550 Marslılar tüm geceyi yeni bir makine yapmakla geçirdiler. 383 01:04:31,353 --> 01:04:35,485 Kıskaçlı kolları olan, kocaman örümcek gibi bir makineydi... 384 01:04:36,242 --> 01:04:38,680 ...ve onun da bir içinde bir Marslının olduğu bir gövdesi vardı. 385 01:04:39,494 --> 01:04:41,782 Dışarıda, makinenin birkaç insanı kovalamasını izledim. 386 01:04:42,324 --> 01:04:44,062 İnsanları kıskaçlarıyla sertçe yakaladı ve arkasındaki dev... 387 01:04:44,431 --> 01:04:46,166 ...metal girintiye fırlattı. 388 01:04:50,744 --> 01:04:52,391 Beth? Ölmüş. 389 01:04:57,467 --> 01:05:01,012 Molozların altında kalmış. Neden? 390 01:05:03,109 --> 01:05:05,998 Şeytan! Neden kendinden birinin canını aldın? 391 01:05:16,607 --> 01:05:22,610 İnsan oğlunda lanet var. Her şeyi bırakmamız lazım artık... 392 01:05:23,700 --> 01:05:31,843 ...Şeytan'a insanlığın ruhunu ele geçirmesine izin vermeliyiz artık. 393 01:05:52,016 --> 01:05:54,346 Tozlu ve karanlık hapishanemizde vakit ilerlerken... 394 01:05:55,097 --> 01:05:57,444 rahip sürekli şüpheleriyle cebelleşip durdu. 395 01:05:58,356 --> 01:06:03,659 Feryat figan bağırışları ikimiz için de ölüm riski oluşturuyordu. Acınası bir haldeydi. 396 01:07:26,313 --> 01:07:29,244 Dokuzuncu gün, Marslıların yediklerini gördük. 397 01:07:29,994 --> 01:07:32,924 Yeni makinelerinin güvertesinde, yaşayan insanların taze kanlarını... 398 01:07:33,386 --> 01:07:37,667 ...çekiyor ve kendi damarlarına enjekte ediyorlardı. 399 01:07:38,157 --> 01:07:42,400 Aaah! Bu bir işaret! Bana bir işaret verildi! 400 01:07:43,421 --> 01:07:47,929 Yok edilmeleri gerekiyor ve bunu yapmak üzere ben seçildim! 401 01:07:48,760 --> 01:07:51,274 Onlarla yüzleşmeliyim, hemen şimdi! - Hayır rahip, hayır! 402 01:07:51,657 --> 01:07:53,923 Bu makineler farklı bir formda görünen Şeytan'dan fazlası değil. 403 01:07:55,507 --> 01:07:57,407 Onları dualarımla yok edeceğim. 404 01:07:58,383 --> 01:08:02,162 Onları kutsal haçımla yakacağım. Onları... 405 01:08:05,791 --> 01:08:08,571 Yıkık pencere aralığında bir Marslının meraklı gözleri belirdi. 406 01:08:08,943 --> 01:08:10,851 Ve tehditkar kıskaçlarıyla, odayı taramaya başladı. 407 01:08:11,331 --> 01:08:13,177 Rahip'i aşağıya, bodruma doğru sürükledim. 408 01:08:13,621 --> 01:08:15,508 Marslının bodrum kapısına yaklaştığını duyabiliyordum. 409 01:08:16,026 --> 01:08:18,289 Karanlıkta, kıskacın eşyalara, duvarlara, kömürlere... 410 01:08:18,823 --> 01:08:21,020 dokunduğunu görebiliyordum. 411 01:08:21,548 --> 01:08:24,397 Ve daha sonra, botuma dokundu. Nerdeyse bağırıyordum. 412 01:08:25,176 --> 01:08:27,581 Bir süre sessizlik oldu, daha sonra bir ses, bir şey tuttu: 413 01:08:27,995 --> 01:08:30,027 Rahip! 