Filtre

Kişisel

Hissettiklerimi hissettirebilmek için yazdığım kişisel karalamalar burada yer alır.

UBenzer'de Bu Ay Çekiliş Var!

UBenzer'de bu ay çekiliş var. 15 Şubat - 15 Mart arasında yorum bırakan 10 şanslı kişi, 10 kitaptan birer tanesini kazanıyor. Bırakacağınız her yorum ile şansınızı artırmış olacaksınız. Ayrıntılar için tıklayın.

31 Ocak
2010
23:43

Kıymık

Hayat & Kişisel & İlişkiler 31 Ocak 2010

Bazı ufak şeyler vardır çevremizden beklediğimiz… O kadar ufak ve hayata o kadar yerleşik beklentilerdir ki bunlar, ne kelimelere döküp adlandırabilirsiniz, ne alenen talep edebilirsiniz. Onlar sadece “olur”. Böyle ufak şeyler hayatın tadı tuzu olup, hayatın sadece verilen sözler, açıkça ifade edilebilenlerden oluşmayan ilginç ve hoş bir şey olmasını sağlar.

Düşünsenize, öyle bir hayatınız var ki, fatura keser gibi her hareketinizi kağıda dökebiliyor, hepsini muhasebeleştirebiliyorsunuz… Hoş mu?

Ama tabi beklenenler genelde gerçekleşmez… Kişisine göre, vaktine göre, size göre, hissettiklerinize göre, dönemine göre, vs. vs. umurunuzda değildir genelde gerçekleşmemesi… Oralı bile olmazsınız. Hatta, belki siz bile fark etmezsiniz. Devamını oku »

2 yorum var | toplam 272 kez okundu | bugün 1 kez okundu
20 Ocak
2010
02:23

İnternet Geliyordu, Geliyorduuu, Direkten Döndü!

Bilgisayar & Hayat & Kişisel & Markalar & İnternet 20 Ocak 2010

Bana İronin Resmini Çizebilir misin Abidin?

Sizin üniversitenizi bilemem. Sizin rektörünüzü de tanımıyorum. Ama bizim üniversitemizden ve rektörümüzden bahsedebilirim. Sizin yurdunuzu bilemem. İnterneti var mı, yok mu onu da bilemem. Ama kendi yurdumdan bahsedebilirim.

Maalesef artık adını söylemeye utandığım Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nde kalmaktayım. Yurdumuzda 3 aydır internet yok! AMA ÖYLE BİR YÜZSÜZLÜK HAKİM Kİ HALA UTANMADAN WEB SİTELERİNDE 24 SAAT İNTERNET VARDIR YAZABİLİYORLAR. Yalancılık bile bir yere kadar!

Dün “İnternet bağlantısını tamir etmeyi başardılar, zahmet oldu.” diyorduk ki, yaklaşık 5 saatlik bir bağlantının sonunda internet tekrar gitti! Şaşıran olduğunu sanmıyorum.

Bugün Şebnem Hanım’dan aldığım bilgilere göre, yine makineler yanmış. En başa dönmüşüz, bilmem kaç bin dolarlık zarar varmış, herkes gece gündüz çalışıyormuş vs vs… Her zamankinden farklı bir şey duyamadım, beklemiyordum da. Aynı tas, aynı hamam. Eee alıştık artık. Annesi babası avukat olan bir tane bile yürekli insan dava açmayınca şu yurda, zamanında imza toplamak için oda oda dolaştığımızda imza atmaya bile korkanlar oldukça, hepiniz kuzu kuzu uyudukça böyle devam eder bu. Devamını oku »

14 yorum var | toplam 934 kez okundu | bugün okuyan olmadı
01 Ocak
2010
23:00

2010, SunExpress ve Çevre Yolu

Hayat & Ivır Zıvır & Kişisel & Markalar 01 Ocak 2010

Yeni yıla nasıl girersen öyle geçer diyorlarmış. Ben çevre yolunda girdim yeni yıla. Çok mu yol katedeceğim, yoksa hep yollarda mı geçecek acaba yeni senem?

Genelde tek bir yerde kutlanır yeni yıl… Şanslıydım ben. Hem İzmir’de hem Antalya’da kutladım yeni yılı. Hatta neredeyse havada da kutlayacaktım.

Normalde 19.30 uçağı ile Antalya’da olacaktım. Her şey planlıydı. 31 Aralık sabahı SunExpress mesaj gönderdi telefonuma. Uçağımın rötar yaptığını, 22.30’da kalkacağını söylüyordu. Düşenburg, Dussenşat ya da ona benzer garip okunuşlu bir “Alamanya” şehrindeki olumsuz hava koşulları sebebiyle sevgili uçağımız orada kalmış çünkü. Devamını oku »

4 yorum var | toplam 325 kez okundu | bugün 2 kez okundu
24 Aralık
2009
00:12

Satılık Dünya

Hayat & Kişisel 24 Aralık 2009

Lonely

Her şey gibi dünyanın da satılık olduğunu düşünün bir an. Bir dünya sipariş edebiliyorsunuz. Azıcık kremasından, bol şekerli nasıl arzı ediyorsanız dünyanız, hayatınız öyle şekilleniyor.

Bu çok uçuk oldu. Hayat normal hayat olsun. Yaşayıp gidiyorsunuz. Benim gibiyseniz her sabah uyandığınızda küfrediyorsunuz ya da bilmiyorum belki mutlusunuzdur gülücükler saçıyorsunuzdur. Uzun süre oldu da… Saçılan gülücüktü değil mi? Her neyse… Bu normal hayatta birisi geliyor yanınıza. Süper güçleri olan birisi ve diyor ki: “Bana hayatına eklemek ve hayatından çıkarmak istediğin şeyleri söyle, onları gerçekleştireyim.”

