'Ivır Zıvır' kategorisine ait yazılar

09 Mayıs
2008
Bir Mekânı Panoramik Gezmek

Ivır Zıvır

Bazen fotoğraf makinesinde yakaladığımız tek bir kara tüm sahneyi anlatmak için yeterli olmaz. Bir şehri fotoğrafladığınızı düşünün… Şehre sadece bir açıdan yaklaşmak yetmiyor, kadrajınız gözünüzün gördüğünden daha azını alabiliyor. Panorama, böyle bir durumda imdadımıza yetişen çekim tekniği oluyor. Ayrıntılı bilgi ve güzel bir tarihçe için buradan Wikipedia’ya ışınlanabilirsiniz. (İngilizce) Şüphesiz bir sürü panoramik çekim tekniği, özel lensler, bu iş için özelleştirilmiş üçayaklar, panorama birleştirme yazılımları vs. vardır. Eğer sadece üçayak ve burada göreceğiniz panorama birleştirme yazılımı kullanılarak çekilmiş birkaç çalışma görmek isterseniz tıklayabilirsiniz.

Öte yandan şüphesiz bu sizi kesmeyecektir. İki hafta önce bana ulaşan Yavuz Sevimli, Güzel Sanatlar mezunu ve bu işi profesyonel anlamda yapan birisi. Panoramik İstanbul isimli web sitesinde tamamı kendisine ait çalışmaları sunuyor. Fark şurada: Flash ile güçlendirilmiş gezinti ekranında İstanbul’un çeşitli noktalarında istediğiniz tarafa dönüp bakabiliyorsunuz. İstediğiniz tarafa dönüp bakmak kısmını biraz açmam gerekirse, gerçek hayatta kafanızı çevirmekten bir farkı yok. Fotoğraf sadece 360 derece değil. Aynı zamanda yere ya da gökyüzüne bakmanız da mümkün. Devamını oku »

yorum yok | toplam 50 kez okundu
01 Mayıs
2008
TBY İzmir Buluşması (19.04.2008)

Eğlence & Ivır Zıvır

Anılarım kısmına geri dönmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Diyeceksiniz, “Kaç gün geçti anca mı aklına geldi eklemek!” Haklı gibi görüneceksiniz de. Ama gel gör ki sınav dönemi böyle bir şey işte. İnsan vakit bulamıyor.

Her neyse… Başak Ölmez’in önayak olduğu Türk Blog Yazarları İzmir buluşması 19 Nisan’da gerçekleşti. Ayrıntıları buralardan (# # # # # ve dahası…) okuyabilirsiniz.

Bence hoş bir organizasyondu. İlk başta sıkılır gibi olduysam da, ondan sonra öyle bir kaynaştık ki Alsancak çimlerinde hele de Ekmek İçi ve sonrasında müşteri yerine bile konulmadığımız Nargile Konağı’nda sohbet bitmedi, gitti. İfade resmi

Bir sonraki buluşmayı iple çekerken sitemdeki albüme o güne ait bazı kareleri koyuyorum. Tamamına buradan erişebilirsiniz.

Devamını oku »
3 yorum var | toplam 82 kez okundu
30 Nisan
2008
Herkesin bir hayali var…

Ivır Zıvır

Hayal

Hayal

Devamını oku »

4 yorum var | toplam 123 kez okundu
Etiketler: ,
29 Nisan
2008
Max Payne: A Film Noir Love Story

Bilgisayar & Eğlence & Ivır Zıvır

Max Payne 2

There are no choices. Nothing but a straight line. The illusion comes afterwards, when you ask ‘Why me?’ and ‘What if?’. When you look back and see the branches, like a pruned bonsai tree, or forked lightning. If you had done something differently, it wouldn’t be you. It would be someone else looking back, asking a different set of questions.

Yukarıda Vladimir Lem’in düşüncelerine katılan Max’i okudunuz.

