Bazı ufak şeyler vardır çevremizden beklediğimiz… O kadar ufak ve hayata o kadar yerleşik beklentilerdir ki bunlar, ne kelimelere döküp adlandırabilirsiniz, ne alenen talep edebilirsiniz. Onlar sadece “olur”. Böyle ufak şeyler hayatın tadı tuzu olup, hayatın sadece verilen sözler, açıkça ifade edilebilenlerden oluşmayan ilginç ve hoş bir şey olmasını sağlar.
Düşünsenize, öyle bir hayatınız var ki, fatura keser gibi her hareketinizi kağıda dökebiliyor, hepsini muhasebeleştirebiliyorsunuz… Hoş mu?
Ama tabi beklenenler genelde gerçekleşmez… Kişisine göre, vaktine göre, size göre, hissettiklerinize göre, dönemine göre, vs. vs. umurunuzda değildir genelde gerçekleşmemesi… Oralı bile olmazsınız. Hatta, belki siz bile fark etmezsiniz. Devamını oku »
En popüler arama motoru Google. Öyle bir yerleşmiş durumda ki, adres çubuğu yerine gideceği siteyi Google’ın arama kutusuna yazan bir sürü insan var.
Ama gerçekten bu kadar iyi mi acaba? Test etmeye ne dersiniz?
Bunun için Blind Search isimli bir servis geliştirilmiş. Arayacağınız kelimeyi yazıyor, daha sonra bunu internette veya resimler arasında arıyorsunuz. Web sitesi size Yahoo, Bing ve Google’dan sonuçlar getiriyor. Hangisini daha çok beğendiyseniz, ona oy veriyorsunuz. Hangisi olduğunu bilmeden. Devamını oku »
Bugünden itibaren kişisel konularda yazmayı (en azından bir süreliğine) bırakıyorum.
Ne gerek(mış) var ki? Hem içimi döküp, hem de bunları kalıcı bir ortamda paylaşmak yerine, duvara konuşmam daha mantıklı olabilirmiş.
Benim gizli korkularım varmış meğerse. Ben aslında yazdıklarımda millete mesaj gönderiyormuşum. Herkesin yazılarımı okumasını ve onlardan bir anlam çıkarıp gönderdiğim mesajı “anlamasını” bekliyormuşum. Kendim için yazmıyormuşum. Aslında ben insanlarla konuşamayacak, ya da onlara hislerimi aktaramayacak kadar özürlü olduğumdan yazmayı tercih ediyormuşum.
Gizli korkularım varmış.
Kendimin bile bilmediği gizli sorunlarım varmış.
Devamını oku »
Arkadaşlar, sırf moda olduğu için, bilgisayar oyunlarını seviyorsunuz diye, aileniz zorluyor diye, ailenizde 6 tane doktor var diye, puanınız tuttu diye ya da buna benzer sebeplerden dolayı bilgisayar mühendisliği seçmeyi düşünüyorsanız kitabımdan aldığım aşağıdaki konu başlığı sizi bu düşüncenizden vazgeçirecektir.
Lütfen tercihinizi iyi yapın. Sırf üniversite bitirmek için bu bölüme gelmeyin. Hatta sırf okumak için hiçbir bölüme gitmeyin.
O gördüğünüz konu başlığı sizde merak ve heyecan yerine tiksinti uyandırıyorsa başka bir meslek düşünebilirsiniz. Unutmayalım ki bölümümüz hayatımız boyunca mesleğimiz olacak.
Ne diyebilirim ki… Vize dönemi geldi. İneklemeye devam…