İzmir Metro’da İstasyon Şefi Olmak
Geçen ay İzmir Metrosu Üçyol İstasyon Şefi Sayın Özlen Orant ...
2. Türk Blog Yazarları İzmir Buluşması iki gün önce (yani 24 Mayıs 2008 Cumartesi) günü, Kordon Kafe’deydi.
…ve tam bir hayal kırıklığıydı. Bir günüm boşa gitti.
Öncelikle “sende”yi aramızda göremedik. Hâlbuki buluşma için hazırlanan tüm davet resimlerinde “sende” bizzat çağırılıyordu. “umut gel!” yazmıyordu resimlerde. İnatla ama inatla “sende” çağırılıyordu bir tek! Kimdir, nedir o kadar merak ettim ki… Ama, ama o gelmedi buluşmaya. 2. Türk Blog Yazarları İzmir Buluşması’na “sende” gelmedi!

Evet, arkadaşlar laf sokuyorum! Sende birleşik yazılmaz. Ayrı yazılır. Hadi dalgınlığınıza geldi, gözden kaçırdınız. Neden olmasın? Peki, o zaman neden uyarıldıktan sonra düzeltmek gibi bir zahmete girmediniz, bunu da açıklar mısınız? Hatayı size ayın 10’unda bildirmişim. Buluşma 24’ünde oldu. 14 günde düzeltilemeyecek kadar mı imkânsız bir şey istedim? Yapmanız gereken şey alt tarafı .psd dosyasını açıp araya bir tane boşluk eklemekti!

Daha önce “de, da” eklerinin yazımıyla ilgili kuralları şu yazımda anlatmıştım. Nasıl kullanıldığını oradan öğrenebilirsiniz.
Arkadaşlar Türkçe önemli! Topluluğa hitap ederken kullandığımız dilin kurallarına uymalıyız. Biz kendimize blog yazarı diyorsak, insanlara örnek olmak zorundayız. Bu da dünyayı kurtaramayacağımıza göre, en başta dili doğru kullanmakla olur sanırım. Eğer kendimize “yazar” diyorsak, “toplaşma” ayarlıyorsak ama bir toplaşma duyurusunu bile Türkçe yazamıyorsak bizden ne yazar olur ne örnek arkadaşlar!
Davet metniyle devam edelim. Yazım hatası olmayan yer yok, davet metninde. “yada” veya “izmirli” veya “banner’lar” kelimelerindeki yeni icat edilen imla kuralları sadece birkaç örnek…
Devam edelim eleştirimize… OKU.TXT dosyasına gelelim. Arkadaşlar! HTML’den çakmayanlara kolaylık olsun diye kodun nasıl yerleştirileceğini anlatmışsınız ama onu da yapamamışsınız.
Yazdığınız kod:
<a href="http://www.icerdenevar.com/kayit/kayit.php"><img src="resimlink"></a>Eğer bunu sitemizde kullanırsak sorunsuz görüntülenecektir. Ancak İnternet dünyasında bazı standartlar var arkadaşlar. Tüm sitelerin kullanmasının uygun görüldüğü W3C standartları en yaygınlarından biri mesela. Blogcu olarak dünyayı kurtaramadığımızı söylemiştim. Ama web standartlarını desteklemek de en az Türkçeyi doğru kullanmak kadar önemli. (bakın de ayrı yazıldı.) O zaman <img> tag’ı için alt özelliğini de belirtmek ve /> ile kapatmak hoş olmaz mıydı? HTML Img tag’ının kullanımını buradan görebilirsiniz.
Dili eleştirmeye devam edersek, kayıt formuna ışınlanabiliriz. Şu cümlede yazım hatası yok diyen beri gelsin:

Arkadaşlar bu cümlenin saçma sapan bir cümle ve aşağıdaki örneğin daha mantıklı olduğunu anlamak için doktora yapmış olmak gerekmiyor sanırım:
Yanınızda birini getirmeyi planlıyorsanız ya da adres hakkında sorun yaşıyorsanız mesaj bırakabilirsiniz.