414 01:08:30,544 --> 01:08:34,720 Yavaş ve keskin hareketlerle, baygın vücudu sürüklendi, gitti... 415 01:08:35,254 --> 01:08:37,604 Ve benim bunu önlemek için, yapabileceğim hiçbir şey yoktu. 416 01:10:42,693 --> 01:10:46,815 Pencere aralığına doğru süründüm ve dışarı baktım. 417 01:10:47,424 --> 01:10:49,796 Marslılar ve makineleri gitmişti! 418 01:10:50,376 --> 01:10:53,802 Titreyerek, kendime bir tümsek yaptım, ve tırmanarak dışarı çıktım: 419 01:10:54,227 --> 01:10:55,470 Görünürde tek bir Marslı yoktu. 420 01:10:55,934 --> 01:10:58,708 Gün ışığı, günlerce hapis kaldıktan sonra göz kamaştırıyordu... 421 01:10:59,133 --> 01:11:00,864 ...ve gök masmavi parlıyordu. 422 01:11:01,385 --> 01:11:04,854 Zeminin her bir metrekaresi kırmızı otlar ile kaplıydı... 423 01:11:05,270 --> 01:11:10,599 Ufak bir esinti... ve oh, açık havanın tazeliği. 424 01:12:54,778 --> 01:12:58,400 Tekrardan, Londra'ya doğru yol almaya başladım. Köylerden... 425 01:12:58,803 --> 01:13:00,810 ...kasabalardan geçiyordum hepsi yıkılmış, tamamen sessiz... 426 01:13:01,222 --> 01:13:02,810 ...ve terk edilmiş. 427 01:13:03,381 --> 01:13:07,320 İnsanoğlunun hükümdarlığı hızla ve hiç hatasız sona erdirilmişti... 428 01:13:08,121 --> 01:13:11,865 ...tamamen beyinden oluşan bu yaratıklar tarafından. 429 01:13:12,487 --> 01:13:15,195 İnsanı oluşturan karmaşık sistemler olmaksızın... 430 01:13:15,593 --> 01:13:18,758 ...kendilerine ihtiyaç duyduklara şeye göre vücut tasarlıyorlardı. 431 01:13:19,280 --> 01:13:22,385 Hiç yorulmuyor, hiç uyumuyor ve acı çekmiyorlardı. 432 01:13:22,758 --> 01:13:26,065 Kendi gezegenlerini bakteriden, ateşin ve hastalıkların kökeninden, temizlediklerinden beri... 433 01:13:26,454 --> 01:13:29,449 ...çok uzun süreli yaşıyorlardı. 434 01:13:35,501 --> 01:13:37,638 Dur! Oraya giden kim? - Şey, bir arkadaş... 435 01:13:38,113 --> 01:13:40,835 Defol git, burası benim toprağım. 436 01:13:41,624 --> 01:13:43,231 Senin toprağın? Nasıl yani? 437 01:13:43,696 --> 01:13:46,666 Bir dakika... O sensin! Maybury Hill'deki adam! 438 01:13:47,958 --> 01:13:51,638 Aman Tanrım, topçu! Senin yandığını düşünmüştüm. 439 01:13:52,073 --> 01:13:54,941 Ben de senin boğulduğunu düşünmüştüm. - Hiç Marslı gördün mü? 440 01:13:55,402 --> 01:13:58,539 Her yerdeler... Bitmiş haldeyiz. - Öyle pes edemeyiz. 441 01:13:58,944 --> 01:14:02,253 Tabii ki edemeyiz. Artık savaşmaya başlamanın vakti geldi. 442 01:14:02,813 --> 01:14:04,604 Onlara karşı değil, çünkü kazanamıyoruz. 443 01:14:05,067 --> 01:14:07,232 Artık, hayatta kalmak için savaşmalıyız. 