Bunun Burada Ne İşi Var?
Dün şehre inmek için Sayın Menderes Türel’in zamanında Hafif Metro ...
Bazı ufak şeyler vardır çevremizden beklediğimiz… O kadar ufak ve hayata o kadar yerleşik beklentilerdir ki bunlar, ne kelimelere döküp adlandırabilirsiniz, ne alenen talep edebilirsiniz. Onlar sadece “olur”. Böyle ufak şeyler hayatın tadı tuzu olup, hayatın sadece verilen sözler, açıkça ifade edilebilenlerden oluşmayan ilginç ve hoş bir şey olmasını sağlar.
Düşünsenize, öyle bir hayatınız var ki, fatura keser gibi her hareketinizi kağıda dökebiliyor, hepsini muhasebeleştirebiliyorsunuz… Hoş mu?
Ama tabi beklenenler genelde gerçekleşmez… Kişisine göre, vaktine göre, size göre, hissettiklerinize göre, dönemine göre, vs. vs. umurunuzda değildir genelde gerçekleşmemesi… Oralı bile olmazsınız. Hatta, belki siz bile fark etmezsiniz. Devamını oku »
Koca bir sene daha bitti. Hazırlık derken, üniversite bir derken, ikinci sınıf da bitivermiş. Hele öyle hızlı bitmiş ki, ikinci dönemin varlığı bile anlaşılamamış.
Üniversite hayatının yarısı çoktan geçmiş bile. Geri dönüp bakmaya ne kadar korksam da, mecburum bunu yapmaya… Neler öğrendiğimi, neler kaybettiğimi görmek zorundayım yoluma devam edebilmek için.
Bakalım koca bir senede ne olmuş? Devamını oku »
Zaman geçiyor. Dur durak bilmeyen bir hareketlilik var hayatta! Hayat var dışarıda!
İnsanlar var hayatta; mutlu. İnsanlar var hayatta; üzgün. İnsanlar var hayatta, hayat umurlarında olmayan.
Zaman geçiyor. Mutsuz olduğum her an, boşuna geçiyor o zaman. Harcanıyor resmen; geri gelemeyecek bir zaman dilimi boşa gitmiş oluyor.
Zaman değerli. Hayatın geri dönüşü yok. “Yapacağım, edeceğim.” diye her şeyi geleceğe yüklemenin anlamı yok. Yarının garantisi yok. Bugünün anlamsız geçmesinin hayata kattığı bir değer yok.
Yarın hiç gelmeyebilir. Trafik canavarının ya da doğal afetlerin sonraki kurbanı neden ben olmayayım? Ben özel değilim ki!
Buna göre yaşamak lazım… Dolu dolu. Pişman olmamaya çalışarak, ama yeri geldiğinde risk alarak. İçe atmak yerine ifade etmek lazım duyguları, hisleri. Yeri geldiğinde çemkirmek lazım, yeri geldiğinde ağlamak…
“En azından denedim!” demek lazım bu hayatta. Risk almadım, hiç hata yapmadım, ot gibi yaşadım demek, akıl kârı değil; kabul edilebilir hiç değil!
Hayat akıyor… Irmak gibi, sel gibi… Durmaksızın… Sizin yaptıklarınıza bakmadan, sizin kim olduğunuzu umursamadan. Durduramayız hayatı. O halde ona değer katmak lazım. Mutlu olmak için hayata değer katmak lazım. Geçip giden hayata bir yerinden dahil olmak lazım. Boşa geçmediğine inanmak lâzım hayatın…
Hayatıma değer katmak benim için kolay olmadı hiç. Çünkü bunun tek başıma yapabileceğim bir şey olduğuna asla inanmadım.
Hâlâ inanmıyorum. Ve bu değeri hayatımda istiyorum! Devamını oku »
Hayata neden diye sormayacaksın arkadaş. Nasılsa cevap alamıyorsun. Boşuna kasmayacaksın. Bir umursamazlık kalkanı alacaksın gittigidiyor’dan ve giyeceksin. Sonra üstüne göktaşı düşse yine umursamayacaksın.
Başka yol yok. Neden diye sormayacaksın. Çok soru sormayacaksın. He diyip geçeceksin. Kaderimde bu yazılıymış diyerek aptal avuntularına gireceksin.
Hanimiş benim dertlerim? Bak hiç kaldı mı ortalıkta?
Bir seneyi daha geride bıraktım.
Bu sene de bomboş geçti. Çok şey öğrendim bu sene. Ama ne yazık ki büyük bir kısmı güzel şeyler değildi.
Hayat akıp gidiyor. Ve ben sadece izliyorum.
Bu sene öğrendiklerimden bazıları: Devamını oku »
Yazmaya başladım. Ama bu ikinci cümle bile zorla geldi. Bana bir olumsuzluk ifadesi lazım. “Hayır.” gibi ama daha çok anlam içermeli.
Öyle ki bu ifade temelde olumsuz bir anlam içermesine rağmen, iyi şeyleri de barındırabilmeli.
“İtici”ye yakın bir anlam lazım mesela. İğrenç, pis, kanı bozuk tarzı değil de “çekici”nin zıttı “topraklama” anlamında bir ifade… “Topraklama” ne mi? “Sende elektrik yok.”un fiziksel karşılığı.
“Topraklama”nın yanında “değişmemek” ifadesini de içeren bir anlam olsun bu “Hayır.” Kelimesinde. Değişmemek ama kendini kandırmadan… Bilinçli ve dikkatlice.
“Nasıl” ve “Neden” diye sorsun bu kelime!
Öyle bir kelime istiyorum ki baktığında insanın kafası bir şey hissedemeyecek kadar karışsın. Ardından akıla “rahatlama” ve “hayal kırıklığı” getirsin bu kelime.
Hayal kırıklığını o kadar iyi yansıtsın ki bu kelime, ikinci kez telaffuz edildiğinde “Alıştım ben artık.” bile gelsin insanın aklına.
Öyle bir olumsuzluk ifadesi istiyorum ki geleceği tek taraftan belirsiz kılsın. Az biraz (!) da kıskaçlığı getirsin akla.
Bu öyle bir kelime olsun ki, kullanıldığı yere bağlı olarak “mutluluk” anlamına da gelebilsin. Ama benim için ancak olumsuz temel anlamı bir şeyler ifade ediyor olsun.
Bu kelime hayal ve final olsun.
İşte ben bu kelimeyi biliyorum. Ama bir şey fark etmeksizin hala aramaya devam ediyorum. Bulana kadar da bu yazı bitemeyecek…
Biliyorum, ömür bitecek bu yazı bitmeyecek. Devamını oku »
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Yeni yazıları takip etmenin
bir sürü yolu var!