
Bitam NYG (Bilgisayar Teknolojileri Araştırma Merkezi Network Yönetim Grubu) Uluslar Arası Bilgisayar Enstitüsü binasında bulunup, Ege Üniversitesi ağından sorumlu topluluktur. Ama benim öğrenci olduğum dört senenin en az ikisinde (ve halen) NYG bu sorumluluğunu yerine getirmeyi başaramamıştır.
Bizim üniversitemizde sansür var! İstediğimiz her bilgiye erişemiyor, özene bezene hazırladığımız bir çok bilgiyi insanlara gönderemiyoruz. Engelli çünkü. Devamını oku »
Sorun da burada başladı. Ne kadar araştırdıysam da, bunu nasıl yapacağımı bilemedim. Son çare olarak 500’ü aradım.
Çıkan kadına derdimi anlattım. Dedim “Kotamı nasıl öğrenirim?” Cevap verdi: “Öğrenemezsiniz. Görme yetkimiz yok.” Kaldım öyle.
Adamlar hem kotalı internet paketi satıyor, hem kotayı söylemiyor. Sinir oldum.
Şikayetvar.com’dan çemkirdim Avea’ya. Nedense insanlar bağırmadan bir iş yapmıyor. Ertesi gün aradılar müşteri hizmetlerinden. Ancak bulunduğum yerde (şehrin göbeği = bizim bölümün binası, Bornova metrosunun yanı.) Avea çekmiyordu. Müşteri hizmetleri ile konuşurken hat dört ya da beş defa koptu. Beni arayan beyefendi çok normal bir şeymiş gibi “Acaba açık alana çıkar mısınız?” diye pişkin pişkin sordu.
Devamını oku »
Arkadaş, ben bazen bu yazarları anlayamıyorum. Güzelim senaryo yazıyorsun, müthiş bir kurgu var ortada, acayip ilginç durumlar söz konusu, niye kitabın/filmin/tiyatronun sonunu o kadar berbat bitiriyorsun?
Düşünsenize, Star Wars’ın sonunda Luke Skywalker’ın ayağı kayıyor ve kara deliğe düşüyor. Ya da yüzüğü yok etmeye götürürlerken, yere düşürüp ormanda kaybediyorlar. Lord Voldemort, tren kazası sonucu yatırıldığı Atatürk Devlet Hastanesi’nde hayatını yitiriyor.
Verdiğim örnekler kadar dandik sonlarla biten o kadar çok film var ki! Bir örnek, Kehanet. Sen o kadar kehanet bul, dünyanın sonunun geldiğini anla ve kurtulmak için gittiğin alana gele gele uzaylılar gelsin. Bu muydu yani?
Bazı kitap/film/tiyatro oyunlarının sonunu okuduğunuzda/gördüğünüzde yazan kişiye sövesim geliyor. Güzelim senaryoyu o kadar iğrenç bir sonla bitirebildiği için.
Bu tip durumlar için “sonunda saçmalama” diye bir suç olmalı bence.
Daha fazla saçmalamadan bitiriyorum.
Bazen merak ediyorum da, bu std sistemi dandik olması için özellikle mi geliştirildi? Yani adamların işi gücü yoktu da “Biz bu sistemi nasıl daha kötü, nasıl daha berbat yaparız?” diye günlerce gecelerce düşündüler mi?
Std.ege.edu.tr’den bahsediyorum. Olabilecek en dandik öğrenci sistemlerinden bir tanesinden. Devamını oku »
Ek: Artık Microsoft MSN’in son sürümü kurulu olmadığı takdirde oturum açmamızı engellediğinden bu yazı güncelliğini yitirmiştir, hepimize geçmiş olsun.
Bir programın en yeni sürüm en iyi sürümü müdür? Tabi ki hayır. Örneğin Windows Live Messenger 14 (ya da daha bilindik adıyla MSN 9): Ben bu kadar dandik bir program daha görmedim. Ara yüzü fena değil aslında, biraz alışmak gerekiyor ama o el yazısı problemi yok mu? Bitirdi beni.
MSN 9’da el yazısı göndermede bir kısıtlama var. 10 saniyeden daha uzun süre el yazısı yazarsanız ya da karmaşık şekiller gönderirseniz (karmaşıktan kastım için yazının sonuna bakınız) yazı karşı tarafa bir türlü gitmiyor. Bense çiçek böcek çizmeye, el yazısı ile MSN kullanmaya bayılıyorum.
Sırf bu yüzden MSN 8.5’e geri döndüm. Bir de haftada bir “Yeni sürümü indirecen mi birader?” diye sormasa tadından yenmeyecek. Devamını oku »

HP’yle olan maceramı biliyorsunuz. Bilmeyenler için özetlersem: İki aylık bilgisayarım bozuldu. Bir buçuk ay tamirde bekledi. Tamir süresi dolduğundan değişim istedim, stoklarımızda yok veremeyiz dediler. Paramı istedim, tamam ama iki ay beklersiniz dediler. CEO’ya şikâyet ettim. Paramı üç hafta sonra aldım.
Ve böylece cepte 2300TL naktim oldu. Tüm yaz tatilini bilgisayarsız geçirdikten sonra bir bilgisayar almanın vakti gelmişti… Devamını oku »
Bu galeride, gezerken yakaladığım ve tamamı kendi çekimim olan ilginç, dandik ve eğlenceli kareleri paylaşıyorum… Sıklıkla güncellenir.
Devamını oku »ASUS mu, aman Allah korusun! Canım bilgisayarım yine gidiyor tamire… Bu kaç oldu, sayamadım. ASUS o müthiş marka, meğersem çok dandik bir markaymış. Hayallerim yıkıldı. Evet, saymayı tamamladım da, bu 4. gidişi olacak garanti kapsamında tamire. Yazıklar olsun.
Efendim ilkinden başlayayım ben size ASUS’un ne kadar dandik bir marka olduğunu anlatmaya. Bilgisayarımı açtım, kulaklığımı taktım. Kulaklıktan ses geliyordu, bu normal. Ama dış hoparlörden de ses gelmeye devam ediyordu. BIOS güncelledim olmadı. Daha sonra o zamanlar ASUS Türkiye diye bir servis bile olmadığı için bilgisayarımın Türkiye dağıtımcısı olan Hızlı Sistem’e gönderdim bilgisayarımı. Adamlar 15 gün sonra geri gönderdi. Bilgisayar düzelmiş. Ana kart değişmiş. Devamını oku »