29
Ocak
2008

Duygu vs. Mantık

Her ne kadar kanıtlayamasam da, insanların kanıtlayamadıkları şeylere inanmakla seçilimsel bir avantaj elde ettiklerinden oldukça eminim. Arada bir yanlış inançlara kapılan insanlar, bir şeye inanıp ona göre harekete geçmeden önce kanıt istemekte ısrarcı davrananlara kıyasla hayatta daha başarılı oluyor. Arada bir duygularına kapılıp giden insanlar, her adımlarını hesaplayanlardan daha başarılı oluyor. Belli durumlarda seçilimsel avantaj sağladıkları için, bu avantajların yoğun duyguya ve tutkulu inanca yönelik zihinsel kapasiteleri şekillendirdiğine inanıyorum.

Mantıksızlık ya da aşırı duygusallığın savunuculuğunu yapmıyorum. Kişi ve grupları etkileyen sorunlardan bazıları, hatta çoğu tutkuya dayalı eylemlerden kaynaklanır. Yunan düşünürler ve Aydınlanma’nın öncüleri doğru bir çıkarımla, aklın batıl itikat ve ilkel duyguları defetmesi halinde dünyanın daha iyi bir yer olacağı sonucuna vardılar. Benim yeniden o yola girmek gibi bir niyetim yok; örneğin köktencilik (fundamentalism), uygarlık için ciddi bir tehdit olmayı sürdürüyor. Ama bu eğilimleri anlamak istiyorsak, onları kusur gibi görmeyi bırakıp, nasıl ortaya çıktıklarını düşünmeye başlamamız gerektiğini savunuyorum.

Bu inanca varışım, oyun teorisi ve evrimci biyolojiyi araştırmanın, bir yandan da psikiyatrik hastalarla ilgilenmenin sonucunda gerçekleşti. Çoğu hasta, acı verici ve anlamsız buldukları korkular, üzüntüler ve diğer duygularla boğuşurken, bazıları da abartılı fanteziler ve tuhaf inançlar yüzünden sorun yaşıyor. Bir de saplantılı-zorlanımlı kişiliğe sahip olanlar var. Bu hastalar saplantılı-zorlanımlı kişilik bozukluğu sergilemiyorlar; gün boyu yıkanmıyor ya da sayı saymıyorlar. Bunun yerine saplantılı-zorlanımlı kişilikleri, hiperrasyonellikle karakterize oluyor. Diğer insanların duygusal patlamaları onları hayrete düşürüyor. Görevlerini yerine getiriyor, başkalarından da aynı şekilde davranmalarını bekliyorlar. Tabii bu konuda sık sık hayal kırıklığına uğrayabiliyorlar, bu da çoğu zaman küskünlüğe yol açıyor. Kurallara bağlı kalarak, karşılıklı iyilikte bulunuyor, ne samimi cömertliğe, ne de derin nefrete anlam verebiliyorlar.

Tutkudan yoksun insanlar birkaç dezavantajın zorluğunu çekiyor. Sosyal yaşam oyun teorisiyle örtüşen durumlar yarattığı zaman, tahmin edilebilir, sıradan davranışlar, seçenekler arasından rastgele eylem tercih etmeye kıyasla daha önemsiz bir strateji olarak görülüyor. İntikam arayışına girebilecek öfkeli bir kişi tedbir gerektiren bir güçken, duyar1ı bir rakiple kolaylıkla başaçıkılabiliyor. Tutkulu bir aşık, kendisininkinden daha üstün ama pratik nedenlere dayalı bir evlilik teklifini önemsiz kılabiliyor.

İnanç kapasitesi düşük olan insanların dezavantajlarını açıklamak zor olabilir belki, ama eyleme geçmeden önce kanıt bekleyenlerle sağlam bir inançla hareket edenlerin karşılaşacakları sonuçları düşünün. Hayatta en önemli şeyler, harekete geçmenin başkalarına anlamsız göründüğü zamanlarda harekete geçenlerce gerçekleştirilir. Genelde başarısız olurlar, ama bazen da başarırlar. Neredeyse tüm diğer kişilik özellikleri gibi, tutkulu duygu ve mantıksız inanış eğilimi de, dağılımın orta aralığında en avantajlı özellikleri teşkil eder. Bana göre modern yaşamın optimumu, ortalamanın rasyonel tarafına daha yakın duruyor, ama tayfın her bir noktasının kendine göre avantaj ve dezavantajları olduğu da bir gerçek. İnsan yaşamını iyileştirmek için bu kapasiteleri anlamamız gerekiyor. Anlamak için ise kaynaklandıkları noktaları ve işlevlerini kavramalıyız. Doğruluğunu kanıtlayamasam da buna inanıyorum. Bu inanç beni, sahip olduğum kanıyı güçlendirecek ya da (zihnimi yeterince disipline edebilirsem) yanlış olduğuna inanmamı sağlayacak kanıtları araştırmaya teşvik ediyor.