444 01:14:07,936 --> 01:14:11,870 İnanıyorum ki başaracağız. Bir planım var. 445 01:14:30,835 --> 01:14:34,913 Kendimiz için yepyeni bir dünya inşa edeceğiz. 446 01:14:35,325 --> 01:14:37,680 Hey, bizi gördükleri anda öldük, değil mi? 447 01:14:39,032 --> 01:14:43,043 O halde yeni hayatı öyle bir yerde kuracağız ki, bizi asla bulamayacaklar. 448 01:14:43,636 --> 01:14:47,389 Nerede biliyor musun? Yer altında. 449 01:14:47,915 --> 01:14:51,481 Aşağıyı bir görmelisin. Yüzlerce kilometrelik kanalizasyon, 450 01:14:51,943 --> 01:15:00,502 yağmurlardan sonra yaşanabilir ve temiz, karanlık, sessiz ve güvenli. 451 01:15:00,921 --> 01:15:04,015 Sıfırdan başlayıp evler ve her şeyi inşa edebiliriz. 452 01:15:05,467 --> 01:15:08,162 Ve yer altında yaşamanın neyi kötü ki? 453 01:15:08,683 --> 01:15:11,579 Yukarıda yaşamanın da çok öyle şahane bir yanı yoktu, fikrimi sorarsan. 454 01:15:21,645 --> 01:15:32,708 Şöyle bir etrafına bak, dünyanın geldiği hale. 455 01:15:34,036 --> 01:15:43,901 Sirkteymişiz gibi, hala mantıklı da gelmiyor. 456 01:15:46,798 --> 01:15:56,070 Belki tüm bu kötülüklerden, iyi bir şeyler doğacak. 457 01:15:58,485 --> 01:16:06,730 Cesur, yepyeni bir dünya, bir grup çalışkan insan tarafından yaratılan. 458 01:16:09,786 --> 01:16:14,695 Başlayacağız... En baştan başlayacağız! 459 01:16:15,983 --> 01:16:25,343 En baştan! En baştan! En baştan! 460 01:16:36,121 --> 01:16:39,161 Dükkanlar, hastaneler ve barakalar inşa edeceğiz... 461 01:16:39,566 --> 01:16:42,938 ...burunlarının dibine, hemen ayaklarının altına.... 462 01:16:43,768 --> 01:16:47,949 İhtiyacımız olan her şeyi: Bankalar, hapishaneler ve okullar. 463 01:16:48,520 --> 01:16:51,306 Kitap ve eşya toplamak için araştırma gezileri düzenleyeceğiz... 464 01:16:51,865 --> 01:16:54,636 ...ve senin gibi adamlar çocukları eğitecek. 465 01:16:54,789 --> 01:17:00,067 Şiirler ve zırvalar değil; bilim!Böylece gereken her şeyi çalıştırabileceğiz. 466 01:17:00,677 --> 01:17:03,245 Köyler, kasabalar inşa edeceğiz ve... 467 01:17:03,556 --> 01:17:04,926 ...kriket oynayacağız! 468 01:17:05,401 --> 01:17:09,103 Hey, belki bir gün bir savaş makinesi bile geçiririz, ha? 469 01:17:09,871 --> 01:17:14,376 Kendimiz için bir tane yapmayı keşfederiz ve, GÜM! 470 01:17:16,025 --> 01:17:17,761 Temizleme sırası bize gelir! 471 01:17:18,335 --> 01:17:22,233 WHOOSH! Kendi ısı dalgamızla! WHOOSH! 472 01:17:22,759 --> 01:17:27,639 Ve kaçacak, ölecekler, kendi oyunlarında yenilecekler... 473 01:17:28,812 --> 01:17:30,851 ...insanlık tekrar öne geçecek. 474 01:18:07,054 --> 01:18:09,973 Şimdi, insanlığın liderliği tekrar hızla yükleliyor. 