Filitre
21 Haziran
2008
15.00

Bir seneyi daha geride bıraktım.

Bu sene de bomboş geçti. Çok şey öğrendim bu sene. Ama ne yazık ki büyük bir kısmı güzel şeyler değildi.

Hayat akıp gidiyor. Ve ben sadece izliyorum.

Bu sene öğrendiklerimden bazıları: Devamını oku »

3 yorum var | toplam 336 kez okundu | bugün okuyan olmadı
04 Haziran
2008
15.07

Bok Yemek

Kanıksanması gereken bazı gerçekleri Yiğit Özgür çok iyi ifade etmiş.

yorum yok | toplam 253 kez okundu | bugün 1 kez okundu
30 Mayıs
2008
18.31

elseifHayatımızın “ya, eğer” kısmı, doğru olanı yaptığımızı kanıtlayan, ancak diğer taraftan hayatımızın ne kadar b.ktan olduğunu bize gösteren, hayal gücümüzün inanılmaz yoğunlukta çalıştığı noktaya taktığım addır.

Zaman, Lise’de okurken yazdığım, iki sonu olan bir hikâyedir. “ya, eğer” durumunu bu hikâye üzerinden örnekleyeceğim. Örnek, hikâyenin sonuna dair bilgiler içerecek. Eğer hikâyenin özeti yerine kendisini okumak istiyorsanız buradan kendisine ulaşıp bu yazıyı okumayı erteleyebilirsiniz. Devamını oku »

1 yorum var | toplam 271 kez okundu | bugün okuyan olmadı
17 Mayıs
2008
14.10

Ege Üniversitesi Bahar Şenliği 2008 Dün Mediko’nun tabiriyle Ege Üniversitesi 29. Kültür Sanat ve Spor Şenliği, biz öğrencilerin tabiriyle Bahar Şenliği başladı. 16 Mayıs – 31 Mayıs aralığında devam edecek şenlik programı dopdolu (!).

Dün Şenlik Yürüyüşü vardı her zamanki gibi. Yürüyüşün 12. saniyesinde su savaşı patlak verdi. Ama bu sene, geçen seneye göre daha hazırlıklı olan bizim için bu bir sorun değildi. Ben, çantam ve çantamın içindeki su depoları bir süre yetti. Sularımız tükenince geçen seneden zaten yerlerini belleğimiz anahtar su noktalarına koştuk. Ama acı gerçek şuydu ki, Spor Salonunun önündeki fıskiyeye hortum takan şahıs hepimizi geri püskürttüğü gibi hortumla ıslatılmış olma şerefine kavuştum. İfade resmi Arkadan dolanarak Spor Salonunun tuvaletlerini işgal ettik. Su şişelerimizi ve buzdolabı poşetlerimizi (nhahahahaha) doldurarak yeniden savaşa döndük. Devamını oku »

3 yorum var | toplam 396 kez okundu | bugün okuyan olmadı
30 Nisan
2008
01.38

Hayal

Hayal

Devamını oku »

4 yorum var | toplam 343 kez okundu | bugün 1 kez okundu
Etiketler: ,
24 Nisan
2008
08.51

Yazmaya başladım. Ama bu ikinci cümle bile zorla geldi. Bana bir olumsuzluk ifadesi lazım. “Hayır.” gibi ama daha çok anlam içermeli.

yan_bedeviÖyle ki bu ifade temelde olumsuz bir anlam içermesine rağmen, iyi şeyleri de barındırabilmeli.

“İtici”ye yakın bir anlam lazım mesela. İğrenç, pis, kanı bozuk tarzı değil de “çekici”nin zıttı “topraklama” anlamında bir ifade… “Topraklama” ne mi? “Sende elektrik yok.”un fiziksel karşılığı.

“Topraklama”nın yanında “değişmemek” ifadesini de içeren bir anlam olsun bu “Hayır.” Kelimesinde. Değişmemek ama kendini kandırmadan… Bilinçli ve dikkatlice.

“Nasıl” ve “Neden” diye sorsun bu kelime!

Öyle bir kelime istiyorum ki baktığında insanın kafası bir şey hissedemeyecek kadar karışsın. Ardından akıla “rahatlama” ve “hayal kırıklığı” getirsin bu kelime.

Hayal kırıklığını o kadar iyi yansıtsın ki bu kelime, ikinci kez telaffuz edildiğinde “Alıştım ben artık.” bile gelsin insanın aklına.

Öyle bir olumsuzluk ifadesi istiyorum ki geleceği tek taraftan belirsiz kılsın. Az biraz (!) da kıskaçlığı getirsin akla.

Bu öyle bir kelime olsun ki, kullanıldığı yere bağlı olarak “mutluluk” anlamına da gelebilsin. Ama benim için ancak olumsuz temel anlamı bir şeyler ifade ediyor olsun.

Bu kelime hayal ve final olsun.

İşte ben bu kelimeyi biliyorum. Ama bir şey fark etmeksizin hala aramaya devam ediyorum. Bulana kadar da bu yazı bitemeyecek…

Biliyorum, ömür bitecek bu yazı bitmeyecek. Devamını oku »

yorum yok | toplam 172 kez okundu | bugün okuyan olmadı
20 Nisan
2008
12.54

Uyarı

Yazar sınav döneminde (ve haliyle inekleme döneminde) olduğu için yazı göndermekte sıkıntılar çekmektedir.

