21 Haziran
2008
15:00

Bir seneyi daha geride bıraktım.

Bu sene de bomboş geçti. Çok şey öğrendim bu sene. Ama ne yazık ki büyük bir kısmı güzel şeyler değildi.

Hayat akıp gidiyor. Ve ben sadece izliyorum.

Bu sene öğrendiklerimden bazıları:

  • Beni unutmayacak, aradaki kilometreleri umursamayan, mesafeleri bahane niyetine kullanmayan, sınavları ya da dersleri buluşmamak için sürekli neden göstermeyecek kadar bana değer veren, ben istediğim için değil, beni istedikleri için ortak bir şeyler yaptığımız 5 değerli lise arkadaşım olduğunu fark ettim.
  • Acı bir şekilde sandığımdan çok daha fazla Uzaktan Arkadaşım olduğunu gördüm.
  • İnsanların birbirini sadece işi düştüğünde aradıklarını ve sadece bunu yapmanın arkadaşlığı devam ettirmek için yeterli olduğunu düşündüklerini gördüm.
  • İnsanların %100’ünün tutarsız olduğunu fark ettim. Bu genellemeye ben de dâhilim. Dediklerimiz, “belli ettiklerimiz”, ifade ettiklerimiz ile yaptıklarımız, gerçekler ve isteklerimiz birbiriyle ne zaman örtüştü ki?
  • Yolculuğun insanı sorunlarından geçici olarak uzaklaştırdığını, otobüsün camından dışarıyı seyrederken en büyük sorunlarımı bile bir süreliğine unutabileceğimi -yeniden- fark ettim.
  • Bahar aylarının bana yaramadığını -yeniden- fark ettim.
  • Çalışmanın ve beyni çalışır halde tutmanın insana iyi geldiğini fark ettim.
  • İnsanın düşünmeye fırsat buldukça kendini daha kötü hissedeceğini ve benim de bu yüzden kendimi İzmir’de (hiçbir şey değişmemesine rağmen) daha kötü hissettiğimi fark ettim.
  • Yaşadığımız dünyanın “güzel”in yakınından bile geçmediğini, tam tersine çok boktan bir yer olduğunu öğrendim. Hayatı boktan haliyle kabullenenlerin daha mutlu olduklarını gördüm.
  • Bilgisayar Mühendisliği okumak ve başarılı olmak için bu mesleği gerçekten istemek gerektiğini fark ettim.
  • Alan derslerinde ortak zorunlu derslere göre daha fazlasıyla daha başarılı olduğumu gördüm.
  • İnsanların büyük bir çoğunluğunun “ortama göre davrandığını”, başka bir deyişle, kendini ifade etmek yerine, insanlar ve ortam ondan ne bekliyorsa onu gösterme yoluna gittiklerini fark ettim.
  • Yukarıda anlattığım kişiliksiz insanların toplumda daha popüler olduklarını gördüm.
  • Kendi doğrularımı savunmanın zor bir şey olduğunu gördüm.
  • Bir insanla bir gece sabahlamanın ve bu süre zarfında aralıksız sohbet etmenin büyük bir uyum ve anlayış gerektirdiğini gördüm. Herkesle yapılabilecek kadar basit bir şey değilmiş. Özledim.
  • Bazı insanlara göre sevmek suçmuş, hataymış. Böyle düşünenler olduğunu öğrendim.
  • “Karşılıksız aşk” mı yoksa “kimseye hiçbir şey hissetmeyecek kadar boşlukta kalmak” mı daha kötü, karar vermenin zor olduğunu fark ettim.
  • “İçimizdeki umudun” her şeye rağmen kolay kolay yok edilemeyeceğini acı bir şekilde öğrendim.
  • İdeal Olmayan bir Yaşam‘a sahip olduğumuzu kanıtladım.
  • Bir insanın sevgisinin nasıl aşağılanabileceğini öğrendim.
  • İnsanların ne derece umursamaz olduklarını fark ettim.
  • Sınavların, ders çalışmanın, “Bir arkadaşa söz verme” olayının, “Acil bir işi çıkma” aktivitesinin, “Yarına teslim edilecek ödevi olmasının” en çok kullanılan bahaneler olduğunu gördüm.
  • İnsanların sizi görmek istemeyince bahane bulma konusunda ne kadar yaratıcı olabileceklerini öğrendim.
  • MSN ortamında en iyi arkadaşımsın diyen kişilerin gerçekte ne kadar dönek ve aşağılık olabileceklerini fark ettim.
  • MSN’in ne kadar dandik, berbat ve anlamsız bir şey olduğunu -tekrar- fark ettim.
  • Yazı yazmanın çok güzel bir şey olduğu kadar da insanı yaşama bağladığını fark ettim.
  • “Üç başlı maymunu oynamanın” ne kadar saçma ve gereksiz olduğunu fark ettim. Neysen o olacaksın.
  • İnsanların sevmekten nefret etmek zorunda kalabileceklerini fark ettim.
  • “Damdan düşmenin” söylemek istediğini daha kolay söylemeni sağladığını fark ettim.
  • İnsanlıktan çıkmanın insan olmaktan daha kolay olduğunu düşündüm.

Artık tatil zamanı!

Dipnot: Taslakta haftalarca kokuşmuş bir yazıdır, okulun son haftasındaki mutlu günleri içermemektedir.

toplam 336 kez okundu | bugün okuyan olmadı

3 yorum var

  1. Hey gizli bir şey keşfettin afferim :) Bunu buraya XHTML Validliğini sağlasın diye koydum. :)
  2. Bu yorumu Anonim 22 Haz 2008 tarihinde saat 22.32 iken yazdı.#

    yazdıklarının içinde birikenlerinden oluştuğu tamamen belli.çok içten yazmışsın. Yazdıklarına hak veriyorum arkadaşım ama herşeyi başkasında aramasan,biraz kendine baksan belkide sorununu tamamıyle cozemesende bir kısmının çözümü bulabileceğini düşünüyorum. Kendini ifade etmek için fazla çaba sarfediyosun belki ama bunun için bu kadar ugrasmaman daha yerinde olacaktır. Sadece söylemek istediklerim bunlar,dikkati alıp almamak senin elinde….

  3. Bu yorumu ismi mühim olmayan bir üst sınıf 25 Haz 2008 tarihinde saat 15.27 iken yazdı.#

    kardeş daha çok gençsin, fazla yakınıp sızlanma bence, ileride bu yazdıklarına bakıp utanacaksın diye düşünüyorum

  4. Bu yorumu Umut 25 Haz 2008 tarihinde saat 16.38 iken yazdı.#

    @ismi mühim olmayan bir üst sınıf:
    Utanacağımı sanmıyorum, belki bakıp gülerim… Ama kim bilebilir ki? Belki de haklısındır. Zaman gösterir.

Yorum RSS'si

Eklemek istedikleriniz?

Yorumlarınızda yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine uymanızı rica ediyorum.

Ana Sayfa'ya git İletişelim MSN'den Bağlantı Kurun Kendimi Şanslı Hissediyorum! 20 kişi gelişmeleri RSS ile takip ediyor.