475 01:18:10,429 --> 01:18:13,631 Şüphesye yer yok, bir şansımız var... 476 01:18:14,077 --> 01:18:17,321 ...geçmişin küllerinden çok daha iyi bir gelecek yaratmak için. 477 01:18:17,774 --> 01:18:23,300 Cesur, yepyeni bir dünya, bir grup çalışkan insan tarafından yaratılan. 478 01:18:24,638 --> 01:18:27,798 En baştan başlayacağız! 479 01:18:37,458 --> 01:18:40,998 Bak, insanlar özgür doğar ama hemen sonra köleleştirlir.... 480 01:18:41,453 --> 01:18:44,786 ...mezara kadar peşimizi bırakmayan kurallar ile. 481 01:18:45,230 --> 01:18:48,420 Zayıflar yarı yolda pes edecek, sadece güçlüler kalacak... 482 01:18:48,896 --> 01:18:54,576 Cesur, yepyeni bir dünyada, bir grup çalışkan insan tarafından yaratılan. 483 01:18:55,742 --> 01:18:58,469 En baştan başlayacağız! 484 01:19:09,273 --> 01:19:12,034 Neler olacağını ben yazmıyorum. 485 01:19:12,875 --> 01:19:16,334 Ben, ben, yapamam zaten... 486 01:19:18,277 --> 01:19:22,135 Ama insanlık hayatta kalacaksa, hala canlı insanlar varsa, 487 01:19:23,058 --> 01:19:27,535 ...yeni bir dünya inşa etmek zorundalar. 488 01:19:29,576 --> 01:19:37,376 Ve bu, seninle benimle başlayacak! EVET! 489 01:20:24,884 --> 01:20:27,772 Neler olacağını ben yazmıyorum. 490 01:20:28,355 --> 01:20:31,791 Ben, ben, yapamam zaten... 491 01:20:33,547 --> 01:20:37,705 Ama insanlık hayatta kalacaksa, hala canlı insanlar varsa, 492 01:20:38,365 --> 01:20:42,696 ...yeni bir dünya inşa etmek zorundalar... 493 01:20:44,327 --> 01:20:50,781 ...zorundayız, geriye kalan insanlar... 494 01:20:51,872 --> 01:20:55,187 Yoksullukları, nefreti ve yalanları bir düşün. 495 01:20:55,668 --> 01:20:58,889 Ve hepsinin yok oluşunu hayal et. 496 01:20:59,356 --> 01:21:02,565 Yavaşça küllerinden, Anka Kuşu tekrar doğacak... 497 01:21:02,991 --> 01:21:09,014 Cesur, yepyeni bir dünyada, bir grup çalışkan insan tarafından yaratılan. 498 01:21:09,757 --> 01:21:12,212 En baştan başlayacağız! 499 01:22:06,406 --> 01:22:15,373 Zamanında çok sevdiğin o dünyaya tekrar bir bak 500 01:22:17,165 --> 01:22:24,004 Bu hükümdarlığa bir elveda de! 501 01:22:25,984 --> 01:22:34,219 Cennet olmayabilir ama en azından cehennem de değil: 502 01:22:36,346 --> 01:22:44,130 Cesur, yepyeni bir dünya, bir grup çalışkan insan tarafından yaratılan. 503 01:22:46,505 --> 01:22:51,036 Başlayacağız... En baştan başlayacağız! 504 01:22:52,227 --> 01:22:58,719 En baştan! En baştan! En baştan! 505 01:23:03,081 --> 01:23:05,733 Bir planım var! 506 01:23:08,442 --> 01:23:09,529 Görmüyor musun? 507 01:23:09,915 --> 01:23:14,174 Uygarlık tekrar başlıyor! İkinci bir şans! 508 01:23:15,545 --> 01:23:17,728 Heh- kıyıya kadar, bir tünel ve tren yolu bile yaparız, 509 01:23:18,456 --> 01:23:19,862 tatillerde de oraya gideriz! 510 01:23:20,703 --> 01:23:22,594 Senin benim gibi insanları kimsecikler durduramaz. 