Soruyorum: Hayatınıza neleri eklemek ve hayatınızdan neleri çıkarmak isterdiniz?

Ne çıkarmak istediğimi hiç düşünmedim ben. Sanırım iyi böyle, bir şeyleri silmeye gerek yok. Fazla mal göz çıkarmaz. Ama neyi ilave edeceğimi çok iyi biliyorum. Devamını oku »

7 yorum var | toplam 311 kez okundu | bugün okuyan olmadı
16 Aralık
2009
17:22

Sosyal Kontrat

Hayat & Kişisel 16 Aralık 2009

Yaşantımız gereği her gün onlarca kişiyle beraber oluyor, bazen eğlenmek için, bazen iş gereği sohbet ediyoruz. Birisiyle konuşurken hiçbir zaman “neyse onu” açık açık söylemiyor, karşımızdakinin ne hissedeceğine önem veriyoruz.

hand-shakingKimse kafası attırılmadıkça bir okul arkadaşına “sen beş para etmez, sorunları olan acınası bir herifsin” demez. “Daha iyi olabileceğini, ama şu anda da ciddi bir şey olmadığını” söyler. Kimse kimseye kolay kolay “Saçlarını sarıya boyatınca o.. gibi görünmüşsün.” demez. “Güzel olmuş.” der. İster böyle düşünsün, ister düşünmesin.

Demek istediğim şu ki, konuşurken özgür değiliz. Karşımızdakini düşünür ve asıl söylemek istediklerimizi buna göre yontarız. Yaşlandıkça bu konuda daha fazla deneyim kazanırız. Halter kaldıran sporcunun kas yapması gibi… Bu yüzden çocuklar daha açık sözlüdür, yırtık dondan çıkar gibi çıkabilirler. Bu yüzden ağzımızı açar ve tek kelime çıkmadan kapatırız bazen.

Bu iyi bir şey. Toplumun düzen içinde ve mutlulukla (?) yaşaması için buna ihtiyaç var. Eğer ben karşımdakine açık açık “O pembe kazak seni maymun gibi göstermiş.” dersem, o da bana haklı olarak “Sen de zaten tipsizin tekisin, ne öyle o çilli çilli!” diyecek. Karşılıklı, sessiz ve gizlice yapılmış olan “iyi davranma” anlaşması böylece çift taraflı olarak bozulacak. Böyle bir toplum düşünün! Herkes sonuçlarını düşünmeden gerçekleri söylüyor! O toplum katlanılabilir olur muydu? Nasıl ben birisine burnunun yamuk olduğunu söylemiyor “karakterine yakışıyor” şeklinde inceltiyorsam, o kişiden de “tipsizin tekisin” yerine “zekan ön planda” övgüsünü almayı hak ediyorum.

Halbuki hepimiz arka planda ne hissediyorsak aslında oyuz. Devamını oku »

5 yorum var | toplam 372 kez okundu | bugün 2 kez okundu
05 Aralık
2009
23:16

48 saatlik hiçbir şey

Bilgisayar & Hayat & Kişisel 05 Aralık 2009

Hiçbir şey! Koca bir hafta sonu ne yaptığımı “cuk” diye açıklayan kelime: “Hiçbir şey!”

Bilgisayarın ekranına bakılarak geçirilen 48 koca saat. Zorunlu ihtiyaçlar (yemek) dışında odadan çıkılmayan 48 saat. Ne yapacak bir şey, ne de bir şey yapacak birisi bulamadan geçirilen 48 saat.

Yurdumuzun geri zekalı alt yapısı, onu tasarlayan birbirinden beyinsiz mühendisler ve bir elektrik sorununu dört haftadır tespit edemeyen beceriksiz bakım şirketleri sağ olsun internetsiz geçen 48 saat. (ve tabi bu haftanın öncesinde kocaman 4 hafta!)

Yetiştirmem gereken projelerden dolayı beni birbirinden pahalı 3G paketlerine muhtaç bırakan bir yurt. Göz KB sayacında… Aman çok kota gitmesin. Devamını oku »

8 yorum var | toplam 2.177 kez okundu | bugün 9 kez okundu
02 Aralık
2009
16:15

Tatil Bitti. Uzatması da.

Hayat & Ivır Zıvır & Kişisel 02 Aralık 2009

Tatil biteli iki gün olmuş bile. Ama ben doyamamışım uyumaya. Tembel ben. İki gün de kafadan uzatmışım. Sayılı gün tabi. O da bitmiş. Bir bakmışım ki, vakit gelmiş, havaalanı yolu gözükmüş. Boeing 737-800 beni beklermiş.

Sonra bir saatlik bir yolculuk, yarısı kalkış yarısı iniş. Düz gitmeye fırsat bulamıyor uçak. Ona yakın, bana uzak olsa da. Ve bir bakmışım ki, daha gözümü kırpmadan İzmir’e varmışım. Havaalanında valiz bekliyorum. Hava alanında 204 bekliyorum. 204’te yolun bitmesini bekliyorum. Bornova Metro’dan yurda yürüyor, yolun bitmesini bekliyorum. Hava soğuk tabi, eller de üşüyor. Devamını oku »

3 yorum var | toplam 324 kez okundu | bugün okuyan olmadı