Bunun Burada Ne İşi Var?
Dün şehre inmek için Sayın Menderes Türel’in zamanında Hafif Metro ...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eleştirisine devam ediyorum. Yazının ilk kısmına buradan erişebilirsiniz.
Ben İzmir’e geleli altı sene oluyor, Ege Bilgisayar Mühendisliği ile Bornova Metro arasındaki yol her yağmurda hala dere oluyor. 6 senede kimse çözmeyi akıl edemedi bunu. Zaten ışıkların yerine de uyuz oluyorum. İnsan karşıya geçecek yayaları da düşünüp biraz geriye koyar.
Üçkuyular metrosu ben geldiğimde de yapılıyordu 6 sene önce. Tamam, bitmemiş olabilir, problem değil. Sonuçta çeşitli ödenek sıkıntıları, davalar, hükümetin oyunları, ihaleyi alıp batan şirketler falan olabileceğini az çok tahmin ediyoruz. Ama… Ama, bu bilgileri hep sağdan soldan duyuyoruz. Aslında hiçbirimizin metro inşaatının ne durumda olduğu konusunda net bir bilgisi yok. Madem en önemli icraatlerinizden biri şu metro, azıcık tanıtsanız, biraz reklamını yapsanız olmaz mı? Devamını oku »
Bunu Google+ arkadaşlarınızla paylaşmaya ne dersiniz? Sağdaki +1 düğmesini kullanabilirsiniz. ;)
Eski ayakkabım 6 yerden birden yırtılınca artık yenisini almak gerekti. Bunun için de İzmir’de çok bilindik bir mağaza olan Yalı Spor (Karşıyaka)’ya gittik. Buradan Nike marka güzel bir ayakkabı beğendim ve aldık.
Ayakkabı şahane görünüyordu, hoştu falan. Ama bir giydim, bir daha giyemedim. Topuk kısmı vuruyordu. Ama öyle böyle değil. Yarım saat giydikten sonra dört gün boyunca ayakkabıyı giymeniz mümkün değildi acıdan. Yara bandı yapıştırmak da etki etmedi. Ütüne bastım, evde giydim açılsın diye ama ne yaparsam yapayım olmadı.
Yalı Spor’a geri götürdüm ayakkabıyı… “Ben bunu giyemiyorum, vuruyor!” dedim. Adam, “Buna bir kalıp koyalım biz.” dedi. Koydular. Topuk hala vurduğu halde artık bir de ayakkabı sıkıyordu. Olmadı kısaca. Devamını oku »
Birkaç yazı önce yeni oyuncağım olan Packard Bell marka yeni dizüstü bilgisayarımdan bahsetmiştim. Tüm iyi dilekleriniz için teşekkür ederim.
Aynı yazıda, bilgisayarı Vatan Bilgisayar’dan aldığımı da söylemiştim. Bir daha bir şey gereksin, yine Vatan’dan alırım. Başta İstanbul Bilişim olmak üzere, diğer hiçbir firmanın yüzüne bile bakmam. Herkese de tavsiye ederim Vatan’ı. Neden mi? Devamını oku »
Bu aralar kendim bir şeyler yazmaktan çok, sağdan soldan bulduğum ama paylaşmaya değer içeriklere yer veriyorum. Kusuruma bakmayın. Dersler ve tez iyice yoğunlaştı, ancak buna vakit bulabiliyorum.
Matrix ile ADSL’i birleştirirseniz ne olur?
Bobiler.org’da bunu yapmışlar, ortaya şöyle bir şey çıkmış:
Hep beraber izleyelim. Devamını oku »
Her şey bundan altı ay önce başladı… Sınırsız web alanı verdiğinden, bant genişliği, domain sınırı gibi gereksiz şeylerle uğraştırmadığından UBenzer Amerika’ya, Hostgator’a taşındı.
Hizmet süperdi… Hiçbir eksiği olmayan sunucular… Limit kısmında “Unlimited” yazan web alanı, bant genişliği. İstediğin kadar domaini barındırma olanağı… Yardımsever bir teknik destek (İngilizce).
Bunlar bana yaklaşık 40 dolara patlamıştı altı aylık… Fena da değildi.
Tek bir sorun vardı: Çok yavaştı. Devamını oku »
ELEC, BEST adı altında kurulmuş bir Ege Üniversitesi Öğrenci Topluluğunun düzenlemiş olduğu, finalistlerin diğer üniversiteler ile kapışacağı bir mühendislik/yaratılıcılık yarışmasıdır. İki kategorisi vardır: Case Study ve Team Design. Tanıtım broşürlerindeki imla hatası ise gözden kaçmamıştır.
Team Design kategorisinde, takımlara çeşitli malzemeler verilerek, takımlardan o an öğrendikleri görevi tamamlayacak bir düzenek hazırlamaları istenir. Ama bu takımlara önceden hesap makinesi getirebilecekleri gibi ufak (!) ayrıntıların söylenmesi nedense unutulmuştur.
Case Study’de ise, bir problem verilir ve dört saatte bu probleme bir çözüm üretilmesi istenir. Ertesi gün sunum yapılması gerekmektedir, ancak bilgisayar kullanmak ve sunumları elektronik ortamda hazırlamak ilginç bir şekilde mümkün değildir.
Her neyse… Yarışma güya Cumartesi saat 12.30’da başlayacaktı. Ancak daha önce Ege Üniversitesi Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nın tüm üniversitelilere duyurduğu elektrik kesintisini duyamayan (!) Best, bizi bir buçuk saat kadar boş yere ayakta bekletti.
Team Design’da, ekiplerden aralarında en az bir metre bulunan iki masa arasına, ellerine verilen malzemelerle bir düzenek kurulması istendi. Bu düzenek ile bir yumurta, bir masadan diğerine kırılmadan geçebilmeliydi.
Biz, grubumuz “Mavi Ekran” olarak, Case Study kategorisinde yarıştık. Bizden Yabancı Diller Ek Binası’na kapatılacağımız dört saat boyunca saksıyı çalıştırarak yaratıcı, kafa çalıştıracak ve geniş kitlelere hitap edecek bir oyun (board game) tasarlamamız istendi… Devamını oku »
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Yeni yazıları takip etmenin
bir sürü yolu var!