511 01:23:23,501 --> 01:23:25,125 Ben şimdiden bir başlangıç yaptım. 512 01:23:25,779 --> 01:23:27,238 Gel, ve bir bak bakalım. 513 01:23:27,774 --> 01:23:30,250 Bodrumda, ancak on metre uzunluğunda bir tünel vardı. 514 01:23:30,788 --> 01:23:32,377 Kazması bir haftasını almıştı. 515 01:23:32,933 --> 01:23:35,667 O kadarlık kazıyı ben bir günde yapabilirdim. O anda hayalleri... 516 01:23:36,095 --> 01:23:39,836 ...ile yapabilecekleri arasında farkı gördüm. 517 01:23:55,985 --> 01:23:59,250 Çalıştıktan sonra, bir arkadaş görmek iyi. 518 01:23:59,628 --> 01:24:02,444 Ben dinlenmeye hazırım. Bir içkiye ne dersin, ha? 519 01:24:02,860 --> 01:24:04,793 Şampanyadan aşağısı kesmez. Patron benim. 520 01:24:05,803 --> 01:24:08,717 İçtik, daha sonra kart oyunu oynamak konusunda ısrar etti. 521 01:24:09,629 --> 01:24:11,834 Türümüz tükenmemin eşiğindeyken ve tarifsiz... 522 01:24:12,325 --> 01:24:16,575 ...korkunç bir son bizi beklerken biz harbici harbici kart oynadık. 523 01:24:29,902 --> 01:24:33,800 Sonra, planlarını anlatmaya devam etti. Bu ara gecenin mavisinde alevleri... 524 01:24:34,216 --> 01:24:36,563 ...parlayan kırmızı otları... 525 01:24:37,016 --> 01:24:41,864 ...uzaktan geçen tripod figürlerini gördüm ve kadehimi masaya koydum. 526 01:24:42,657 --> 01:24:43,939 Kendimi türüme ihanet ediyormuş gibi hissettim... 527 01:24:44,665 --> 01:24:47,841 ...ve bu garip hayalperesti kendi haline bkırakıp gitmem gerektiğini biliyordum. 528 01:25:07,341 --> 01:25:17,662 Şöyle bir etrafına bak, dünyanın geldiği hale. 529 01:25:19,350 --> 01:25:29,194 Sirkteymişiz gibi, hala mantıklı da gelmiyor. 530 01:25:32,167 --> 01:25:42,269 Belki tüm bu kötülüklerden, iyi bir şeyler doğacak... 531 01:27:07,804 --> 01:27:09,924 Euston yolunda bir düzine ölü vardı, 532 01:27:10,643 --> 01:27:13,001 silüetleri siyah dumandan dolayı zor seçiliyordu. 533 01:27:13,788 --> 01:27:18,867 Hiç hareket yoktu, evler kitli ve boş, dükkanlar kapalıydı. 534 01:27:19,579 --> 01:27:21,975 Ama yağmacılar çoktan şarap ve yiyecekleri çalmıştı. 535 01:27:22,490 --> 01:27:25,831 Bir kuyumcunun kaldırımına, birkaç altın zincir ve... 536 01:27:26,251 --> 01:27:27,765 ...bir saat yayılmıştı. 537 01:28:10,785 --> 01:28:13,818 Durdum, sesin geldiği yere doğru baktım. 538 01:28:14,692 --> 01:28:18,735 Görünen oydu ki evlerden oluşan koca bir çöl, kendine ses... 539 01:28:19,140 --> 01:28:20,854 ...bulmuş gibiydi. 540 01:28:52,315 --> 01:28:55,041 Perişan çığlık kafamın içinde yer etti. 541 01:28:56,075 --> 01:28:58,351 Kendimi çok umutsuz hissettim. 542 01:28:58,938 --> 01:29:02,857 Aşırı derecede yorgundum, ayaklarım ağrıyordu, açtım, susuzdum. 