Ayrıca “Mesajınız” kısmında (*) simgesi bulunmamasına rağmen doldurulması zorunlu alan olması da gözümden kaçmadı.
Sanırım bu saydığım maddeleri görenin buluşmaya şüpheyle yaklaşacağını takdir edersiniz. Emin olamadım ben de en başta. Gitsem mi gitmesem mi… Hmm… İlki eğlenceliydi, blogcuları tekrar görmek istiyordum, gitmeye karar verdim ve başvurumu yaptım.
Bannera geri dönelim…

Bannerda dikkatinizi çekecektir ki buluşma tarihinin olduğu yerin arka planında çay var. Ayrıca “sende” özel olarak çağırılmış ama onu geçtim artık.
Ben buluşmada çay göremedim.
Buluşmaya gittikten bir süre sonra arkadaşlar, davet metninde hiçbir şekilde KATILIM ÜCRETİNDEN SÖZ EDİLMEMESİNE RAĞMEN bizden 10’ar YTL istendi. Hani biraz bozuldum, niye bu belirtilmemişti? Ya ben parasız olsaydım? Ama bu bir sorun teşkil etmedi ve 10 YTL’mi verdim. Haliyle ikram bekliyordum.
O BİRAVERLER NEYDİ ARKADAŞLAR?
Kordon Kafe’nin üst katına sürüyle biraverler gelmeye başladı. Arkadaşlar! Oraya giden tüm blogcuların içkiyi sevdiğini nereden biliyorsunuz? Niye verdiğimiz 10YTL’ler karışığı BİRAVER istediğimizi düşünüyorsunuz? Ben zaten normalde bile bira sevmeyen bir insanım. Hele gündüz hele de bir TBY buluşmasında bira içmek benim tarzım değil. Peki, ben NİYE buna zorunlu tutuluyorum? Nasıl bir zorlama, oldubittiye getirmedir bu sorarım size?
Bu homurtularımı orada da belirtmiştim size. Payıma düşen ikramı değiştirebileceğimi söylediniz. Sonra bir anda unutuldu bu. HİÇBİR ŞEKİLDE İÇMEDİĞİM BİRAVERİN PARASINI ÖDEDİĞİM GİBİ, NORMALDE AYNI FİYATA RAHATLIKLA ALABİLECEĞİM TAVUK KREPİN DE PARASINI ÖDEDİĞİMİ FARKINDAYIM.
Sorarım size, bu nasıl bir organizasyon? Nasıl bir kazık?
Kasada kredi kartıyla ödeme yapmak isteyince yaptıkları çirkefliğe girmiyorum bile. Yok efendim sistem kabul etmiyormuş… Kimi yiyorsunuz siz?
Bugün buluşmaya gelen birkaç blogcunun blogunu gezdim ki, hiçbiri buluşma hakkında iyi ya da kötü yorum yapmamış. Buradan da anlıyoruz ki, buluşmanın başarısız hatta rezillik derecesinde berbat olduğunu tek düşünen ben olmayabilirim. İlk buluşmada Home Store’dan kovulmuş olabiliriz. Ama en azından kazık yemedik ve çimlerde yeni bir arıza çıkması olasılığı olmadan, amatörce ama samimi bir ortam kurmuştuk.
Özetle:
Buluşmayı sevmedim. Bir günüm boşuna gitti. Üstüne 10YTL’mi çaldırdım. Sohbetler tamamdı, ama mekân iyi değildi. Herkese zorla biraver kakalanması hoşuma gitmedi. İnsanların zevkleri farklıdır, bu düşünülmedi. Katılım da azdı zaten. Amacına ulaşmadı. Millet açık havanın tadını çıkarırken, biz binaya tıkıldık.
Olmadı.
