Bunun Burada Ne İşi Var?
Dün şehre inmek için Sayın Menderes Türel’in zamanında Hafif Metro ...
ELEC, BEST adı altında kurulmuş bir Ege Üniversitesi Öğrenci Topluluğunun düzenlemiş olduğu, finalistlerin diğer üniversiteler ile kapışacağı bir mühendislik/yaratılıcılık yarışmasıdır. İki kategorisi vardır: Case Study ve Team Design. Tanıtım broşürlerindeki imla hatası ise gözden kaçmamıştır.
Team Design kategorisinde, takımlara çeşitli malzemeler verilerek, takımlardan o an öğrendikleri görevi tamamlayacak bir düzenek hazırlamaları istenir. Ama bu takımlara önceden hesap makinesi getirebilecekleri gibi ufak (!) ayrıntıların söylenmesi nedense unutulmuştur.
Case Study’de ise, bir problem verilir ve dört saatte bu probleme bir çözüm üretilmesi istenir. Ertesi gün sunum yapılması gerekmektedir, ancak bilgisayar kullanmak ve sunumları elektronik ortamda hazırlamak ilginç bir şekilde mümkün değildir.
Her neyse… Yarışma güya Cumartesi saat 12.30’da başlayacaktı. Ancak daha önce Ege Üniversitesi Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nın tüm üniversitelilere duyurduğu elektrik kesintisini duyamayan (!) Best, bizi bir buçuk saat kadar boş yere ayakta bekletti.
Team Design’da, ekiplerden aralarında en az bir metre bulunan iki masa arasına, ellerine verilen malzemelerle bir düzenek kurulması istendi. Bu düzenek ile bir yumurta, bir masadan diğerine kırılmadan geçebilmeliydi.
Biz, grubumuz “Mavi Ekran” olarak, Case Study kategorisinde yarıştık. Bizden Yabancı Diller Ek Binası’na kapatılacağımız dört saat boyunca saksıyı çalıştırarak yaratıcı, kafa çalıştıracak ve geniş kitlelere hitap edecek bir oyun (board game) tasarlamamız istendi… Devamını oku »
Bunu Google+ arkadaşlarınızla paylaşmaya ne dersiniz? Sağdaki +1 düğmesini kullanabilirsiniz. ;)
Güver Uçurumu, Antalya – Korkuteli yolu üzerinde Düzlerçamı ilçesinde bulunan bir kanyon. En derin kısımlarında 115m derinliğe ulaşıyor ve tarihinin 1 milyon yıl öncesine ulaştığı söyleniyor. Kanyonun içinden akan çay, Konyaaltı’ndaki Boğa Çayından başkası değil.
Kanyonu sadece üstten izleyebiliyoruz. Alt kısımlara inecek bir patika yok. Bu durumu biraz neşesizleştirse de, kanyonun tepesinden çok uzaklardaki Antalya’yı görebilmek bile Güver Uçurumu’na gitmek için tek başına yeterli. Devamını oku »
Ben Antalya’ya gitmeden X ile son kez buluşacaktık. Bu isteğimi kendilerine beş gün kadar önce belirtmiştim. Uygun bir vakit ayarlayıp bana dönecekti kendileri, öyle demişlerdi.
Dönmedi tabi ki. Verilen sözler bir defa daha tutulmadı ki, alıştım artık. Beklemiyordum zaten aramasını. Öyle ki, buluşma ihtimalimiz olan son güne bile planımı zaten yapmıştım ben!
Cumartesi günü –kendisi Antalya’ya dönemeden önceki son günümdür– aklımın alamayacağı kadar eğlendim.
Bostanlı İskelesi’ndeki yarım saat rötarlı buluşmadan sonra, EGS’de güzel bir yemek, ardından bir oyun bowling, ardından etrafa ölüm saçan
bir Air Hokey ve vs vs…
Ben Antalya’dayım artık. Seneye kaldığımız yerden devam ederiz.
Gelelim fotoğraflara… Devamını oku »
Finallerimizin bittiği gün, sınavdan çıktığımız gibi Bornova’dan kaçtık. İnciraltı’na gidip armut koltuklara gömüldük. Saatlerce orada kaldık. Daha sonra bir savaş gemisi ve denizaltıdan oluşan (TCG Ege ve Piri Reis) askeri müzeyi gezdik. Sözün özü, bir denizaltı gezdim.
Gemide ve denizaltıda fotoğraf çekmeme izin vermiş olsalar da, kendilerine bu fotoğrafları kişisel albümümde saklamak için çektiğim ve bir yerde yayımlamayacağım sözünü verdiğim için buraya eklemiyorum. Ama İzmir’deyseniz ya da İzmir’e gidebiliyorsanız bu müzeyi kesinlikle gezmelisiniz…
Her neyse… İnciraltı “Sınavlar Bitti” günü, bence senenin en güzel günlerinden biriydi. Şimdi gelelim fotoğraflara… .png)
Devamını oku »
Evet yaptık! Yanlış anlamadınız başlığı. 4 Mayıs 2008 günü Balçova Kipa’nın önünden başlayarak solda göreceğiniz güzergâhı izledik ve 7 saat yürüyüş, bir saat mola toplam 8 saat sonunda Bostanlı İskelesi’ne vardık!
Sloganımız: 30 kilometre, 7 saat, 2 salak, sınırsız macera…
Pazar sabahı telefonumun acı alarm sesiyle saat 05.30’da uyandım. Hava aydınlanmadığından saati yanlış kurduğumu sandım, ama hayır, doğruydu. Yaklaşık bir 10 saniye için, yürüyüşten vazgeçip yatıp uyumayı düşündüm. Ama sonra bu kötü düşünceleri bir kenara bırakıp doğruldum. Uyanmam yarım saat kadar sürdü. Ranzadan inmesidir, giyinmesidir, yolculuk çantası hazırlamasıdır, yola çıkmasıdır derken saat 6.15 oldu, gün ağarmıştı.
İzmir Metro A.Ş. sağolsun sabahın köründe 8 (ya da 12 tam hatırlamıyorum) dakika bekletti beni. Vagonumdaki tek yolcu bendim Bornova’da. İnsanlar daha REM uykusundayken, ben ve çılgın yürüyüş arkadaşım Didem Konak’ta buluşmak üzere yollardaydık. Konak’ta buluştuktan sonra 7 numaralı ESHOT ile Balçova’ya yollandık. Balçova Kipa’nın önünde otobüsten indiğimizde saat 07.30 idi ve yürüyüşe başladık. Devamını oku »
Diyeceksiniz, “Kaç gün geçti anca mı aklına geldi eklemek!” Haklı gibi görüneceksiniz de. Ama gel gör ki sınav dönemi böyle bir şey işte. İnsan vakit bulamıyor.
Her neyse… Başak Ölmez’in önayak olduğu Türk Blog Yazarları İzmir buluşması 19 Nisan’da gerçekleşti.
Bence hoş bir organizasyondu. İlk başta sıkılır gibi olduysam da, ondan sonra öyle bir kaynaştık ki Alsancak çimlerinde hele de Ekmek İçi ve sonrasında müşteri yerine bile konulmadığımız Nargile Konağı’nda sohbet bitmedi, gitti.
Bir sonraki buluşmayı iple çekerken sitemdeki albüme o güne ait bazı kareleri koyuyorum. Devamını oku »
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Yeni yazıları takip etmenin
bir sürü yolu var!