543 01:29:03,834 --> 01:29:06,843 Neden bu ölüler şehrinde tek başıma dolanıyordum? 544 01:29:07,388 --> 01:29:11,842 Londra siyah kefeni içinde haraketsizken ben niye hayattaydım? 545 01:29:12,616 --> 01:29:17,841 Bir sokaktan diğerine geçerken kendimi dayanılmaz derecede yalnız hissettim... 546 01:29:18,445 --> 01:29:21,194 ...acılı çığlık sesine doğru giderken... 547 01:30:24,773 --> 01:30:26,994 Primrose Hill'deki ağaçların üstünde... 548 01:30:27,416 --> 01:30:29,667 ...ulumanın geldiği savaş makinesini gördüm. 549 01:30:30,383 --> 01:30:32,014 Regent's Kanal'ını geçtim. 550 01:30:32,466 --> 01:30:37,578 İkinci makine oradaydı, ayakta, ama ilki kadar hareketsiz. 551 01:30:52,982 --> 01:30:55,612 Aniden, ses kesildi. 552 01:30:56,313 --> 01:31:00,208 Perişanlık, yapayalnızlık dayanılamaz hale geldi. 553 01:31:00,922 --> 01:31:03,725 Ses varken, Londra yine hayatta gibiydi. 554 01:31:04,490 --> 01:31:08,008 Şimdi o da gitmişti ve geriye kalan tek şey... 555 01:31:08,448 --> 01:31:12,281 delirtici bir sessizlikti. 556 01:31:14,832 --> 01:31:16,989 Yukarı baktım ve üçüncü makineyi gördüm. 557 01:31:17,443 --> 01:31:20,790 Diğerleri gibi o da, ayakta ama hareketsizdi. 558 01:31:22,468 --> 01:31:27,866 Çılgın ama kendimden emin bir kararım vardı: Canımı şu anda hemen buracıkta... 559 01:31:28,381 --> 01:31:29,513 ...Marslılara verebilirdim. 560 01:31:43,676 --> 01:31:47,247 Savaş makinesinin önüne çıktım. Bir sürü siyah kuşun... 561 01:31:47,660 --> 01:31:50,373 ...makinenin güvertesinin etrafında turladığını gördüm. 562 01:31:50,878 --> 01:31:54,325 Yol boyunca koşmaya başladım. Korkmuyordum, sadece... 563 01:31:54,750 --> 01:31:56,885 ...mütiş heyecanlıydım. Tepeye, hareketsiz yaratığa... 564 01:31:56,886 --> 01:31:59,020 ...doğru koştum. 565 01:31:59,680 --> 01:32:01,601 Güverteden dışarı doğru kırmızı parçacıklar sarkıyordu... 566 01:32:02,067 --> 01:32:03,795 ...ve aç kuşlar onları yiyorlardı! 567 01:32:48,857 --> 01:32:50,856 Primrose Hill'in zirvesine tırmandım. 568 01:32:51,478 --> 01:32:53,270 Marslıların kampı altımda kalıyordu. 569 01:32:54,036 --> 01:32:57,051 Büyük bir alan, güçlü makinalar ve içerisinde... 570 01:32:57,534 --> 01:32:59,752 ...ölü Marslılar. İnsanlığın tüm gücünü... 571 01:33:00,295 --> 01:33:03,043 yerle bir eden uzaylılar, Dünya'daki en aciz... 572 01:33:04,022 --> 01:33:06,974 ...yaratığa yenildiler: Bakteri. 573 01:33:07,647 --> 01:33:10,893 Minicik, görünmez, bakteri. 574 01:33:24,739 --> 01:33:27,512 İşgalciler, kanımızı içer içmez... 575 01:33:28,362 --> 01:33:30,648 ...mikroskopik müttefiğimiz bakteriler, onlara saldırdı. 576 01:33:31,420 --> 01:33:34,398 O andan itibaren ayvayı yemişlerdi. 