Twitler yükleniyor... 5 saniye sonra
Bıdı bıdı bıdı bıdı dıdı dıdı dudu dudu hıdı hıdı hödü hödü yüklüyoruz öhüm öhüm bıdı bıdı vs vs... 6 nanosaniye önce
Yüklenmenin geç olmasının sebebi ben değilim, Twitter API'sinin yavaş olması. Gudu gudu hıdı hödö büdü büdü... 25697 asır önce
Ha tabi bunları okumuşsan, bu sitenin çok gizli bir özelliğini bulmuşsun demektir. ;) Tebrikler. Bu "sürpiz yumurta"yı bulduğunu bana da haber verir misin? Tıkla! 6 dinazor önce
Bu toplantının bize kazandırdıkları (Volume 89v2)
1) -10YTL
2) Biraver sisteminden 5 örnek…
3) İçerek sosyalleşebilenler…
4) ‘sende’ özlemi…
5) $$ ile gözü dönenler…
6) Google reklamlarının yazıya girişimi, göze(!) girişimi, kafaya girişimi, cebe girişimi…
.
.
-Ee hani bloglar?
-Blog mu, o da ne ki?
-Slayt?
-Hande Yener klipleri neyine yetmedi…
-Katılımcılar?
-Yarısı otlakçı gibiydi…
-Kızlar?
-Yok öle bişi…
-Sen de kim oluyorsun…
-Biradan kafası karışan biri…
Selamlar;
İlk önce bu kadar uzun yorumdan ötürü tebrik ediyorum, ben o kadar uzun bile kalmadım orada
Gerçekten çok açıklayıcı olmuş.
Sana elbet katıldığım kadar katılmadığım noktalarda var. Şu noktadan başlayalım, bende ilk defa katılıyorum Blog Yazarları Toplantısına. Herşeyin babası İstanbul’da olduğuna göre (Blog Konferansıdır, seminerlerdir, onalardır bunlardır) ve oraya gitmemiz çok kolay olmayacağına göre, İzmirdeki bloggerları görmek, tanışmak, kimler olduğunu bilmek esas amaç.. Burada hemfikirizdir sanırım, değilsek bile, benim düşüncem bu yöndeydi. Hatta seninlede tanıştım, memnun oldum
Kod / web standartları ve benzerleri benim pek ilgi alanıma girmiyor, girmeye kalkışsa bile bişey anlamıyorum, o yüzden de geçiyorum buraları, mutlaka bir bildiğin vardır. Türkçe konusuna ise elbette sonuna kadar katılıyorum..
İlki eğlenceliydi demişsin, sadece okuyabildiğim diğer blogların memnuniyetini düşününce bende katılmak istedim. Organizasyonel bozukluklar vardı elbet. Bu her zamanda olur. Mutlaka bir mekanda yapılması gerekir, mekanın sahibi bilmem kaç kiş ya da bilmem kaç para garanti ister, ona göre paralar bölünür falaaan filan. Acemiliktir, illa sorun yaşanılır böyle şeylerde.
10′ar YTL’nin mutlaka belirtilmesi lazımdı doğru söylüyorsun. Biraverlerin sorulmadan getirilmesi, vs vs.. Bunların çoğu doğru. Eğer yapılabiliyorsa en mantıklısı, 200 YTL’lik bir harcama yapılması gerekiyorsa, herkesden bu kotayı dolduracak şekilde birşeyler yiyip içmesi rica edilebilirdi. Bu açıdan olaya yaklaşılabilseydi çok daha güzel, şık olurdu.
Ama unutmamamız gereken en önemli nokta, bu işi hazırlamaya ön ayak olan arkadaşların herhangi bir kar amacı gütmediğidir. Oraya 20 kişi / 15 kişi gelmiş gelmemiş, blog yazarlarını toplamaya çalışmış, bir muhabbet ortamı yaratılmaya çalışılmış sonuçta. Unutulmaması gereken en önemli nokta bu. O yüzden bunu “kazık” veya “oldubittiye getirmek” olarak düşünmemek lazım. Bu organizasyonu yapmaya çalışan arkadaşımızda elbette bu durumdan deneyimler edinmiştir. Ama unutmamak laızm ki, bu işte organizasyonun ancak yükünü üzerimize aldığımız zaman ancak ne kadar zor birşey olduğunu görebiliriz.