RANDOLPH M. NESSE


MICHIGAN ÜNİVERSİTESİ’NDE psikiyatri ve psikoloji profesörü olan Randolph Nesse, aynı zamanda üniversitenin Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’ne bağlı İnsan Adaptasyon Programı’nın da yöneticisi. Araştırmalarının başlıca hedefi “doğal seçilimin ruh hali kapasitelerini ve onları düzenleyen mekanizmaları nasıl şekillendirdiğini keşfetmek”. Nesse (George C. Williams ile birlikte) Why We Get Sick: The New Science of Darwinian Medicine’in de [Neden Hastalanırız: Yeni Darwinyen Tıp Bilimi] yazarı.

Kaynak: NTV yayınları, What We Believe but Cannot Prove (Kanıtı Olmayan Gerçekler) Sayfa 44-46
Bu yazı özellikle çok hoşuma gitti.

bu yazı 2.359 defa okundu

Site hoşunuza gitti mi? Belki arkadaşlarınızın da gider.

İstekli

Aaa Reklam

Yorumunuzu Bırakın

Bu yazıya gönderilen yeni yorumları e-posta aracılığıyla bana bildir
Yeni gönderilenleri yorum yapmadan takip etmek için tıklayınız.

Yorumunuz başarıyla alındı. Onaylandıktan sonra yayımlanacaktır. Teşekkürler.

Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra

Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce

Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce

Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce

Geçen Yıllarda Bu Hafta

2011

İzmir Metro’da İstasyon Şefi Olmak

İzmir Metro’da İstasyon Şefi Olmak

Geçen ay İzmir Metrosu Üçyol İstasyon Şefi Sayın Özlen Orant ...

Sunum Yaparken Ekranı Büyültmek

Sunum Yaparken Ekranı Büyültmek

Projektörle insanlara bir şeyler gösterirken, özellikle de benim gibi kaynak ...

Tarayıcınızdan Sesli Arama Yapın

Tarayıcınızdan Sesli Arama Yapın

Duymuşsunuzdur belki, yakın dönemde Google Türkçe dilinde de ses tanıma ...

2010

TTNET 3G Modemi Olan Birisi Aranıyor

TTNET 3G Modemi Olan Birisi Aranıyor

Kullananlar biliyordur, TTNET 3G Uçan İnternet paketi ile gelen modemin ...

FSX’te Bir Gün

FSX’te Bir Gün

Flight Simulator X, Microsoft tarafından geliştirilmiş bir uçuş simulatörü olup, ...

Uçan Sarışının Seyir Defteri

Uçan Sarışının Seyir Defteri

Antalya’ya gelişim müthiş bir eğlenceydi! Bir arka koltuğumda oturan güzide ...

Kıymık

Kıymık

Bazı ufak şeyler vardır çevremizden beklediğimiz… O kadar ufak ve ...

2009

Avea’dan “Kim Nerede”

Avea’dan “Kim Nerede”

Geçenlerde Avea’nın “Kim Nerede” isimli yeni bir hizmet vermeye başladığını ...

Yaratıcı Reklamlar

Yaratıcı Reklamlar

Eski elektronik postalarımı karıştırırken ilginç bir tane çıktı karşıma, paylaşmadan ......

Derleme Blogcu

Derleme Blogcu

Smashing Magazine 20 tane sitenin iç çamaşırını incelemiş, Lorem Ipsum ...

2008

Durgun Akıllı Öğrenciyle Sohbetler

Durgun Akıllı Öğrenciyle Sohbetler

ÖĞRENCİ: Merhaba hocam. Bir sorunum var. Bize öğrettiğiniz şeyleri denemek ...

Dönemiçi Notunuz

Dönemiçi Notunuz

Dün bir arkadaşım not ortalamamı sordu. Hesaplamaya üşendim. “Topla çarp ...

Do you speak Turkish?

Do you speak Turkish?

Pardon ben Türkiye’ye gelmiştim ama… Bir yanlışlık yok değil mi? ...

Son Yorumlar