Filitre

‘yolculuk’ etiketli yazılar

03 Şubat
2010
14:11

Uçan Sarışının Seyir Defteri

Eğlence & Ivır Zıvır 03 Şubat 2010


Antalya’ya gelişim müthiş bir eğlenceydi! Bir arka koltuğumda oturan güzide sarışınımızın yol boyunca arkadaşıyla yaptığı sohbette yumurtladıklarından bazı alıntılar sunuyorum sizlere… :D Devamını oku »

5 yorum var | toplam 514 kez okundu | bugün 1 kez okundu
02 Aralık
2009
16:15

Tatil Bitti. Uzatması da.

Hayat & Ivır Zıvır & Kişisel 02 Aralık 2009

Tatil biteli iki gün olmuş bile. Ama ben doyamamışım uyumaya. Tembel ben. İki gün de kafadan uzatmışım. Sayılı gün tabi. O da bitmiş. Bir bakmışım ki, vakit gelmiş, havaalanı yolu gözükmüş. Boeing 737-800 beni beklermiş.

Sonra bir saatlik bir yolculuk, yarısı kalkış yarısı iniş. Düz gitmeye fırsat bulamıyor uçak. Ona yakın, bana uzak olsa da. Ve bir bakmışım ki, daha gözümü kırpmadan İzmir’e varmışım. Havaalanında valiz bekliyorum. Hava alanında 204 bekliyorum. 204’te yolun bitmesini bekliyorum. Bornova Metro’dan yurda yürüyor, yolun bitmesini bekliyorum. Hava soğuk tabi, eller de üşüyor. Devamını oku »

3 yorum var | toplam 501 kez okundu | bugün okuyan olmadı
04 Ekim
2009
22:04

Bitirirken

Eğlence & Hayat & Ivır Zıvır & Kişisel 04 Ekim 2009

Rüya gibi bir tatil bitti! (Öhm eöö, evet bir hafta önce bitti.)

Ege BebekTatilin ana fikri şüphesiz yeğenimdi benim için. Yazın başında doğan, şu an iki buçuk aylık olan minik yeğenim. Bakıp bakıp gülücükler atıp “agguu” dediğinde ya da adını söylediğinde (“ge,eee!”) dünyalar sizin oluyor.

Yeğenimin dışında, fazla sıcak bir yaz olmaması, arkadaşlarla gezip tozmam, evimizin 200 metre ilersine içerisinde sinema, bowling salonu :D ve Burger King’i de olan Antalya’nın en büyük alışveriş merkezinin açılması da tatilin rüya gibi olmasına etki etti tabi. Bowling salonu!! :D

Bu yaz birçok defa günün doğumuna şahit oldum evin balkonunda. Bir yandan oyun oynayarak, program yazarak ya da internette sürterek defalarca sabahladım. Sessiz bir ana caddenin yavaş yavaş trafik gürültüsüne boğulmasını izlemek güzeldi. Devamını oku »

5 yorum var | toplam 934 kez okundu | bugün okuyan olmadı
15 Aralık
2008
17:30

Gitmek İstemiyorum

Hayat & Kişisel 15 Aralık 2008

Göndermeyin beni oraya. Gitmek istemiyorum. İyiyim ben Antalya’mda. Ne çabuk geçti kocaman tatil! Nasıl bitiverdi huzurlu günler… Dönmek istemiyorum ben oraya, her şeyin ortasına. Kenarda köşede, huzurun başucunda iyiydim ben burada.

Her zamanki gibi güzeldin Antalya… Huzur dolu, sıcak ve içten.

Hoşça kal. Her zamankinden de kısa bir süre sonra tekrar geliyorum.

Bitirirken: Secret GardenNocturne

4 yorum var | toplam 919 kez okundu | bugün okuyan olmadı
24 Ekim
2008
14:00

Yolculuk

Hayat & Kişisel & İlişkiler 24 Ekim 2008

Yolculuk her zaman farklı duygular uyandırır bende. Kimi zaman iyidir, düşündükçe mutlu eder aklıma gelenler, kimi zaman da çökertir beni.

Yine karmakarışık duygularla çıkıyorum yolculuğa… Düşündüklerim bana ait. Hepsi kafamda ve dağınık haldeler. Düzenlemem gerekiyor.