Max Payne… Beni gerek senaryosuyla, gerek oynanışıyla en çok etkileyen oyun şimdiye kadar… Sanki bir oyun oynamıyorum, film izliyorum. Gerekli yerlerde sinematikler, çizgi roman havasında ilerleyen olaylar ve daha başladığımızı anlayamadan biten duygusal bir oyun… Bir oyunun içinde karakterin rüyasını yönlendirebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Hem de gerçekten rüya izlenimi verebilen rüyalar… Ve oyunun sonu… Gözleri yaşarıyor insanın oyun bittiğinde. Devamını oku »

yorum yok | toplam 81 kez okundu
23 Nisan
2008
Tercihinizi İyi Yapın

Ivır Zıvır

Arkadaşlar, sırf moda olduğu için, bilgisayar oyunlarını seviyorsunuz diye, aileniz zorluyor diye, ailenizde 6 tane doktor var diye, puanınız tuttu diye ya da buna benzer sebeplerden dolayı bilgisayar mühendisliği seçmeyi düşünüyorsanız kitabımdan aldığım aşağıdaki konu başlığı sizi bu düşüncenizden vazgeçirecektir.

konu-basligi

Lütfen tercihinizi iyi yapın. Sırf üniversite bitirmek için bu bölüme gelmeyin. Hatta sırf okumak için hiçbir bölüme gitmeyin.

O gördüğünüz konu başlığı sizde merak ve heyecan yerine tiksinti uyandırıyorsa başka bir meslek düşünebilirsiniz. Unutmayalım ki bölümümüz hayatımız boyunca mesleğimiz olacak.

Ne diyebilirim ki… Vize dönemi geldi. İneklemeye devam…

1 yorum var | toplam 79 kez okundu
20 Nisan
2008
Mööö

Ivır Zıvır

Uyarı

Yazar sınav döneminde (ve haliyle inekleme döneminde) olduğu için yazı göndermekte sıkıntılar çekmektedir.

Bu sıkıntıların en başında yazmaya vakit ayıramamak var. Bilgisayarın başında geçtiğimde ders çalışıyorum, satırlarca kaynak kod yazıyorum, “pointerları gösteren pointerları gösteren pointerları gösteren pointer tipinden pointerlar” konusuna çalışıyorum, Salı gününe iki ödev yetiştiriyorum. Başka bir sıkıntı olarak yemek yiyorum, çok vakit alıyor. Uyuyorum ama sadece zorunluluktan, yoksa içimden uyumak bile gelmiyor şu anda. Yazın tadını (!) çıkarıyorum. Anladınız siz ne demek istediğimi… Ne de olsa etraf cıvıl cıvıl… Ha bir de bunların dışında çözmem gereken bir iki tutarsızlık ve birisine kanıtlamam gereken bir konu var hayat ile ilgili. Ayrıca OBS için bağıl sistem algoritması çıkarmam gerektiğinden bahsetmiyorum bile.

Yukarıdaki ve benzer nedenlerden ötürü bu aralar çok yazı yazamayacağım. (hatta yazamıyordum)

