Filitre

‘haksızlık’ etiketli yazılar

28 Eylül
2009
19:58

Haşırtasyon

Hayat & Ivır Zıvır & Markalar 28 Eylül 2009

Haşırtasyon (ad): Antalya Büyükşehir Belediyesi önderliğinde Antkart ve Belediye’nin Antalya halkına uyguladıkları aksiyonun adıdır.

Koyun

Devamını oku »

3 yorum var | toplam 904 kez okundu | bugün 1 kez okundu
08 Ağustos
2009
02:27

HP’nin ben…

Bilgisayar & Hayat & Markalar 08 Ağustos 2009

HP Türkiye, Türkiye’nin en sevdiğim (!), en gözde (!), en mükemmel (!) yetkili servisidir. Öyle çok severim ki (!), imkanım olsa gönüllü olarak gidip çalışmak, tüm koordinatörlere, tüm teknikerlere gün boyu çay servisi yapmak, tuvaletlerini temizlemek, kulları köleleri olmak isterim günlerce (!).

Benimkisi öyle bir sevgidir (!) ki, karşışlıksız aşk gibidir. HP Türkiye müdürü atla dese kendimi boğazdan aşağı atarım (!). Herkesi de HP almaya (!) teşvik ederim. Çünkü en kaliteli ürünleri ürettikleri gibi (!)(!), daha siz ürününüzü göndermeden tamir edecek kadar hızlı ve sizin için çalışan (!), yetenekli (!), becerikli (!), bürokrasisiz (!) servisleri vardır.

hareket Devamını oku »

20 yorum var | toplam 2.203 kez okundu | bugün 3 kez okundu
22 Temmuz
2009
00:00

Alkışlarla HP

Bilgisayar & Hayat & Ivır Zıvır & Markalar 22 Temmuz 2009

Şu ihtişama bakın:

HPKM146EA

Üf be üf! Ne güzel görünüyor değil mi? Devamını oku »

5 yorum var | toplam 966 kez okundu | bugün 1 kez okundu
12 Ekim
2008
20:20

Plan nedir?

Hayat & Ivır Zıvır 12 Ekim 2008

İnternet’im olsaydı Türk Dil Kurumu sözlüğünden bakıp hemen öğrenebilirdim. İnternete giremediğim için kendim bir tanım karalayayım: Bence plan, neyin nereden geçtiğini, nerede ne olduğunu gösteren ölçekli çizimdir. Plan, ilerde tadilat yapılacağında neyin nerede olduğunu hatırlamamızı sağlar. Böylece fiber optik kabloların nereden geçtiğini unutmayız, kepçe de gelip kabloyu koparmaz. Devamını oku »

7 yorum var | toplam 1.186 kez okundu | bugün 1 kez okundu
08 Ekim
2008
20:14

İnternet Yok

Hayat & Kişisel 08 Ekim 2008

Kalmakta olduğum Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü, bu yaz aldığı kararla sağ tarafta kız blokları, sol tarafta erkek blokları olsun diye (haremlik selamlık) bizi bulunduğumuz yurttan başka bloğa sürmüşlerdi.

Anlayacağınız sırf düzenli görünsün (!) diye iki senedir kaldığımız odamızdan atıldık. Neden mi istemiyordum taşınmayı? Neden mi bu kadar karşıydım?

Çünkü yurdumuz girişe en yakın bloktu. Yurt odamızda diğer blokların hiçbir yerinde olmayan duvarın içine gömük raflar vardı. (Yani oda daha genişti.)

…ve en büyük korkumuz…

Geçen sene açılan bloklarda (mesela Defne) yurdun tanıtımında sözünü ettikleri buzdolabı gibi bir demirbaşı okul açılıktan tam bir dönem sonra odalara koyabilmişlerdi. Anlayacağınız, tırsıyorduk benzer eksikliklerden… Hem bizi iki senelik odamızdan sürüyorlardı, hem de eksikleri olan bir bloğa gitme olasılığımız vardı.

Endişelerimizi dile getirdiğimizde böyle bir şey olmayacağını söylemişlerdi.

Sene başladı. Yurdun taa öbür ucundaki Akasya bloğa sürülmüşüz.

İzmir’e yağmurlu bir gün geldim. Etraf ıslak. Valizle yurda yaklaşıyorum yavaş yavaş… Valiz ağır, vardır belki de 30 kilo… Eee, malum ilk defa geliyorum İzmir’e, dönem yeni başlamış, milyonlarca kitap ve kıyafet var valizde. Bir de ne göreyim? Yol yok! Her taraf toprak (hatta şerit halinde çukur olduğu için bir yeden atlamanız gerekiyor) ve toprak da çamur! Elimde var 30 kiloluk valiz! Devamını oku »

1 yorum var | toplam 1.066 kez okundu | bugün okuyan olmadı