yorumsuz…
[googlevideo]http://video.google.com/videoplay?docid=-3170364259738876923[/googlevideo]

“İrticayı en büyük tehdit” olarak niteleyen 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu’nun yıldönümünde toplanacak Üniversiteler Arası Kurul türbanın yanı sıra YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın açıklamalarını da değerlendirecek. Özcan’a tepkilerse durmuyor. Ege Üniversitesi’nden bir grup öğretim üyesi, YÖK Başkanı Özcan ve Başkan Vekili Prof. Dr. İzzet Özgenç hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Prof. Dr. Kayhan Kantarlı, Özcan ve Özgenç’in türban serbestisini amaçlayan icraatını Anayasa’nın laiklik ilkesi ve hukuk devleti ilkesini içeren 2. maddeye, 6, 11, 138, 153. maddelerine aykırı olduğunu söyledi. Kantarlı, Özcan ve Özgenç’in TCK’nin 309. maddesine muhalefet ettiklerini de vurguladı. İstanbul Üniversitesi, Özcan’ın sözlerini ‘Anayasa’nın amir 137. maddesi hükmü karşısında konusu suç teşkil eden emir’ olarak nitelendi. Rektörlerin tepkileri şöyle:
Kaynak: Radikal Gazetesi 28.02.2008 sayısı
Yorum: Prof.Dr.Kayhan Kantarlı benim fizik hocam. Bizim gibi sadece kötü oluyor demek yerine bir şeyler yapıyor, tepki gösteriyor. İşte bu onu gözümde müthiş birisi olarak nitelendirmem için en önemli neden. Tepki gösterip sessiz kalmadığı için saygı duyuyorum. Ege Üniversitesi gelen geçenin girebileceği bir yer olmayacak. Türban yasağının kaldırılmasına gösterilen tepkileri sonuna kadar desteliyorum. (ama yine sadece lafta dedim, bir şey yapamadım.
)
Malzemeler
Hazırlanışı
Tam olmamışlarından bir adet ülke alınır ve çok önceden 1 adet Bush’ ta bekletilmiş bir tepeleme yağla iyice yağlanır. Daha sonra bol miktarda şerbet hazırlanıp nabzına göre azar azar yedirilir. Şerbeti yiyince salınan ülkenin yer kabuğu kolayca kaldırılır ve yer altı kaynakları yavaş yavaş soyularak, ince ince dilimlenir. Ardından kısık ateşe oturtulur ve yabancı sermaye ülke içine yavaş yavaş ilave edilip, milli piyasaya karıştırılır. Daha sonra süzgeçten geçirilerek, kalan iç sermaye ayıklanır. Süzülen iç sermaye bir kaba konularak içine aldığı kadar dış borç eklenir ve ateş arttırılır. Dış borcun tadı çok ağır olduğundan, ülkenin tadını bozup fark edilmesin diye, borçlanmış ülkenin içine, daha önceden ince ince çekilmiş televizyon dizileri, yabancı dil, kola ve hamburger azar azar katılarak çırpılır ve eklenmiş dış borçla birlikte, iyice kaynatılır. Sonra ülke diri kalmasın diye bir baraj suya birkaç skandal ve asparagas haber katılarak çalkalanır ve koyulaşmaya başlamış ülkeye ilave edilerek, ülke gündemi iyice bir sulandırılır. Daha sonra yine süzgeçten süzülür ve ülke içindeki yurt sevgisi, anadil ve türküler ayıklanır, birlikte ve barış içinde yaşama arzusu dilim dilim parçalara ayrılır ve diğerlerine ilave edilir. Son olarak bol miktarda provokasyon ilave edilip ateş biraz daha arttırılır. Artık tüm ulusal bilinç ve sermayeden ayıklanmış ve yenmeye hazır hale gelmiş ülke, bir iki taşım daha kaynamaya bırakılarak kapağı kapatılır. Sonra ülke kazayla (!) ocakta unutulur ve tam taşmak üzereyken yetişip bir güzel kurtarılır. Arzuya göre çifte kavrulmuş vatandaş başı ve kola ile servis yapılır.
Zafiyet olsun!
Kaynak: Bana gelen e-mail, yani kime ait bilmiyorum, en azından benim için bu yazı Anonim.
Mutlu yıllar diliyorum. Biliyorum bu dediğim olmayacak ama: Hepinizin yeni yılı dilediğiniz gibi olsun, tüm hayalleriniz gerçekleşsin. (nah gerçekleşir)
Tayyip’in ve Abdullah’ın aslında ne olduklarını görelim:
Buradan
Seçimin bittiği hafta Internet’te dolaşan Cem Uzan vaatlerinden bir kısmını sizin için derledim.
Devamını oku »Seçim sonuçları açıklandı. Hepimize geçmiş olsun 5 yıl daha çekeceğiz.