Filitre
08 Nisan
2008
23.12
  • Birden fazla anlama gelecek sözler söylemekten de bana söylenmesinden de nefret ediyorum. Ama ne yazık ki bunu sıkça yaptığım gibi bana da sıkça yapılıyor ve bu konuda elimde olan bir şey yok. İşe bu açıdan bakınca politikacıları anlamak bir ölçü kolaylaşıyor sanki.
  • Gezip tozmak varken yurt odasına tıkılıp kalmaktan GERÇEKTEN NEFRET EDİYORUM! Ahh şimdi … ile …’nda olmak vardı. (Quizlerde dedikleri gibi: Fill in the blanks with the correct word.)
  • “de” ekinde yapılan yazım hatalarından nefret ediyorum.(Örnek: Ayşede gelecek. Ev de tuz, şeker ve karanfil vardı.) Bu hatayı dalgınlıktan değil de, kuralı bilmediklerinden dolayı yapan herkes embesil muamelesi görmelidir bence.
  • İnek öğrencilerden nefret ediyorum.
  • Üniversite’nin Internet bağlantısının 64Kilobayt/sn’ye düşmüş olmasından nefret ediyorum. (iki katına çıktı.)
  • İnsanların MSN’de yazışmak suretiyle karşıdakiyle ilgilendiklerini göstermeye çalışmalarından nefret ediyorum.
  • Esasında MSN’den nefret ediyorum sanırım. Ama kullanmadan da olmuyor.
  • Araçların sanki iki adım daha yaklaşınca bir şey oluyormuş gibi trafik ışıklarının dibine girip yaya geçidinin ortasında durmasından ve bu yüzden S çizerek yürümekten nefret ediyorum. Bu nefretimin bir uzantısı olarak bu şekilde duran araçların şoförlerinden de nefret ediyorum.
  • Metro-Bilmuh çıkışındaki trafik ışığının kapının diğer tarafına olmamasından nefret ediyorum. O ışık sanki 5 metre geriye yapılsa bir şey olacaktı!
  • Ayrılıklardan nefret ediyorum.

Devamını oku »

1 yorum var | toplam 206 kez okundu | bugün okuyan olmadı
31 Ocak
2008
19.16

Bir ara web sitemde nefret ettiklerimin olduğu bir liste yapmıştım. O listeyi yayımladıktan sonra da yazmaya devam ettim. Bugün taslaklara bir baktım ki, yeterince nefret ettiğim birikmiş yazıda. Artık yayımlamanın vakti geldi diye düşünüyorum. Koyu yazılanlar özellikle üzerinde durduklarım.