İzmir’de çok bunaldım. Yine, yeni, yeniden Antalya’ya kaçıyorum. İyi olmak için… Duygu ile mantığın orta noktayı bulduğu, sonradan pişman olmayacağım kararlar vermek için…

Mutlu olmak için…

yorum yok | toplam 574 kez okundu | bugün 1 kez okundu
08 Ekim
2008
20:14

İnternet Yok

Hayat & Kişisel 08 Ekim 2008

Kalmakta olduğum Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü, bu yaz aldığı kararla sağ tarafta kız blokları, sol tarafta erkek blokları olsun diye (haremlik selamlık) bizi bulunduğumuz yurttan başka bloğa sürmüşlerdi.

Anlayacağınız sırf düzenli görünsün (!) diye iki senedir kaldığımız odamızdan atıldık. Neden mi istemiyordum taşınmayı? Neden mi bu kadar karşıydım?

Çünkü yurdumuz girişe en yakın bloktu. Yurt odamızda diğer blokların hiçbir yerinde olmayan duvarın içine gömük raflar vardı. (Yani oda daha genişti.)

…ve en büyük korkumuz…

Geçen sene açılan bloklarda (mesela Defne) yurdun tanıtımında sözünü ettikleri buzdolabı gibi bir demirbaşı okul açılıktan tam bir dönem sonra odalara koyabilmişlerdi. Anlayacağınız, tırsıyorduk benzer eksikliklerden… Hem bizi iki senelik odamızdan sürüyorlardı, hem de eksikleri olan bir bloğa gitme olasılığımız vardı.

Endişelerimizi dile getirdiğimizde böyle bir şey olmayacağını söylemişlerdi.

Sene başladı. Yurdun taa öbür ucundaki Akasya bloğa sürülmüşüz.

İzmir’e yağmurlu bir gün geldim. Etraf ıslak. Valizle yurda yaklaşıyorum yavaş yavaş… Valiz ağır, vardır belki de 30 kilo… Eee, malum ilk defa geliyorum İzmir’e, dönem yeni başlamış, milyonlarca kitap ve kıyafet var valizde. Bir de ne göreyim? Yol yok! Her taraf toprak (hatta şerit halinde çukur olduğu için bir yeden atlamanız gerekiyor) ve toprak da çamur! Elimde var 30 kiloluk valiz! Devamını oku »

1 yorum var | toplam 1.066 kez okundu | bugün okuyan olmadı
16 Temmuz
2008
03:26

Markalar: Kamil Koç & Metro

Markalar 16 Temmuz 2008

Markalar yazı dizisinde sevdiğim ve sevmediğim markaları nedenleriyle beraber anlatıyorum.

ULAŞIM SEKTÖRÜ

Sevilen: Kamil Koç

Kamil Koç Logo Rahat, güvenli ve konforlu bir ulaşım… Üniversite zamanı İzmir – Antalya arasında mekik dokumaktayım. Gerek güler yüzlü personeli, gerek otogardan vaktinde kalkması, gerek Internet’ten kolaylıkla bilet alınabilmesi, gerek Rahat Hat ile tek kişilik koltukta yolculuk etmek ama tabi ki en önemlisi güven, benim gözümde Kamil Koç’u bir numara yapıyor.

Kamil Koç’un eksileri: İzmir-Antalya arasında inatla Keloğlan Dinlenme Tesisi’nde durması. Orası berbat, ben Tuna’yı istiyorum.

Diğer hoşlandığım ulaşım markaları: Pamukkale Devamını oku »

9 yorum var | toplam 1.998 kez okundu | bugün okuyan olmadı
24 Şubat
2008
08:30

Ziyaret

Kişisel 24 Şubat 2008

Kamil Koç LogoYine aynı şekilde bir veda ile şehirlerarası yola aktı. Önce otogardan çıktı, daha sonra şehirden. Şehrin, daha doğrusu şehrin şehir merkezi denilebilecek noktalarının bitimini kocaman, heybetli yemyeşil dağlar, bu dağlara tırmanan üçer şeritli gidiş ve geliş yolları izledi. Yollarda bu rampaları tırmanan onlarca yolcu otobüsleriyle bu rampalardan aşağı inmekte olan, Antalya’ya belki de ilk defa giren araç sahipleri vardı.

Yol uzadıkça uzuyordu. Daha henüz İzmir’e beş saat kırk beş dakika vardı. Geçen her saniyeyle Antalya’nın getirdiği pozitif enerji ve +3 mutluluk puanı da kayboluyordu…

Umut BENZER

Devamını oku »

yorum yok | toplam 1.133 kez okundu | bugün okuyan olmadı