Bitiyor…
Şaka maka, mezun oluyorum ha! 5 sene (biri hazırlık) geçti ...
Bu nasıl bir arıza bilemiyorum. Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nde üç buçuk gündür İnternet kesik. Ve hiçbir uyarı, arızanın nedenine ve ne zaman çözüleceğine dair bilgilendirme yok! Sanki her şey günlük güneşlik, kelebekler uçuşuyor, böcekler sevişiyor, dünya pespembe.
Sanki biz keyfimizden giriyoruz internete! Sanki hepimizin amacı Rapid’i sömürüp, YouTube’dan video izlemek. Değil işte! Sorumlu olduğum iş verenlerim, çalıştığım bir işim var! Ve sayenizde üç gün geri kalmış durumdayım! Tamam, atom fiziği çalışıp dünyayı kurtarmıyor olabilirim ama yine de bilgilendirmeyi ve Ege Üniversitesi’ne yakışır kalitede bir hizmeti hak ettiğimi düşünüyorum. Devamını oku »
İnternet’im olsaydı Türk Dil Kurumu sözlüğünden bakıp hemen öğrenebilirdim. İnternete giremediğim için kendim bir tanım karalayayım: Bence plan, neyin nereden geçtiğini, nerede ne olduğunu gösteren ölçekli çizimdir. Plan, ilerde tadilat yapılacağında neyin nerede olduğunu hatırlamamızı sağlar. Böylece fiber optik kabloların nereden geçtiğini unutmayız, kepçe de gelip kabloyu koparmaz. Devamını oku »
Kalmakta olduğum Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü, bu yaz aldığı kararla sağ tarafta kız blokları, sol tarafta erkek blokları olsun diye (haremlik selamlık) bizi bulunduğumuz yurttan başka bloğa sürmüşlerdi.
Anlayacağınız sırf düzenli görünsün (!) diye iki senedir kaldığımız odamızdan atıldık. Neden mi istemiyordum taşınmayı? Neden mi bu kadar karşıydım?
Çünkü yurdumuz girişe en yakın bloktu. Yurt odamızda diğer blokların hiçbir yerinde olmayan duvarın içine gömük raflar vardı. (Yani oda daha genişti.)
…ve en büyük korkumuz…
Geçen sene açılan bloklarda (mesela Defne) yurdun tanıtımında sözünü ettikleri buzdolabı gibi bir demirbaşı okul açılıktan tam bir dönem sonra odalara koyabilmişlerdi. Anlayacağınız, tırsıyorduk benzer eksikliklerden… Hem bizi iki senelik odamızdan sürüyorlardı, hem de eksikleri olan bir bloğa gitme olasılığımız vardı.
Endişelerimizi dile getirdiğimizde böyle bir şey olmayacağını söylemişlerdi.
Sene başladı. Yurdun taa öbür ucundaki Akasya bloğa sürülmüşüz.
İzmir’e yağmurlu bir gün geldim. Etraf ıslak. Valizle yurda yaklaşıyorum yavaş yavaş… Valiz ağır, vardır belki de 30 kilo… Eee, malum ilk defa geliyorum İzmir’e, dönem yeni başlamış, milyonlarca kitap ve kıyafet var valizde. Bir de ne göreyim? Yol yok! Her taraf toprak (hatta şerit halinde çukur olduğu için bir yeden atlamanız gerekiyor) ve toprak da çamur! Elimde var 30 kiloluk valiz! Devamını oku »
Dün Mediko’nun tabiriyle Ege Üniversitesi 29. Kültür Sanat ve Spor Şenliği, biz öğrencilerin tabiriyle Bahar Şenliği başladı. 16 Mayıs – 31 Mayıs aralığında devam edecek şenlik programı dopdolu (!).
Dün Şenlik Yürüyüşü vardı her zamanki gibi. Yürüyüşün 12. saniyesinde su savaşı patlak verdi. Ama bu sene, geçen seneye göre daha hazırlıklı olan bizim için bu bir sorun değildi. Ben, çantam ve çantamın içindeki su depoları bir süre yetti. Sularımız tükenince geçen seneden zaten yerlerini belleğimiz anahtar su noktalarına koştuk. Ama acı gerçek şuydu ki, Spor Salonunun önündeki fıskiyeye hortum takan şahıs hepimizi geri püskürttüğü gibi hortumla ıslatılmış olma şerefine kavuştum. =) Arkadan dolanarak Spor Salonunun tuvaletlerini işgal ettik. Su şişelerimizi ve buzdolabı poşetlerimizi (nhahahahaha) doldurarak yeniden savaşa döndük. Devamını oku »
Üç gündür baş ağrısından ölüyorum. Dün iyice coşan baş ağrım, bugün sabahtan beri devam ediyor. Uykumu almış halde saat 09.00 gibi uyanamadım bugün. Çünkü öyle feci başım ağrıyordu ki, uyansam da hiçbir verim alamayacaktım günden. Yatakta debelene debelene (ve sıcağa küfrede küfrede) saat 13 yaptım sanırım. Kalktım ama baş ağrısından yaşayamıyorum o derece kötüyüm. Neyse zar zor saati 15 falan yaptım. Sonra yeniden kıvrıldım yatağa ve uyumaya çalıştım… Saat 18’e kadar böyle devam etti. Monitöre bakamıyorum, beyaz ışığa bakamıyorum, hatta masadaki sarı lamba bile batıyor! En ufak bir seste çıldıracak gibiyim.
Ağrı kesici içtim, “tık” yok, yaramıyor bu meret (Majezik). 10-15 tane iç diyor şeytan ama yok daha gencim, kalsın almayayım ben. =) Hiçbir şeyden zevk alamadığım, ne ders çalışabildiğim ne de ağız tadıyla gezebildiğim, baş ağrılı rezil bir hafta sonu böyle bir yakarış yazısını hak ediyor. Devamını oku »
Arkadaşlar üniversitemizde saçmalık ötesi bir uygulama başladı. Artık yurdumu eskisi kadar sevmiyorum.
Arkadaşlar artık yurdumuz Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nde her bir bilgisayar gece gündüz zaman fark etmeksizin en fazla 64KB/sn ile aktarım yapacakmış. Daha doğrusu böyle bir şey duyurmaya bile zahmet etmediler, kendimiz fark ettik ki öyle.
Bu yurdun reklamı “yüksek hızda internet” olarak yapılıyor. 64KB/sn demek 512Kbps demek oluyor ki şu an o yurdum kıytırık ADSL’sinin bile en yavaşı 1024Kbps! Biz bir de Üniversite’de olacağız ve fiber optik bağlantılarla bağlı olacağız. Bu hızı şu anda kime söylesem bana g.tyle gülüyor. (Örnek: ODTÜ’lü bir arkadaşımı bu gerçeğe inandıramadım. Hala şaka zannediyor.) Devamını oku »
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Yeni yazıları takip etmenin
bir sürü yolu var!