Cevabını en çok merak ettiğim sorulardan biri…
Öncelikle biraz bilgi vereyim: Antalya Raylı sistem projesi, müjdesi Kasım 2006’da verilmiş, Antalya’nın Kuzey-Güney trafik akışını kolaylaştıracak bir projedir.
Şu anda birinci etap yapım çalışmaları devam etmektedir ve bu yüzden şehir trafiği felç olmuş durumdadır.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in yaptığı açıklamaya göre 1.5 yıl sürecek inşaatların ardından, 31 Aralık 2008 tarihinde 2 vagonla deneme seferlerine başlanacak, Mart 2009’da 4 vagonla devam edilecek ve Haziran 2009’da 14 vagon ile tamamen aktif duruma geçilecek. Devamını oku »
Yazmaya başladım. Ama bu ikinci cümle bile zorla geldi. Bana bir olumsuzluk ifadesi lazım. “Hayır.” gibi ama daha çok anlam içermeli.
Öyle ki bu ifade temelde olumsuz bir anlam içermesine rağmen, iyi şeyleri de barındırabilmeli.
“İtici”ye yakın bir anlam lazım mesela. İğrenç, pis, kanı bozuk tarzı değil de “çekici”nin zıttı “topraklama” anlamında bir ifade… “Topraklama” ne mi? “Sende elektrik yok.”un fiziksel karşılığı.
“Topraklama”nın yanında “değişmemek” ifadesini de içeren bir anlam olsun bu “Hayır.” Kelimesinde. Değişmemek ama kendini kandırmadan… Bilinçli ve dikkatlice.
“Nasıl” ve “Neden” diye sorsun bu kelime!
Öyle bir kelime istiyorum ki baktığında insanın kafası bir şey hissedemeyecek kadar karışsın. Ardından akıla “rahatlama” ve “hayal kırıklığı” getirsin bu kelime.
Hayal kırıklığını o kadar iyi yansıtsın ki bu kelime, ikinci kez telaffuz edildiğinde “Alıştım ben artık.” bile gelsin insanın aklına.
Öyle bir olumsuzluk ifadesi istiyorum ki geleceği tek taraftan belirsiz kılsın. Az biraz (!) da kıskaçlığı getirsin akla.
Bu öyle bir kelime olsun ki, kullanıldığı yere bağlı olarak “mutluluk” anlamına da gelebilsin. Ama benim için ancak olumsuz temel anlamı bir şeyler ifade ediyor olsun.
Bu kelime hayal ve final olsun.
İşte ben bu kelimeyi biliyorum. Ama bir şey fark etmeksizin hala aramaya devam ediyorum. Bulana kadar da bu yazı bitemeyecek…
Biliyorum, ömür bitecek bu yazı bitmeyecek. Devamını oku »

Yazar sınav döneminde (ve haliyle inekleme döneminde) olduğu için yazı göndermekte sıkıntılar çekmektedir.
Bu sıkıntıların en başında yazmaya vakit ayıramamak var. Bilgisayarın başında geçtiğimde ders çalışıyorum, satırlarca kaynak kod yazıyorum, “pointerları gösteren pointerları gösteren pointerları gösteren pointer tipinden pointerlar” konusuna çalışıyorum, Salı gününe iki ödev yetiştiriyorum. Başka bir sıkıntı olarak yemek yiyorum, çok vakit alıyor. Uyuyorum ama sadece zorunluluktan, yoksa içimden uyumak bile gelmiyor şu anda. Yazın tadını (!) çıkarıyorum. Anladınız siz ne demek istediğimi… Ne de olsa etraf cıvıl cıvıl… Ha bir de bunların dışında çözmem gereken bir iki tutarsızlık ve birisine kanıtlamam gereken bir konu var hayat ile ilgili. Ayrıca OBS için bağıl sistem algoritması çıkarmam gerektiğinden bahsetmiyorum bile.
Yukarıdaki ve benzer nedenlerden ötürü bu aralar çok yazı yazamayacağım. (hatta yazamıyordum)