Başka üniversitelerin laboratuvarı varsa, en kötü laboratuarı varsa, Ege Üniversitesi’nin de labaratuarı vardır.
Eee, ne de olsa koca Ege Üniversitesi’dir orası. Altyapısından, Türkçe’ye gösterdiği özene kadar her türlü alanda diğer kurumlara örnek olmalıdır. Onun labaratuarı olmaz da kimin olur? Devamını oku »
Birisi SunExpress’tekilere Türkçe’yi öğretsin. Lütfen. Aşağıdaki fotoğraf tarafımdan Antalya Şarampol Caddesi’nde çekildi. Gördüğünüz reklam bir belediye otobüsünün üstünde.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Basketbal takımı SunExpress ile uçuyormuş. Basketbal da ne? Basketball da değil, Basketbol da. “Türkilizce” derlerdi de, ne diye merak ederdim, öğrenmiş oldum. Devamını oku »
Geçenlerde Firefox’um Google ve Google gibi Arial yazı tipini kullanan sitelerdeki tüm yazıları koyu kalın puntolarla (bold) gösteriyordu. Bunun kendi sistemimle ilgili bir cinslik olduğunu sandığımdan çözümünü yazma gereği duymamıştım.
Geçenlerde fark ettiğim üzere bu yaygın bir sorunmuş ve genelde Firefox güncellemelerinden sonra çıkıyormuş. Nedenini bilemem ama çözümü bende.
İsterseniz, tamamı koyu görünen bozuk bir web sayfası ile başlayalım:
Devamını oku »
Bugün bu deyimin anlamını gördüm bizim bölümdeki panoların birinde.
Ege Üniversitesi Türk Dili ve Tarihi Topluluğu’nun afişi vardı B4 girişinin yanındaki ikinci panoda. Yardımcı Doçent Doktor Hasan Mert’in konuşması varmış 10 Mart’ta.
Buraya kadar her şey tamam. Türkçe katli aşağıda başlıyordu… Devamını oku »
Feyza Hepçilingirler’in dediği gibi… Hiç iyi bir yere gitmiyor.
Öyle bir durumdayız ki, belediyeler yazmayı unutmuş. “LiSeLi qenchler Tuqche yazishir olmush!” Tabelacılar “de” ekinin yazım kurallarını evlatlıktan reddetmiş. Türkçe isim koyan dükkânlar ezik olmuş.
Daha ülkeyi yöneten Sayın Tayyip ve saz arkadaşları bile dillerini bilmezken, üniversitede bize verilen deney föylerinde ve ödev metinlerinde bile sürüyle yazım hatası varken yurdum vatandaşı ne yapsın? Devamını oku »
Smashing Magazine 20 tane sitenin iç çamaşırını incelemiş, Lorem Ipsum sitesi 200cis(pi) tane bedava tema sunmuş, hödö sitesi 6 tane Photoshop fırça seti sunmuş, “bedavaikonlar.com” adresinde bedava ikonlar varmış
vs vs. tarzı, sağdan soldan bulduklarını derleyip, bunlara bağlantı vererek içerik hazırladıklarını iddia eden blogculara derleme blogcu adı verilir.
Bu kişiler bırakın içerik üretmeyi, en azından bağlantısını verdikleri içeriği Türkçeye çevirmeye bile zahmet etmezler. Bu blogcular, kendileri asla içerik hazırlamaz, bizim embesil olduğumuzu düşündüklerinden bu siteleri gezemeyeceğimizi sanır, o yüzden kendileri bunları derleme gereği duyarlar.
Sonra web sitelerine yok efendim “tasarımcı bavulu”, “photoshopcu ustası”, “web 2.0′da sonbahar” gibi karizmatik isimler verirler. Hoş bir tasarım ve milyonlarca yazım kuralı ihlali de ekledik mi, karışınızda derleme blogcu! Devamını oku »
Geçen günün birinde Kültürpark’ın içinden geçip Basmane Metro İstasyonu’na doğru yürürken reklam panolarının birinde şöyle bir reklam gördüm:
“Bu yılda içiniz rahat olsun.”
Aslına bakarsanız “yılda”daki “da”nın ayrı yazılması gerektiği besbelli. Yine de acaba “bu yılda” derken sadece 2009’u mu kastediyor diye anlamak için çok uğraştım. Ama eğer böyle bir anlama yorabilseydim, yani bizim 2009’da rahat olmamız gerekseydi, o zaman bir nedenden dolayı 2008 yılında rahat olmamış olmamız gerekliydi. 2008 yılında sularına arsenik katıp 2009’da bunu kesmeyeceklerine göre yazı bu anlama gelemezdi. O halde bizim bu 2009’da da rahat olmamız gerekliydi. O halde “bu yıl da” içimiz rahat olmalıydı.
Bu reklam şu anda İzmir’in tüm sokaklarında yer alıyor. Belki diğer şehirlerde de. Herkes bu hatayı görüyor. Bir kısım insan benim gibi sinirleniyor, eleştiriyor. Bir kısım insan hiç mi hiç takmıyor. “Ben ne demek istediğini anlıyorum kardeşim.” diyor. Bir kısım insan (ki bunlardan bazıları acı bir şekilde yazar(!) olduklarını iddia ediyorlar) en temel kurallardan biri olan –de ekinin yazımını bilmiyor. Bu yüzden o reklamda hata olduğnun farkında değiller. Devamını oku »