Mezun olmaya bir sene kaldı, ben hala ehliyet almadım. Özel bir nedeni de yok ha, sırf üşengeçlikten. Ha bir de, ehliyet alsam sürecek araba yok, pek bir gereksiz gördüğümden.
Ama artık alsam iyi olur kanısındayım şu üniversiteyi bitirmeden. Aradan çıksın o da. Beyin bedava.
Şu anda, ehliyet piyasası ne durumda hiçbir fikrim yok. Onun için soruyorum:
İZMİR için…
Bilgisi olan kişileri yorum yazmaya davet ediyorum. Bu blog yazarının yardımınıza ihtiyacı var.
Dibe eklenip dipnot adını alan ek not: Gençler, Ekim ayı gibi ehliyet alacak varsa beraber gidelim kursa? Ne dersiniz?
Aşağıdaki fotoğrafı büyültün (gerekirse yeni bir sekmede açın) ve inceleyin. Uğruna milyon dolarlar harcanan ve belediyeyi borca batıran aynı ulaşım sisteminin 100 metre önceki ve 100 metre sonraki hallerini görün.
Nüfusu 2 milyona yakın olan ve yazın bu nüfusu ikiye katlayan bir kentte bu sistemin zaten daracık olan yolları nasıl kapattığını düşünün. Yola atlayan yayaları düşünün. Tramvay yolunda top oynayan çocukları, sipariş yetiştiren Pizza Pizza motosikletini hayal edin… Devamını oku »
Sizin üniversitenizi bilemem. Sizin rektörünüzü de tanımıyorum. Ama bizim üniversitemizden ve rektörümüzden bahsedebilirim. Sizin yurdunuzu bilemem. İnterneti var mı, yok mu onu da bilemem. Ama kendi yurdumdan bahsedebilirim.
Maalesef artık adını söylemeye utandığım Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nde kalmaktayım. Yurdumuzda 3 aydır internet yok! AMA ÖYLE BİR YÜZSÜZLÜK HAKİM Kİ HALA UTANMADAN WEB SİTELERİNDE 24 SAAT İNTERNET VARDIR YAZABİLİYORLAR. Yalancılık bile bir yere kadar!
Dün “İnternet bağlantısını tamir etmeyi başardılar, zahmet oldu.” diyorduk ki, yaklaşık 5 saatlik bir bağlantının sonunda internet tekrar gitti! Şaşıran olduğunu sanmıyorum.
Bugün Şebnem Hanım’dan aldığım bilgilere göre, yine makineler yanmış. En başa dönmüşüz, bilmem kaç bin dolarlık zarar varmış, herkes gece gündüz çalışıyormuş vs vs… Her zamankinden farklı bir şey duyamadım, beklemiyordum da. Aynı tas, aynı hamam. Eee alıştık artık. Annesi babası avukat olan bir tane bile yürekli insan dava açmayınca şu yurda, zamanında imza toplamak için oda oda dolaştığımızda imza atmaya bile korkanlar oldukça, hepiniz kuzu kuzu uyudukça böyle devam eder bu. Devamını oku »
Adsense’e iyice uyuz oldum. İnsanlar nasıl bir ayda 100 dolar kazanabiliyor anlamıyorum. İnsanları alenen tıklamaya teşvik etmek ve kendi reklamlarına tıklamak yasak. Zaten bunları yapıp yakalanırsanız postalanıyor, zırnık da alamıyorsunuz. Bunlar harici nasıl o kadar “tıklayan” ziyaretçi bulabiliyorlar anlamıyorum.
Reklam stratejileri konusunda yardıma ihtiyacım var sanırım. Hani “Ziyaretçi sayındandır Umut, senin o kadar ziyaretçin yok.” deseniz, aylık yaklaşık 15.000 tekil ziyaretçim var. Günlük 0.00$ getirisi olması bir garip geliyor. Bir gün içinde gelen 500 ziyaretçi, 2000’den fazla gezilen sayfa, biri bir tane mi ilginç reklam görmez arkadaşım?
Bu da kafama iki ayrı fikir getiriyor: Devamını oku »
Beşinci hafta bitti, altıncı haftaya girdik bugün. Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nde tam ALTI HAFTADIR internet kesik. Yetkililer interneti getirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını ancak beceremediklerini söylüyorlar.
Sorunun elektrik sisteminden kaynaklandığını, ancak arızanın nerede olduğunun bile daha tespit edilemediğini söyleyebiliyorlar utanmadan…
Arızayı tespit etmek için birçok “profosyonel şirket” çağırdıklarını, bu şirketlere onbinlerce lira para verdiklerini, ancak bu şirketlerin de sorunu çözemediklerini söylüyorlar. Yani diyorlar ki “Biz o kadar enayiyiz ki, hiçbir haltı başaramayan şirketlere para veriyoruz, o derece seviyoruz paranızı yemeyi.”
Üniversitenin ilgili bölümlerinden doçentlerin gelip danışmanlık yaptığını söylüyorlar, yine de çözülemediğini ekliyorlar… Demek ki bizim üniversitenin eğitim kalitesi bu kadar. Daha ufacık bir sorunu çözemeyen doçent, utanmadan bir de bunların eğitimini veriyor! Devamını oku »
Haşırtasyon (ad): Antalya Büyükşehir Belediyesi önderliğinde Antkart ve Belediye’nin Antalya halkına uyguladıkları aksiyonun adıdır.
Antalya’dakiler sömürdü derken, şimdi de İzmir başladı. Korkuyorum, bu gidişle Türkiye’de yaşamak için Akbil çıkarmak da zorunlu olacak.
Daha henüz Antkart, hala paralarımızı ödeme gereği duymamışken, şimdi de İzmir sömürmeye karar verdi bizi. ESHOT, şoförlerinin her öğrenci kartını tanıyamamasından dolayı Antalya’daki gibi arkası fotoğraflı özel baskılı öğrenci kartlarına geçiş kararı almış.
Buraya kadar her şey tamam. Bir problem yok. Devamını oku »

HP’yle olan maceramı biliyorsunuz. Bilmeyenler için özetlersem: İki aylık bilgisayarım bozuldu. Bir buçuk ay tamirde bekledi. Tamir süresi dolduğundan değişim istedim, stoklarımızda yok veremeyiz dediler. Paramı istedim, tamam ama iki ay beklersiniz dediler. CEO’ya şikâyet ettim. Paramı üç hafta sonra aldım.
Ve böylece cepte 2300TL naktim oldu. Tüm yaz tatilini bilgisayarsız geçirdikten sonra bir bilgisayar almanın vakti gelmişti… Devamını oku »