Eski oyunlardan vazgeçemeyenler için yeni işletim sistemlerinin çıkması her zaman bir korku olmuştur. Ne yazık ki Windows Vista’da (ben SP1 üzerinde denedim) Red Alert 2 oyununda ve Yuri’s Revenge eklenti paketinde Network seçeneğini seçtiğinizde oyun ana menüye dönüyor ve çok oyunculu oynayamıyoruz.
En azından Google’da ufak bir arama yapana kadar oynayamıyordum.
Şu ve şu iki kaynakta bulduğum bilgiye göre ufak bir dosya eklentisi yaparak Red Alert 2′nin IPX yerine UDP protokolünü kullanmasını sağlayarak Windows Vista’da çoklu oyuncu desteğine kavuşmasını sağlayabiliyoruz. IPX çok eski bir protokol olduğundan Vista IPX desteklemiyor. Devamını oku »
There are no choices. Nothing but a straight line. The illusion comes afterwards, when you ask ‘Why me?’ and ‘What if?’. When you look back and see the branches, like a pruned bonsai tree, or forked lightning. If you had done something differently, it wouldn’t be you. It would be someone else looking back, asking a different set of questions.
Yukarıda Vladimir Lem’in düşüncelerine katılan Max’i okudunuz.
Max Payne… Beni gerek senaryosuyla, gerek oynanışıyla en çok etkileyen oyun şimdiye kadar… Sanki bir oyun oynamıyorum, film izliyorum. Gerekli yerlerde sinematikler, çizgi roman havasında ilerleyen olaylar ve daha başladığımızı anlayamadan biten duygusal bir oyun… Bir oyunun içinde karakterin rüyasını yönlendirebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Hem de gerçekten rüya izlenimi verebilen rüyalar… Ve oyunun sonu… Gözleri yaşarıyor insanın oyun bittiğinde. Devamını oku »
Internet’te sürterken rastladığım ilgi çekebilecek siteler No: 4.
Kaç gündür Ubuntu kurmaya çalışıyorum. Ama fark şurada: Ben bilgisayarıma değil de, Flash diskime kurmaya çalışıyorum bu işletim sistemini. Eh, biraz yol kat etmemiş de değilim ve çalışmalarım sürüyor bu konuda. Bu esnada yakaladığım güzel siteler oldu.
Burada Ubuntu 7.10’u bir Flash diske değişiklerin kalıcı olacağı şekilde (persistent mode) nasıl kurabileceğimiz anlatılıyor. İlginçtir ki orada yazanları harfiyen uyguladığım halde 1GB’lık Flash diskimde başarılı olamazken, 2GB’lık diskimde başarılı oldum.
Her neyse… Macera arıyorsanız ve Ubuntu’yu da merak ediyorsanız siz de deneyebilirsiniz. Ama ne yazık ki sık sık hata çıkabiliyor ve çok da başarılı değil. (Ubuntu değil, Flash disk için olan uyarlama, kızmayın hemen.) Ayrıca yine aynı sitede başka Linux dağıtımlarının taşınabilir kurulumları var. Belki Ubuntu maceralarımı başka bir yazımda anlatabilirim.
Dikkat: İşletim sistemini Flash diske bile kuruyor olsanız dikkat edin! En ufak bir hatada bilgisayarınız güme gidebilir.
Devam edelim… Devamını oku »
Half-Life 1998 yılında piyasa sürülmüş FPS (First Person Shooter) tipi bir oyundur. Piyasaya sürüldüğü yıl 50′den fazla disiplin tarafından “Game of The Year” unvanını alabilmiş bir oyundur. Valve diye bir şirket olduğunu öğreten oyundur diyebilirim ki bu sanırım sadece benim için geçerli değil.
Daha sonra 2004 yılında da Half-Life 2 çıkmıştı ki, o da müthiş bir oyundu. Half Life 2’nin Episode One’da HDR Rendering (High Dynamic Range Rendering) ile dinamik ışıklandırma gördük. Dinamik ışıklandırmadan kastım şudur ki, oyunda karanlık bir yerden aniden güçlü aydınlatılmış bir yere geçtiğinizde ışık gözünüzü alıyor, alışmanız biraz zaman alıyordu.
Daha sonra Episode Two çıktı. Episode Two ile özellikler iyice abartılıyordu. Artık el fenerimizden çıkan ışık da dahil olmak üzere; gölgeler, oyundaki tüm ışıklardan etkilenecek şekilde dinamik olarak hesaplanıyordu. Düşünsenize, el fenerinizi yakıyorsunuz ve etrafı bir anda aydınlıklar ve gölgeler kaplıyor. Üstelik bu gölgeler Doom 3’teki gibi çarpma hesaplamalar değil, gerçekten sağlam yapılmış hesaplamalar.
Ekran kartım kaldırmadığı için pek oynayamadım Episode 2’yi.
(GeForce GO 7300)
Burada özetlediğim bu yepyeni grafiksel özellikleri düşünün şimdi. Sonra bir de 98 oyunu Half Life 1’i düşünün… Black Mesa’yla tanıştığınız o günü… Black Mesa’yı Half Life 2’nin o müthiş grafik motoru Source için ve Fizik motoru Havok kullanılarak modellenmiş halini oynamak istemez miydiniz? Devamını oku »
Half-Life 1998 yılında piyasa sürülmüş FPS (First Person Shooter) tipi bir oyundur. Piyasaya sürüldüğü yıl 50′den fazla disiplin tarafından “Game of The Year” unvanını alabilmiş bir oyundur. Valve diye bir şirket olduğunu öğreten oyundur diyebilirim ki bu sanırım sadece benim için geçerli değil.
Daha sonra yanlış hatırlamıyorsam 2004 yılında da Half-Life 2 çıkmıştı ki, o da müthiş bir oyundu.
Bu yazımda Half Life ile alakalı üç güzel video paylaşacağım. Devamını oku »
Anılarım kısmına geri dönmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Bir Hafta Çıralıdayız!
Her ne kadar sıcaktan bir hafta dayanamasak da 5 gün Çıralı’daydık .png)