Bu arada oraya gelmeden önce ne kimseyi tanıyordum, ne de organizasyonu ben yaptım. Sadece bir sivil toplum kuruluşunda görevliyim, bu tip organizasyonları düzenlemenin zorluğundan bahsetmek istedim.
Sonuç;
Organizasyon sıkıntılıydı, doğrudur.. Ama amacına ulaşmamış olduğunu düşünmüyorum. Bir sonraki toplantıya (ki yapılırsa) herkes, uzmanı olduğunu düşündüğü konuda 1-2 slayt gösterisi hazırlar, birşeyler vermeye çalışır, o zaman çok daha düzenli ve eğitici olur. Ama yeni bloggerlar tanımak açısından, yeni bloglar keşfetmek açısından, yeni düşünceler görmek açısından bir tecrübeydi. Öyle düşünmek lazım
Bu arada, o havada dışarda otursaydıkta, son cümlen büyük ihtimal şöyle biterdi: Çok sıcaktı, klimalı bir ortamda yapabilseydik çok daha güzel olurdu
)
İyi bloglamalar arkadaşım, blogunu, eleştirilerini, düşüncelerini gerçekten beğendim. Takibimdesin
@Burak Doğan:
Bu arada, o havada dışarda otursaydıkta, son cümlen büyük ihtimal şöyle biterdi: Çok sıcaktı, klimalı bir ortamda yapabilseydik çok daha güzel olurdu
Aslında haklısın, büyük ihtimal böyle diyebilirdim.
O yüzden, düzenleyecek arkadaşlara teşekkür, yapıcı eleştiri, ardından bir dahaki sefere daha iyisini yapmaları için destek.. Tabii bir daha yapılması düşünülürse
Dediğim gibi, tanıştığıma memnun oldum, bu yandan da düşünürsek aslında amacına da ulaşmamış değil
Ben buluışma hakkında birşeyler yazmayı düşünmemiştim çünkü öyle veya böyle buluşma gerçekleşmişti fakat şimdi fikrimi değiştirdim. Çok memnun kalmadığım ve gelecek sefer böyle olması durumunda -muhtemelen- katılmayacağım buluşmaya dair derin eleştirilerini kaynak göstermek istiyorum.
Ne kadarda güzel zaman harcıyoruz olan bitenin arkasından herneyse.
İlk olarak benim arkadaşlarımın kod bilgisini sınama yetkisi sana kimse vermez üstüne microsoft t-shirt ü giymekle bu işler olmuyor ki bu bizim blogumuzdanda belli bir ikinci husus bizim amacımız güzel bir organizasyon olsun insanlar yesin içsin bunu sadece bizde düşünmedik ben basak’a telefondada soledim biraver gidermi yada olurmu olur dendi ve o yüzden biraver oldu asıl sitem etmesi gereken bizleriz yani basak ve ben o cebinden 50 ben cebimden 40 ytl verdim.
Eleştri yaparken insaflı olup insanların emeklerini boşa çıkarmamak önemlidir ben sana senin için gelen tepkileri blogumda yazıormuyum yani senin sıfatındaki bir insanın kalkıp kordon kafede güzel bir mekanda olması sorun yaratıyor sanırım üzgünüm düşünceler bunlar.
1. Eleştirileri kabul etmek bir erdemdir.
2. İlk olarak benim arkadaşlarımın kod bilgisini sınama yetkisi sana kimse vermez.
Cevap: Bu verdiğiniz kodun W3C standartlarına uymamasını değiştirmez.
3. Tişörtüm bana ait. Konuyla ilgisi olmasa da laf sokmak açısından iyi bir noktaya değinmişsiniz. Ama şunu da eklemeliyim ki, tişörtü gitdiğim kadar *bu işin eğitimini de alıyorum*, bilginize sunarım.
4. Organizasyonun arka planını bilemem, ama 50 YTL başak ve 40 YTL sen veriyorsan organizasyonda bir sakatlık var demektir. Zira bölümümde bir bowling turnuvası düzenledim ve cebimden 10 YTL dahi vermediğim halde herkes eğlenmişti.
