19 Ekim
2008
15:07

Hayat, umutlar ve verilen değer bir elma gibidir.

İlk başta yarısı kesik bir elma verirler size. Siz bekledikçe, bekletildikçe, hayal kırıklığına uğradıkça ve zaman boş vere akıp gittikçe bu elmanın açıkta kalan beyaz kısmı kararır. Kararma hızı sabır taşı katsayınızla ters orantılıdır.

Elma karardıkça kararan yerini bıçakla kesmeniz gerekir. Ne kadar ince kesebileceğiniz hayata verdiğiniz değere, umutlarınızın gücüne ve inandığınız değerlere bağlıdır. Çünkü elma her zaman yenmeye hazır olmalıdır. Başka elma da yiyemezsiniz, çünkü gözünüz başka sağlam elma görmüyordur.

Ama ne hızda keserseniz kesin, siz kesmeye devam ettikçe o elma bitecektir. Elma bitene kadar o elmanın sizi ısırmasını engelleyen her ne ise bulup çözmeniz gerekmektedir. Eğer henüz süt dişi çıkarıyorsanız ve yıllar geçmesi gerekiyorsa bu imkânsızdır, ama dolgu yaptırdıysanız ve ağzınız uyuşuksa çok da beklemeniz gerekmeyecektir. Diyetisyeniniz size elmayı yasakladıysa ve bir türlü yemenize izin vermiyorsa, vermeyecekse ve diyetisyeninizi de değiştiremiyorsanız, yapacak bir şey yok demektir; elmaya onu yiyemeyeceğinizi söylemekten başka.

toplam 392 kez okundu | bugün 9 kez okundu
Yorum RSS'si
  1. Yaşamak savaşın binbir hali sanki.Sadece rahatsız edimeden canlılığını sürdürmek zorunda olanlar için uğraştırıcı biraz.Mutlu barış günleri hiç olmadı ve olmayacak herşey bir hayal.İnsanın mutlu olması diye bir şey ütopya bunu kabullenebilirsek .. ‘İnsan mutsuz bir maymundur ve bunu bilmez’ der Berger.Bunu katılıyorum.Herşeyimiz sorun hastalık, ayrılık, ölüm, acı, yokluk, varlık, ufacık bir pürüz mutsuz edebiliyor insanı bu gerçek mutluluk olamaz sanırım.

    emel 25 Ekim 2008 12.50
  2. Gerçek mutluluk olur. Ben hâlâ inanıyorum.

    Umut 25 Ekim 2008 13.32
  3. AWESOME!!! müthiş özetlemiş ve betimlemişsin… eminim(belki de değilim) bu yazı aklına elma soyarken ya da garip bir şekilde geldi… edebi bir değeri var yazının, eline yüreğine sağlık…

    efe 04 Ocak 2009 03.14
  4. @efe:
    Hatırladığım kadarıyla bu yazıyı yazmama sebep olan kişi yüzünden uyuyamadığım bir gece aklıma gelmişti.

    Ne yazık ki sonradan farkettim ki, bu yazının yazıldığı kişi ne o uykusuz gecelere değermiş ne de verilen değere… Elma bitti. Biteli çok oldu. Bu olaydan benim öğrendiğim insanları ne kadar tanıdığını sanırsan san asla tanımadığın (iki buçuk seneden sonra bile) ve ne kadar güvenirsen güven yarı yolda bırakılabileceğin, bir denek olarak kullanılabileceğin. Daha fazla ayrıntı Katmanlı Hayat yazımda mevcut. (16 sayfa)

    Umut 04 Ocak 2009 13.54

Eklemek istedikleriniz?

Yorumlarınızda yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine uymanızı rica ediyorum.

Ana Sayfa'ya git Arşiv İletişelim Kendimi Şanslı Hissediyorum! 30 kişi gelişmeleri RSS ile takip ediyor.