Kafam karıştı. Bir olay var. Herkesin gördüğü ve aynı şeyi anlayabildiği somut olaylar… Ama tarafımdan değerlendirilince bu olay, iki sonuç çıkıyor. Hangisi? Kendimi mi kandırıyorum, yoksa hayatım mı renkleniyor? Hangisi doğru bilinmez.
İkincisi ise, yani hayatım renkleniyorsa, çok iyi. Hatta “süper, çılgınca” gibi tanımlar yerine daha abartılısı icat edilmişse, ondan. (e.g. extremely magnificent) Zaten tam da buna ihtiyacım var.
Düşünsenize, her gün aynı şeyi yapsanız, bir türlü sevmediğiniz 100 kişi arasında 9.30 – 17.00 arası en sevdiğiniz dersleri alsanız, dersten çıkınca hep aynı şeyleri yapsanız, kendinizi oyun modellemesine verseniz, Internet ve web programlama manyağı olsanız… Bunları her gün yapsanız siz de hayatınıza renk istemez miydiniz?
Bence isterdiniz. Hem de en güzelinden.
Ya kendimi kandırıyorsam… Bundan çok korkuyorum. O zaman bir kez daha hissedebildiğim kadar kötü hissedeceğim kendimi. Ve tabi yalnız.
Sürekli “kendimi kandırmak” ve “hayatımı renklendirmek” arasında gidip geliyorum. İkisini düşünebilmem için de çeşitli nedenlerim var. Ve ben arada kaldım. Arada kalmak kötü bir şey. “Kendimi kandırmak” daha da kötü. “Hayatımı renklendirmek” ise ikisinin zıttı, beni mutlu kılacak bir şey.
Karar vermek için daha çok veri toplamak iyidir. İnsanın bir tarafta karar kılmasını kolaylaştırır. Ama emin olayım derken, aylarca bekleyip beklemenin bokunu çıkarmak çeşitli zaman aşımlarına neden olabilir. Eskiden olduğu gibi. Bkz1. Amaç Nefret Ettiklerim
Sonuç mu?
Bilmem ki? Sonuç paragrafı yazmayı hiç düşünmedim. .png)
Bu yorumu Fırat 09 Eki 2007 tarihinde saat 03.12 iken yazdı.#
Umut, bak adın gibi umut ;)
Sır orda seni bekliyor, The Secret’ın da bokunu çıkardım şimdi neyse…
Hmm güzel günler var ilerde sanki…
Sen şu an arkamda fosur fosur uyuyorsun ama, bu arada ara sıra horluyorsun, belki de ileride bişiler vardır…
Fakat şöyle diim, aynı insanlar mı farklı insanlar mı bilemem ;)
Neyse tıp! Eren’e de slm olsun ;)