5. Eleştiri yaparken insaflıyım. Yoksa madde madde açıklamazdım.
6. Benim için gelen tepkileri blogunda yazabilirsin. Yazma demiyorum zaten. Açıklama getirebileceğime eminim. Yeter ki seviyeyi düşürüp küfürleşmeye başlamayalım.
7. Organizasyon güzel olsa sanırım kordon kafe gibi güzel bir mekanda olmak sorun olmazdı.
8. Yorumlardan anlayabileceğiniz üzere böyle düşünen tek ben değilim. Neden “emeklerimiz boşa gitti” yerine “daha iyi yapabilirdik, tamam çok iyi olmadı” diyerek hatanızı kabul etmiyorsunuz?
9. Ve hala acı bir şekilde görebiliyorum ki, hala dili korumak ve doğru kullanmak konusunda özen göstermiyorsunuz…. Bir blogcuya yakışmadı bu…
10. Daha önce de rahatsız olduklarımı burada yazdığım gibi, bu blog hiçbir zaman naziklik adına düşüncelerimi ifade etmeden duracağım bir yer olmayacak. Raharsız olduysam yazarım, iyi şeyleri övdüğüm gibi.
İyi günler.
<<>>
Öncelikle belirtmek isterimki bu organizasyonların Başak’ın üzerine yıkılmasını kınıyorum. Organizasyonun altına elini sokan arkadaşın taşı kaldıramayıp başkasının üzerine yüklenmesi de cabası…
Ayrıca beni de ‘Damn You and Such’ t-shirtümle eleştreceksen buyur eleştir…
Ayrıca katılan kişilerin bloglarına bakarsan ne o gün hakkında yazı yazmışlar ne de yazılanlar güzel şeyler ifade ediyor ki ben de o günün yaşanılmadığına kendimi inandırmaya çalışanlardanım…
O gün o ortamda şöyle bir sözün geçtiğini hatırlıyorum ‘şu kadar ytl kotayı doldurmalıyız’ gibisinden bir söz geçti. Peki bundan benim haberim var mıydı, bananeydi sizin kotanızdan mesela, ben niye 10 ytl verdim ya çıkıntılık yapıp vermeseydim ne olacaktı. Başak cebinden 60 ytl mi çıkaracaktı, peki o kızcağız parayı sokaktan mı topluyor, ağacı falan varsa bilmek isterim açıkçası…
Her neyse, 10 üzerinden 10 olan daha sıcak ilk buluşmadan sonra kaynaşma anlayışı biraver üzerine kurulmuş ikinci toplantının kötü olduğunu söylemek haksız olmaz sanırım…
çok üzüldüm hepsi bu.
http://www.leothemaster.net/bursa-blog-yazarlari-bulusmasi-1-videolar-t-4294.html
Şu linkten de görüleceği üzere bir organizasyon nasıl yapılır görebilmekteyiz…
Bursa blog yazarları toplantısını düzenleyenleri gerçekten tebrik etmek isterim…
Merhabalar,
Birilerinin bu tür organizasyonlar yapmakta öncülük göstermesi cok güzel bir şey,o yüzden yapanlara öncelikle teşekkür ediyorum.Burak Doğan’ın da dedigi gibi bu işlerde bazı aksamalar veya acemilikler mutlaka olur..
Bence bir buluşma yapılacak ise,bunu birkaç kişi yerine tüm katılımcıların ortak fikriyle yapılmasıdır.Yani yer seciminden ,yiyeceklere kadar herşeyi…Umarım ki birdahakine bu tür bir anket ile buluşma düzenlenir ki, böylece kimse de baskı altında kalmaz.
Ayrıca düşüncelerine katıldıgımı belirtmek iterim Umut.
Saygılarla…
[...] hatalara ve yazım kurallarına uyulmamasına pek tahammülüm olmadığını fark ettim. Bkz. Bu, bu, bu ve [...]
[...] ve ikinci İzmir buluşmalarına katılmıştım, ancak üçüncüsüne kişisel nedenlerden dolayı [...]