Markalar yazı dizisinde sevdiğim ve sevmediğim markaları nedenleriyle beraber anlatıyorum.
Rahat, güvenli ve konforlu bir ulaşım… Üniversite zamanı İzmir – Antalya arasında mekik dokumaktayım. Gerek güler yüzlü personeli, gerek otogardan vaktinde kalkması, gerek Internet’ten kolaylıkla bilet alınabilmesi, gerek Rahat Hat ile tek kişilik koltukta yolculuk etmek ama tabi ki en önemlisi güven, benim gözümde Kamil Koç’u bir numara yapıyor.
Kamil Koç’un eksileri: İzmir-Antalya arasında inatla Keloğlan Dinlenme Tesisi’nde durması. Orası berbat, ben Tuna’yı istiyorum.
Diğer hoşlandığım ulaşım markaları: Pamukkale Devamını oku »
Şehir dışından gelip Antalya’yı tam bilmeyenler, özürlüler, yaşlılar, hamile bayanlar ve baş edemeyecekleri çocukları olanlar hariç, otobüste ineceği durağa gelene kadar k.çını oturduğu koltuktan ayırmaktan aciz insanlara gıcık oluyorum.
Otobüs tıklım tıklım doludur. X şahsı bir durak sonra inecektir ama otobüsün orta kısımlarında ayrıca pencere kenarında oturmaktadır.
Bu şahıs ineceği durağa yaklaşıldığında koltuğunda kıpırdaşmak suretiyle yanındakine ineceğini belli eder. Sonra koltuğunda hafifçe ayağa kalkarak ineceği durağa dikkatlice bakar. Burada neyi amaçladığını ben de bilmiyorum. Acaba ineceği yere ne kadar mesafe kaldığını ve kaç saniye daha koltuğunda oturacağını mı hesaplamaktadır? Yoksa durağın üstüne nükleer bomba düşüp düşmediğini mi kontrol etmektedir? Bu hep sır olarak kalacak. Bu esnada karakterimiz “DURACAK” lambasının yanıp yanmadığını da kontrol eder. Devamını oku »
Yine aynı şekilde bir veda ile şehirlerarası yola aktı. Önce otogardan çıktı, daha sonra şehirden. Şehrin, daha doğrusu şehrin şehir merkezi denilebilecek noktalarının bitimini kocaman, heybetli yemyeşil dağlar, bu dağlara tırmanan üçer şeritli gidiş ve geliş yolları izledi. Yollarda bu rampaları tırmanan onlarca yolcu otobüsleriyle bu rampalardan aşağı inmekte olan, Antalya’ya belki de ilk defa giren araç sahipleri vardı.
Yol uzadıkça uzuyordu. Daha henüz İzmir’e beş saat kırk beş dakika vardı. Geçen her saniyeyle Antalya’nın getirdiği pozitif enerji ve +3 mutluluk puanı da kayboluyordu…
Umut BENZER
Şuradaki yazımda AntKart almaya gittiğimde gördüğüm kuyruğu, nasıl işin içinden çıkılmaz hale geldiğini yazmış ve sinirlerimi sizlere belirtmiştim.
Şaşırdığımı itiraf etmeliyim ki AntKart’dakiler beni ciddiye aldılar. Aslına bakarsınız bırakın o yazıyı göreceklerini, müşteri hizmetlerine şikâyetlerimi bildiren elektronik postaya bile cevap vereceklerini sanmıyordum.
O kadar uzun bir süre bekledikten sonra kafayı yemiş bir hale geleceğimden yazdıklarımın da ancak o kadar yumuşak (!)
olabileceğinde bana hak vermelerine öncelikle teşekkür ediyorum.
AntKart macerasını onların gözünden de dinlemiş olmak beni mutlu etti ve aydınlandığımı da itiraf etmeliyim. Devamını oku »
Efendim, öncelikle Antalyalı olmayanlar için bilgi vereyim: Antkart, Antalya şehir merkezi sınırları içerisinde geçerli olacak bir akıllı kart uygulamasıdır. İzmir Kentkart, Manisa KentKart, Bursa BuKart, Konya Elkart, Ankara Ego, İstanbul AKBİL gibi bir uygulamadır kısaca.
Antkart’ın farkı şurdadır: İster herhangi bir bayiden alınabilir, ya da kendinize özel resimli bir kart almak için Antkart A.Ş.’nin merkezine başvurabilirsiniz.
Eğer kişisel kart alırsanız size şu faydaları dokunur:
Yani kısaca sırf öğrenci geçinmek için ya da artistlik olsun, resmim olsun, diye alınır. Çünkü kartın da içinde olduğu cüzdan kaybedilince içindeki Antkart’a ve içindeki 10 kuruşa değil, kredi kartlarına ve nakite yanar insan.
Ayrıca ister standart, ister kişisel kart alın şu faydaları da vardır:
Şimdi olayların saçmalaştığı yere gelelim. Benim üniversite kartımın arkasında “Bu kart sahibi Türkiye’nin her yerinde Üniversite Öğrencilerine sağlanan kolaylıklardan faydalanır.” yazmaktadır. Ama Antalya’da eskiden beri bu yeterli gelmemektedir. Zira eskiden dolmuş ve otobüsçüler bu kartı beğenmeyip paso rica ederlerdi. Şimdi de Antkart için ayrı bir öğrenci kartı almamız şart olmuş.
Bu kötü bir şey değil. İnsanlar öğrenci kartı ya da belgesiyle başvurup öğrenci Antkart’ı alabilir, bu doğaldır diye düşünüyorum. Ta ki:
Evet, şimdi dünyanın en ama en saçma, en çok adam ayıran, öğrencileri hiçe sayan, sırf para kazanmak uğruna istenmiş bir belgeyi sunuyorum size.
Öğrenci Antkart’ı almak için eğer Antalya dışında okuyorsanız ANTALYA’DA İKAMET ETTİĞİNİZE DAİR BİR BELGE ALMANIZ GEREKİYOR. Yani siz Antalya’da kalmıyorsanız sizin öğrenciliğiniz gözünü para hırsı bürümüş (kişisel düşüncem) bazı kişileri ilgilendirmiyor.
Şükür ki Antalya’da ikamet ediyorum ki bu belge de sorun olmadı. Öğrenci belgem de vardı. Gittim başvurmaya… Antalya’nın merkezindeki (!) Antkart A.Ş. binasında GELEN TÜM ANTALYALILARA kaç kişi hizmet veriyordu biliyor musunuz?
3

Şaka değil! Sadece üç kişi kart vermekle ilgileniyordu. Antalya’nın nüfusu 1.700.000 civarında bir rakam. 200.000 kişi kart almayacak olsa eder bir buçuk milyon. 3 kişi kart verdiğine göre GİŞE BAŞINA 500.000 (BEŞ YÜZ BİN) kişi kuyruk eder! Bunu görüp de başka merkezler açamayacak BEYİNSİZLİK kimde görülmüştür? Arkada bir işler dönüyor ama… Torpil mi rüşvet mi nedir acaba? Devamını oku »