Her şey gibi dünyanın da satılık olduğunu düşünün bir an. Bir dünya sipariş edebiliyorsunuz. Azıcık kremasından, bol şekerli nasıl arzı ediyorsanız dünyanız, hayatınız öyle şekilleniyor.
Bu çok uçuk oldu. Hayat normal hayat olsun. Yaşayıp gidiyorsunuz. Benim gibiyseniz her sabah uyandığınızda küfrediyorsunuz ya da bilmiyorum belki mutlusunuzdur gülücükler saçıyorsunuzdur. Uzun süre oldu da… Saçılan gülücüktü değil mi? Her neyse… Bu normal hayatta birisi geliyor yanınıza. Süper güçleri olan birisi ve diyor ki: “Bana hayatına eklemek ve hayatından çıkarmak istediğin şeyleri söyle, onları gerçekleştireyim.”
Soruyorum: Hayatınıza neleri eklemek ve hayatınızdan neleri çıkarmak isterdiniz?
Ne çıkarmak istediğimi hiç düşünmedim ben. Sanırım iyi böyle, bir şeyleri silmeye gerek yok. Fazla mal göz çıkarmaz. Ama neyi ilave edeceğimi çok iyi biliyorum. Devamını oku »
Bir gün bambaşka bir dünyada uyanmak isterdim. Her şeye sıfırdan başlayabileceğim, arkama bakmamı gerektirecek en ufak bir neden/kişi bile olmaksızın yeni ve umutlarla dolu bir dünyaya adım atmak isterdim.
İsteklerin daha kolay gerçekleştirilebileceği, deyim yerindeyse “pembemsi” bir dünyada… Devamını oku »
Bugün (veya domain transferinin gecikmesi halinde Pazar günü) UBenzer.com başka sunucuya taşınacak. Hem bu bloga, hem de gelecek projelere sponsorluk desteği sağlamayı teklif ettiği ve inanılmaz özelliklerde bir web alanı sağladığı için webogrencisi.com’un sahibi Ali Barın’a ne kadar teşekkür etsem azdır.
Beni yıllık giderden kurtardı ki, Adsense reklamlarının bir kuruş getirmediği şu günde cepten para ödemenin meraklısı değilim.
Umuyorum, taşınma süresince uzun süreli kesintiler olmayacak. Ancak DNS sunucularının güncellenmesi zaman alabileceğinden ilk birkaç saat, bazı okurlar eski sunucudan UBenzer’e erişiyorken, bazıları yeni sunucudan erişiyor olacaklar. Ne yazık ki eski sunucuya yazdığınız yorumları okuyamayacak ve onaylayamayacağım. Bu yüzden şimdiden özür diliyorum. Devamını oku »
Antkart’ın çıkacağını ilk duyduğumuzda sevinmiştim. İzmir’in Kent Kart’ı gibi bir sistem bekliyordum… Otobüste para verip üstünü almak için beklemeye son verecekti, tek bir “bip” ile ödeme yapacaktık. Ama Antkart öyle olmadı. İkametgah gibi garip garip belgelerle başvurup günlerce kuyruk beklememiz gerekti. Üstüne üstlük 10 TL gibi uçuk bir kart parası ödedik. O günlerde az sayıp sövmemiştim.
Tek mutsuz olan vatandaş değildi elbet. Her biniş başına yüksek yüzdeli kesintiler yapılan toplu taşıma personeli de mutsuzdu, her fiş için kesilen ormanlar da…
Ben Antkart’a bu kadar sayıp sövünce, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yiğit Tunçel serzenişlerimi dikkate almış, beni Antkart merkez binasına davet ederek sistemin işleyişini anlatmış ve tüm sorularımı teker teker yanıtlamıştı.
Ben de hem Antkart’a sayıp sövdüğüm yazıyı, hem de onların bu yazıya karşılık bana anlattıklarını kendi düşüncelerimle yoğurarak yazmıştım. Bazı kimseler birbirinin zıttı iki yazının aynı sitede olmasının mantığını anlayamadı, ama sonuçta öğrendiğim her şeyi buraya yazmak benim yapmam gereken.
Tarafsız basından (!) daha tarafsızım bu konuda.
Gelelim güncel gelişmelere… 21 Haziran’ı 22 Haziran’a bağlayan gece Antkart iptal edildi. Biz de paramız kartımızda, alıştığımız sistemden taş devrine geri döndük. Kısa bir süre için şaka gibi geldi… Ama belediyenin sitesinde yazan açıklama metnine göre iptal edilmesi gayet mantıklı. Devamını oku »
Koca bir sene daha bitti. Hazırlık derken, üniversite bir derken, ikinci sınıf da bitivermiş. Hele öyle hızlı bitmiş ki, ikinci dönemin varlığı bile anlaşılamamış.
Üniversite hayatının yarısı çoktan geçmiş bile. Geri dönüp bakmaya ne kadar korksam da, mecburum bunu yapmaya… Neler öğrendiğimi, neler kaybettiğimi görmek zorundayım yoluma devam edebilmek için.
Bakalım koca bir senede ne olmuş? Devamını oku »
Hayal kurmak iyidir. Özellikle de kafanız iyiyse. Geleceğe dair olsun, ütopik olsun fark etmez! Geçici de olsa mutlu olursunuz çünkü hayal kurdukça… Gerçi uyanması vardır, ama eğer ölçüyü kaçırmayıp hayallerinizle yaşamaya başlamazsanız uyanmak o kadar çok da üzmeyebilir.
Hayal kurmak güzeldir, ama hayalleri paylaşmak daha da güzel. Tadına doyum olmaz.
Zaten neyi paylaşmak mutluluk verici değil ki?
Bazı çevresel ve kimyasal şartlar oluştuğunda sorunlarımızın bittiğini sanırız. Ne büyük bir yanılgı!
Aslında sorunlar olduğu yerde duruyordur. Siz de. Oluşan çevre şartları, sorunlarınızı görmezden gelmenizi sağlar sadece. Hayat hâlâ b.ktandır. Ama sizin umurunuzda değildir artık!
Sorunlarınızı çözmediğiniz için milim ilerleyemezsiniz. Ne zaman bir adım atmak isteseniz aynı çukura düşer, aynı duvara çarpar ve sonunda başladığınız yere geri dönersiniz. Tek fark, bunu artık umursamamızdır. Devamını oku »
Tavana asılmış tek beyaz floresan lambayı sevemedim bir türlü… “Ben bu avizeye bir milyon dolar yatırdım.” görünüşlü gereğinden çok daha fazla gösterişli avizelere de kıl olurum sarı ışık veriyor olsalar da.
Benim derdim daha çok ışığın şiddetindedir. Kısık ışığı severim. Kısık ve tercihen sarı ışık… Fona da hafif bir müzik verdin mi tamamdır! Oracıktaki koltuğa kıvrılmak istersin.
Koltuk mu? Hayal kuruyorum sanırım… Yoksa bu, günceye yazdığım ilk hayalim mi? Kim bilir? Devamını oku »