Bu sıkıntıların en başında yazmaya vakit ayıramamak var. Bilgisayarın başında geçtiğimde ders çalışıyorum, satırlarca kaynak kod yazıyorum, “pointerları gösteren pointerları gösteren pointerları gösteren pointer tipinden pointerlar” konusuna çalışıyorum, Salı gününe iki ödev yetiştiriyorum. Başka bir sıkıntı olarak yemek yiyorum, çok vakit alıyor. Uyuyorum ama sadece zorunluluktan, yoksa içimden uyumak bile gelmiyor şu anda. Yazın tadını (!) çıkarıyorum. Anladınız siz ne demek istediğimi… Ne de olsa etraf cıvıl cıvıl… Ha bir de bunların dışında çözmem gereken bir iki tutarsızlık ve birisine kanıtlamam gereken bir konu var hayat ile ilgili. Ayrıca OBS için bağıl sistem algoritması çıkarmam gerektiğinden bahsetmiyorum bile.

Yukarıdaki ve benzer nedenlerden ötürü bu aralar çok yazı yazamayacağım. (hatta yazamıyordum)

1 yorum var | toplam 182 kez okundu | bugün 1 kez okundu
08 Nisan
2008
23.12
  • Birden fazla anlama gelecek sözler söylemekten de bana söylenmesinden de nefret ediyorum. Ama ne yazık ki bunu sıkça yaptığım gibi bana da sıkça yapılıyor ve bu konuda elimde olan bir şey yok. İşe bu açıdan bakınca politikacıları anlamak bir ölçü kolaylaşıyor sanki.
  • Gezip tozmak varken yurt odasına tıkılıp kalmaktan GERÇEKTEN NEFRET EDİYORUM! Ahh şimdi … ile …’nda olmak vardı. (Quizlerde dedikleri gibi: Fill in the blanks with the correct word.)
  • “de” ekinde yapılan yazım hatalarından nefret ediyorum.(Örnek: Ayşede gelecek. Ev de tuz, şeker ve karanfil vardı.) Bu hatayı dalgınlıktan değil de, kuralı bilmediklerinden dolayı yapan herkes embesil muamelesi görmelidir bence.
  • İnek öğrencilerden nefret ediyorum.
  • Üniversite’nin Internet bağlantısının 64Kilobayt/sn’ye düşmüş olmasından nefret ediyorum. (iki katına çıktı.)
  • İnsanların MSN’de yazışmak suretiyle karşıdakiyle ilgilendiklerini göstermeye çalışmalarından nefret ediyorum.
  • Esasında MSN’den nefret ediyorum sanırım. Ama kullanmadan da olmuyor.
  • Araçların sanki iki adım daha yaklaşınca bir şey oluyormuş gibi trafik ışıklarının dibine girip yaya geçidinin ortasında durmasından ve bu yüzden S çizerek yürümekten nefret ediyorum. Bu nefretimin bir uzantısı olarak bu şekilde duran araçların şoförlerinden de nefret ediyorum.
  • Metro-Bilmuh çıkışındaki trafik ışığının kapının diğer tarafına olmamasından nefret ediyorum. O ışık sanki 5 metre geriye yapılsa bir şey olacaktı!
  • Ayrılıklardan nefret ediyorum.

Devamını oku »

1 yorum var | toplam 224 kez okundu | bugün 1 kez okundu
03 Nisan
2008
00.44

Bahane Bulma Kılavuzu

Arkadaşlarımızın bize sürekli bahaneler uydurması, genelde sudan sebeplerle bizi ekmeleri, genelde yarı yolda bırakmaları, bize lafta verdikleri değeri davranışlarıyla en güzel şekilde göstermeleri (!) bizim daha yaratıcı olmamıza yol açtı.

Güvenin ve arkadaşlığın kolay kolay kazanılmadığı ve anında kaybedildiği böyle b.ktan bir dünyaya biz de bir şeyler katmak istiyoruz.

Arkadaşlarımızın (acaba?) bize sürekli ama sürekli bahaneler uydurması bunları bir arşivde toplama düşüncesini beraberinde getirdi. Dedik ki şimdiye kadar katlanmak zorunda olduğumuz bahaneleri, bundan sonra duymamız olası bahaneleri; aslında mümkün olan tüm bahaneleri bir kitapta toplayalım, bunları bir güzel kategorilendirelim ve herkesle paylaşalım. Devamını oku »

3 yorum var | toplam 295 kez okundu | bugün 1 kez okundu
26 Mart
2008
11.34

Dün gece bir sürü hayal kurdum. Şimdi hepsinin yıkılışını görmek için güne başlıyorum. Günaydın millet, hayallerden sıyrılıp güne atılma vakti geldi ne yazık ki. İfade resmi

2 yorum var | toplam 175 kez okundu | bugün okuyan olmadı
Ana Sayfa'ya git İletişelim MSN'den Bağlantı Kurun Kendimi Şanslı Hissediyorum! 20 kişi gelişmeleri RSS ile takip ediyor.