1 yorum var | toplam 107 kez okundu
08 Nisan
2008
Nefret Ettiklerim-3

Ivır Zıvır

  • Birden fazla anlama gelecek sözler söylemekten de bana söylenmesinden de nefret ediyorum. Ama ne yazık ki bunu sıkça yaptığım gibi bana da sıkça yapılıyor ve bu konuda elimde olan bir şey yok. İşe bu açıdan bakınca politikacıları anlamak bir ölçü kolaylaşıyor sanki.
  • Gezip tozmak varken yurt odasına tıkılıp kalmaktan GERÇEKTEN NEFRET EDİYORUM! Ahh şimdi … ile …’nda olmak vardı. (Quizlerde dedikleri gibi: Fill in the blanks with the correct word.)
  • “de” ekinde yapılan yazım hatalarından nefret ediyorum.(Örnek: Ayşede gelecek. Ev de tuz, şeker ve karanfil vardı.) Bu hatayı dalgınlıktan değil de, kuralı bilmediklerinden dolayı yapan herkes embesil muamelesi görmelidir bence.
  • İnek öğrencilerden nefret ediyorum.
  • Üniversite’nin Internet bağlantısının 64Kilobayt/sn’ye düşmüş olmasından nefret ediyorum. (iki katına çıktı.)
  • İnsanların MSN’de yazışmak suretiyle karşıdakiyle ilgilendiklerini göstermeye çalışmalarından nefret ediyorum.
  • Esasında MSN’den nefret ediyorum sanırım. Ama kullanmadan da olmuyor.
  • Araçların sanki iki adım daha yaklaşınca bir şey oluyormuş gibi trafik ışıklarının dibine girip yaya geçidinin ortasında durmasından ve bu yüzden S çizerek yürümekten nefret ediyorum. Bu nefretimin bir uzantısı olarak bu şekilde duran araçların şoförlerinden de nefret ediyorum.
  • Metro-Bilmuh çıkışındaki trafik ışığının kapının diğer tarafına olmamasından nefret ediyorum. O ışık sanki 5 metre geriye yapılsa bir şey olacaktı!
  • Ayrılıklardan nefret ediyorum.

Devamını oku »

1 yorum var | toplam 153 kez okundu
03 Nisan
2008
Bahane Bulma Kılavuzu

Hayat & Ivır Zıvır & Kişisel

Bahane Bulma Kılavuzu

Arkadaşlarımızın bize sürekli bahaneler uydurması, genelde sudan sebeplerle bizi ekmeleri, genelde yarı yolda bırakmaları, bize lafta verdikleri değeri davranışlarıyla en güzel şekilde göstermeleri (!) bizim daha yaratıcı olmamıza yol açtı.

Güvenin ve arkadaşlığın kolay kolay kazanılmadığı ve anında kaybedildiği böyle b.ktan bir dünyaya biz de bir şeyler katmak istiyoruz.

Arkadaşlarımızın (acaba?) bize sürekli ama sürekli bahaneler uydurması bunları bir arşivde toplama düşüncesini beraberinde getirdi. Dedik ki şimdiye kadar katlanmak zorunda olduğumuz bahaneleri, bundan sonra duymamız olası bahaneleri; aslında mümkün olan tüm bahaneleri bir kitapta toplayalım, bunları bir güzel kategorilendirelim ve herkesle paylaşalım. Devamını oku »

3 yorum var | toplam 197 kez okundu
02 Nisan
2008
Müşfik Kenter’den bir şiir…

Bilgisayar & Hayat & Ivır Zıvır

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, ‘Fast live’, fast food’, ‘fast music’, ‘fast love’…
Dikte ettirilen yükselen değerler, ‘in’ler, ‘out’lar…
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar,
Size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste’ yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz mail’le arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?

Müşfik Kenter

yorum yok | toplam 98 kez okundu
29 Mart
2008
TBY İzmir: Şükür Kavuşturana

Eğlence & Hayat & Ivır Zıvır & İnternet

TBY (Türk Blog Yazarları) Logoİzmirli Blog Yazarları olarak 19 Nisan 2008 Saat 14.00’da Konak Pier’de toplanıyoruz. Tüm TBY üyeleri davetlidir.

Şuradaki çağrıyla bizi buluşturmak için ilk adımı atan ve sonrasında uğraşıp duran Başak’a ne kadar teşekkür etsek azdır sanırım.

Buluşma hakkındaki son duyuruya buradan erişebilir, TBY topluluğundaki tartışma sayfasına buradan erişebilir, katılım için başvurunuzu buradan yapabilirsiniz.

Eğer İzmir’deyseniz ya da 19 Nisan’da burada olabilecekseniz sizi de aramızda görmek isteriz.

yorum yok | toplam 254 kez okundu