Bunun Burada Ne İşi Var?
Dün şehre inmek için Sayın Menderes Türel’in zamanında Hafif Metro ...
Okul bitiyor. Hala kafama tam olarak dank etmiş olmasa da, hala bana çok bir şey ifade etmese de, okul bitiyor.
Geçen Perşembe, okulun bittiğini fark etmeme yardımcı olacak bir şey daha oldu: Ege Üniversitesi’nin Ortak Temsili Mezuniyet Töreni.
Her bölümden üçer beşer kişinin temsilen katıldığı, tüm üniversite genelinde bir mezuniyet töreni. Genel olarak fena da değildi hani. Kampüsümüzdeki kapalı spor salonunda oldu tören. Rektör ve diğer standart konuşmalardan sonra (“üniversite birincisi” televizyon programlarındaki gibi tüm akrabalarına ve hocalarına selam yolladı [kayınçosunu unuttu]) sırayla tüm fakülte ve yüksekokullar sahneye davet edildi.
Mühendislik fakültesi öğrencileri arasında bilmuhu temsilen ben de vardım. Dekanımızdan “rektörün mesajını içeren belge” ile flamamı aldım. Fakülte olarak fotoğraf çekildik. (o fotoğrafları nasıl alacağımızı bilmesem bile)
Tüm fakülte ve yüksekokullar çıktıktan sonra, üniversitemizin hiphop topluluğu ufak bir gösteri sundu. Ardından da, keplerimizi atarak “temsilen” mezun olduk.
Bu hafta da finaller var.
Devamını oku »
ELEC kapsamında Cumartesi günü yaptığımız tasarım, şuracıkta konuşlanmış Bölüm 1’de anlatılmıştı.
Yaptığımız tasarımları, zarfa koyduk. Ama zarf kapanmadı, zarfın boyutları kâğıtların boyutlarını tutmuyordu.
Her neyse… Zarfları teslim ettik ve Pazar günkü sunumunuzu heyecanla beklemeye başladık.
Pazar günü geldi çattı. Sunumlar, Tekstil Mühendisliği’nin konferans salonunda 12.30’da yapılacaktı. Normal olarak beklersiniz ki, program 12.30’da başlasın. Ama ilginç bir şekilde BEST topluluğunun anlayışı bu değildi. 12.25’te konferans salonunun kapısı hala kitliydi. 12.30’da salonun kapısını, kapının önüne yığılmış biz olduğumuz halde gelip açtılar.
Daha sonra salonun içerisinde boş yere mikrofon kurulumu, ışıklandırmalar, masaların taşınması, koltukların ayarlanması ve buna benzer şeyleri bekledik. BEST Pazar günkü organizasyonun açılışını, kepenk açan küçük esnaf profesyonelliğinde yapmış olsa da, en azından saatlerini ileri almayı unutmadıkları için şükrettik, bir saat fazla da bekleyebilirdik. Devamını oku »
ELEC, BEST adı altında kurulmuş bir Ege Üniversitesi Öğrenci Topluluğunun düzenlemiş olduğu, finalistlerin diğer üniversiteler ile kapışacağı bir mühendislik/yaratılıcılık yarışmasıdır. İki kategorisi vardır: Case Study ve Team Design. Tanıtım broşürlerindeki imla hatası ise gözden kaçmamıştır.
Team Design kategorisinde, takımlara çeşitli malzemeler verilerek, takımlardan o an öğrendikleri görevi tamamlayacak bir düzenek hazırlamaları istenir. Ama bu takımlara önceden hesap makinesi getirebilecekleri gibi ufak (!) ayrıntıların söylenmesi nedense unutulmuştur.
Case Study’de ise, bir problem verilir ve dört saatte bu probleme bir çözüm üretilmesi istenir. Ertesi gün sunum yapılması gerekmektedir, ancak bilgisayar kullanmak ve sunumları elektronik ortamda hazırlamak ilginç bir şekilde mümkün değildir.
Her neyse… Yarışma güya Cumartesi saat 12.30’da başlayacaktı. Ancak daha önce Ege Üniversitesi Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nın tüm üniversitelilere duyurduğu elektrik kesintisini duyamayan (!) Best, bizi bir buçuk saat kadar boş yere ayakta bekletti.
Team Design’da, ekiplerden aralarında en az bir metre bulunan iki masa arasına, ellerine verilen malzemelerle bir düzenek kurulması istendi. Bu düzenek ile bir yumurta, bir masadan diğerine kırılmadan geçebilmeliydi.
Biz, grubumuz “Mavi Ekran” olarak, Case Study kategorisinde yarıştık. Bizden Yabancı Diller Ek Binası’na kapatılacağımız dört saat boyunca saksıyı çalıştırarak yaratıcı, kafa çalıştıracak ve geniş kitlelere hitap edecek bir oyun (board game) tasarlamamız istendi… Devamını oku »
Bir zamanlar bir şeyler organize etmeyi severdim. İnsanları toplayıp hep beraber ortak bir şey yapmamızın, bunu ayarlayan kişi olmanın hoş bir şey olduğunu düşünürdüm: Değilmiş. Bunu bir süre önce fark ettim. Uzun uğraşlar sonucunda ayarlanabilmiş bir organizasyona (zaten herkes bakarız bakarız deyip organizasyondan sadece bir gün önce haber verebilecek kadar meşgul (?= ekici) olduğundan kısa uğraşlar sonucu ayarlanabilen bir organizasyon yok) herkesin parça parça gruplar halinde gelmesi, gruplar halinde kalması ve organizasyonun hemen sonunda gruplar halinde “teşekkürler” diyerek çekip gitmesi, yapılan olayın “hep beraber” yapıldığına dair ortada en ufak bir kanıt olmaması, kendinizi “gişeden bilet alıp komisyonla satan eleman” gibi hissetmenize neden oluyormuş çünkü.
O yüzden davetli sayısını düşük, davetlileri yakın tutmak lazım. Devamını oku »
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Yeni yazıları takip etmenin
bir sürü yolu var!