577 01:35:10,534 --> 01:35:11,952 Sıkıntı dolu günler bitmişti. 578 01:35:12,411 --> 01:35:13,960 Ülke boyunca yayılmış umutsuz, 579 01:35:14,379 --> 01:35:15,890 lidersiz, aç insanlar... 580 01:35:16,401 --> 01:35:20,146 ...gemilerle gitmiş binlerce kişi ve benim en değerli varlığım... 581 01:35:20,961 --> 01:35:25,540 ...artık geri dönebilirdi. Hayat kaldığı yerden... 582 01:35:26,188 --> 01:35:27,350 ...devam etmeye başlayabilirdi. 583 01:40:36,570 --> 01:40:38,748 Hayat normale dönünce, Mars'tan başka bir 584 01:40:39,285 --> 01:40:41,601 saldırı gelmesi olasılığı uluslararası bir sorun halini aldı. 585 01:40:42,252 --> 01:40:46,538 Gezegenimiz güvende miydi, yoksa bu kısa süreli bir zafer miydi? 586 01:40:47,111 --> 01:40:49,056 Belki uçsuz bucaksız uzaydakiler, derslerini almışlardı... 587 01:40:49,580 --> 01:40:53,194 ...ya da belki de başka bir fırsat için bekliyorlardı. 588 01:40:53,892 --> 01:40:57,922 Belki de gelecek bize değil, Marslılara aitti. 589 01:41:24,195 --> 01:41:28,757 İyi görünüyor, iyi gidiyor, NASA Pasadina'da... 590 01:41:29,257 --> 01:41:31,231 ...güzel fotoğraflar alıyoruz. 591 01:41:31,816 --> 01:41:36,532 Uzay gemisi Mars'a hedeflenenden 28 kilometre uzakta iniş yaptı. 592 01:41:37,355 --> 01:41:39,473 Burada olağan üstü bir coğrafyaya bakıyoruz... 593 01:41:40,127 --> 01:41:41,878 ...birçok tip kayadan oluşan. 594 01:41:42,281 --> 01:41:45,195 Kırmızı, mor... Hey şuna ne dersin Burmuda? 595 01:41:45,894 --> 01:41:48,684 Fantastik. Hey, şu kumul alana bak! 596 01:41:50,590 --> 01:41:52,739 Hey, bir saniye, yerinde kal sinyali alıyorum. 597 01:41:53,757 --> 01:41:56,639 Gemilerden bir tanesiyle iletişimi kaybettim. Burmuda, sende sinyal var mı? 598 01:41:57,017 --> 01:42:00,288 Hayır, bağlantı koptu. Burda büyük bir toz kitlesi kalktı. 599 01:42:01,816 --> 01:42:05,094 İkinci gemiyi de kaybettim. Problemimiz var. 600 01:42:05,735 --> 01:42:09,034 Tüm iletişim koptu Pasadina. Belki anten'in... 601 01:42:11,056 --> 01:42:15,585 O parıltı neydi? Gördün? Mars'tan gelen yeşil bir parıltı. 602 01:42:16,217 --> 01:42:19,738 Arkasında bir takım yeşil izler bırakıyor. Yaklaşıyor. 603 01:42:20,679 --> 01:42:25,069 Gördün mü Burmuda? Cevap ver Burmuda! 604 01:42:26,462 --> 01:42:29,383 Houston, cevap ver! Neler oluyor? 605 01:42:30,823 --> 01:42:34,641 İzleme istasyonu 43 Canberra, cevap ver Canberra! 606 01:42:36,331 --> 01:42:39,730 İzleme istasyonu 63, beni duyuyor musunuz Madrid? 607 01:42:41,271 --> 01:42:43,588 Beni duyan var mı? Cevap verin! 608 01:42:44,456 --> 01:42:45,890 Cevap verin! 609 01:43:19,390 --> 01:43:24,390 Çeviri: UBenzer http://www.ubenzer.com/