Bunun Burada Ne İşi Var?
Dün şehre inmek için Sayın Menderes Türel’in zamanında Hafif Metro ...
Hiçbir şey! Koca bir hafta sonu ne yaptığımı “cuk” diye açıklayan kelime: “Hiçbir şey!”
Bilgisayarın ekranına bakılarak geçirilen 48 koca saat. Zorunlu ihtiyaçlar (yemek) dışında odadan çıkılmayan 48 saat. Ne yapacak bir şey, ne de bir şey yapacak birisi bulamadan geçirilen 48 saat.
Yurdumuzun geri zekalı alt yapısı, onu tasarlayan birbirinden beyinsiz mühendisler ve bir elektrik sorununu dört haftadır tespit edemeyen beceriksiz bakım şirketleri sağ olsun internetsiz geçen 48 saat. (ve tabi bu haftanın öncesinde kocaman 4 hafta!)
Yetiştirmem gereken projelerden dolayı beni birbirinden pahalı 3G paketlerine muhtaç bırakan bir yurt. Göz KB sayacında… Aman çok kota gitmesin. Devamını oku »
Bunu Google+ arkadaşlarınızla paylaşmaya ne dersiniz? Sağdaki +1 düğmesini kullanabilirsiniz. ;)
İnsan final dönemi sıkılmaya görsün… Ne yapar ne eder kendini eğlendirir. Buna Red Alert 3 Uprising’de Super Reactor’lere zincirleme patlama yaptırararak karşıdaki düşmanı yenme fantezisi de dahildir.
Bkz. Hayatı boş beleş geçirmede son nokta.
Göndermeyin beni oraya. Gitmek istemiyorum. İyiyim ben Antalya’mda. Ne çabuk geçti kocaman tatil! Nasıl bitiverdi huzurlu günler… Dönmek istemiyorum ben oraya, her şeyin ortasına. Kenarda köşede, huzurun başucunda iyiydim ben burada.
Her zamanki gibi güzeldin Antalya… Huzur dolu, sıcak ve içten.
Hoşça kal. Her zamankinden de kısa bir süre sonra tekrar geliyorum.
Uykuya dalmadan önce düşünürüm… Kötü alışkanlıklarımdan biridir. Aklıma ne gelirse onun hakkında düşünürüm her gece uyumadan önce. Yaşadığım günü tartarım kafamda. “Bu gün nasıl bir gündü?” “Bu gün geleceği etkileyebilecek önemli bir şey yaptım mı, yoksa sadece vakit mi öldürdüm?” “Bu günden beklentilerim neydi?” “Hangi olay olmalıydı da olmadı?” “Hangi olay gerçekleşse gerçekten sıra dışı olur ve beni çok mutlu ederdi?” “Hayatımdan bu günü çıkarsam bir şey eksilir miydi?”
Öyle anlar geliyor kafamda tekrar edeceğim, üzerinde düşünebileceğim, tartabileceğim, yaptığım iyi şeylerden dolayı kendimi tekrar mutlu hissedebileceğim, genellikle yaptığım gibi hatalar için tekrar kendimi kötü hissedeceğim ya da şansıma küfredip bedeviliğime yanacağım bir gün yaşamadığımı hissediyorum.
Bir günün bomboş geçtiğini fark ediyorum… O gün sanki hiç yaşanmamış gibi. Ayın 7’sini 9’una da bağlasak hiç fark etmeyecekmişim gibi geliyor bazen.
Bugün de aynısı oldu. Uyumadan önce -tekrar- bomboş bir gün geçirdiğimi hissettim. Ne iyi, ne de acı; yarına bir tane bile kalıcı olay bırakmadığımı hissettim. Günüm kötü geçmedi, yanlış anlaşılma olmasın. Mantı yedim, kola içtim, Internet’te takıldım, sitemin tamamını XHTML 1.0 standartlarına uydurdum, eski okulumla yazışmalar yaptım, arkadaşlarımla sohbet ettim, blograzzi puanım 14.5’e fırladı vs.
Peki, “iz” bırakan olur mu sizce bu bahsettiklerimden?
Hayır. O halde gün boş geçti.
Hoşlanmadığım şey de bu. Yatağa yatıp da uyumadan önce sırtüstü öylece durup, gözlüğümü çıkardığım için hiçbir şey göremeden tavana bakarak düşünecek bir şey bulamamak kötü bir şey. Aklıma -olumlu- bir olay veya bir kimsenin gelmesini o kadar çok isterdim ki…
Ama ne yazık ki sadece istemekle, hatta genellikle harekete geçmekle bile olmuyor.
Düşünmeye başladığınızda düşünecek bir şey bulamamak ne kadar kötü bir duygudur, bilir misiniz? Bu gece yataktan kalkıp, gecenin bu saatinde tekrar bilgisayar başına geçip, bu günlük yazısını buraya yazmamın tek sebebi, olayı hissettiğim anda yazarak, en doğru biçimde aktarma isteğim.
İyi geceler. (Saat 04:00 civarı)
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Yeni yazıları takip etmenin
bir sürü yolu var!