  • Fotoğraf yerine resim kelimesinin kullanılmasına uyuz oluyorum. TDK’ya göre eş anlamlılar, ama olmamalılar. Uyuz oluyorum. Resim çizilen bir şeydir, fotoğraf çekilen bir şeydir. Birinde fırça kullanırsın, birinde objektif.
  • Bir şeylerin karambole gelmesinden nefret ediyorum. Mesela ciddi bir konuda konuşuyorsunuz. Tam o ara arabanın biri kırmızı ışıkta geçiyor. Arkadaşınız da siz de arabaya bağırıp çağırıyosunuz. Yanınızdakilerden biri trafik ışığını ihlal etmiş arabalarla olan bir anısını anlatmaya başlıyor ve sizin önemli konu güme gidiyor.
  • Bayan arkadaşlarımın (istisnalar kaideyi bozmaz) bana “abi” diye hitap etmelerinden hoşlanmıyorum ne yalan söyleyeyim. Bkz. Hitap Şekilleri
  • Bazı konularda bahtsız bedevi olmaktan nefret ediyorum.
  • Verilip de tutulmayan sözlerden nefret ediyorum.
  • Verip de tutması imkansız olduğu için tutamadığım sözlerden dolayı kendimden nefret ediyorum. Karşı taraf verdiğim sözleri takmamakta, hatırlamamakta, hatta ve hatta beni bile takmamakta, hatta ve hatta ve hatta belki adımı bile unutmuş durumda. Yani sözümü tutmamı beklemiyor. Ama ben bir defa demiştim, ve içimde kaldı.
  • Mantığımla duygularımın arasında iyi bir oran tutturamamaktan nefret ediyorum. Bir olayda ya çok mantıklı, ya da çok duygusal davranıyorum. İkisi de bana “kapak” olarak geri dönüyor. Bkz. Duygu vs. Mantık
  • Bizim kattaki odalardan birinin kapıyı hayvanlık derecesinde gürültülü çarpmasından, başka bir odanın gecenin üçünde koridorda tekerlekli ofis sandalyesi sürmesinden, karşı odamızın duşta arabesk söylemesinden nefret ediyorum.
  • “Derslerin hayattan daha çok kafaya takılması” olayından nefret ediyorum.
  • Uzaktan arkadaşlarım olmasından nefret ediyorum.
  • Birbirimize her şeyi anlattığımızı söylediğimizde, ben cidden her şeyi anlatmış olmama rağmen karşımdaki kişinin bana sadece “bir kısmını” anlatıp bunu “tamamı” gibi yutturmaya çalışmasından nefret ediyorum. Üstelik ben zorlamıyorum, kendisi anlatıyor ve “her şeyi” (!) anlatıyor.
  • “de”‘yi ayrı yazmayı beceremeyenlere, ve “çooooq yardım et lütfen pls.” örneğindeki gibi “pls” ve “q” kullanıp Türkçe’yi katledenlere uyuz oluyorum. Halbuki “byee” yazmak batmıyor, o da ilginçtir… İfade resmi
  • Hoşlandığım biriyle sıradan arkadaşlık ilişkimi gereğinden çoooook daha fazlasıyla uzun sürdürüp arkadaşlık/dostluğa bağlamaktan ve ondan hoşlandığımı bile söyleyemeyerek şansımı hiç deneyememekten nefret ediyorum. Bunun üstüne arkadaşlığa bağladıktan sonra da hoşlanmaya devam edebiliyorsunuz ki, o da ilişkinin tadı tuzu oluyor. (mesela sirke tadında)
  • Facebook’tan nefret ediyorum.
  • Yalnız olmaktan nefet ediyorum.
  • Arkadaşlarımın suratlarını görememekten artık neye benzediklerini unutmaktan nefret ediyorum.
  • MSN’de ben çevrimiçi olur olmaz bir anda çevrimdışı olan (ya da görünen artık bilemiyorum) kişilerden nefret ediyorum.
  • ASUS’tan nefret ediyorum. Bkz. ASUSUNAKO
  • Uykusuzluktan nefret ediyorum.

Peki siz nelerden nefret ediyorsunuz?

7 yorum var | toplam 281 kez okundu | bugün okuyan olmadı
15 Eylül
2007
17.11

AAKAL Forumunda “Nefret ettiklerinizi buraya yazın” diye bir bölüm var. 21 Eylül 2004′ten beri kafam bozuldukça yazıyorum oraya… Bakalım nelerden nefret ediyormuşum.

  • Bir dediği bir dediğini tutmayan ve beni her an satabilecek insanlardan nefret ediyorum. (‘Kuyruk’ ya da ‘Uçan Salak’ desem anlayan anlar.)
  • Kabus görmekten nefret ediyorum.
  • En olmadık yerde şarjımın bitmesinden nefret ediyorum.
  • Tuvalette sigara içenlerden nefret ediyorum. (lise zamanı)
  • Geri kafalılardan nefret ediyorum.
  • Bir şey bilmekdikleri halde bilmişlik taslayanlardan nefret ediyorum.
  • İnsanların benimle yarışmasından nefret ediyorum. Ben kendim dışımda kimseyle yarışmıyorum. (ÖSS hariç)
  • Arabesk müzikten nefret ediyorum.
  • MSN’de birisinin beni listesine ekleyip sonra bana sanki ben eklemişim gibi ‘Sen kimsin lan?’ demesinden nefret ediyorum.
  • Telif haklarını hiçe sayıp, herşeyi kendi ürünleriymiş gibi davrananlardan nefret ediyorum!
  • Yürürken bön bön suratıma bakanlardan nefret ederim. (birini kesmek ile bön bön bakmak arasında başta kültür ve eğitim düzeyi olmak üzere ciddi farklar vardır.)
  • Yıllarca sağladığınız birikimleri bir hiçe sayıp size uzman olduğunuz dalda bilgiçlik sergileyenlerden nefret ediyorum. (‘Kuyruk’ ya da ‘Uçan Salak’ desem anlayan anlar.)
  • Verdiğim yanlış kararların beni kötü sonlara götürmesinden nefret ediyorum. Devamını oku »

    9 yorum var | toplam 407 kez okundu | bugün okuyan olmadı
    Etiketler: , ,
Ana Sayfa'ya git İletişelim MSN'den Bağlantı Kurun Kendimi Şanslı Hissediyorum! 19 kişi gelişmeleri RSS ile takip ediyor.