06 Mayıs
2008
22:35

Yürüyüş: Balçova-Bostanlı, 7 Saat, 30km, İki salak, Sınırsız macera…

Eğlence & Hayat 06 Mayıs 2008

YürüyüşEvet yaptık! Yanlış anlamadınız başlığı. 4 Mayıs 2008 günü Balçova Kipa’nın önünden başlayarak solda göreceğiniz güzergâhı izledik ve 7 saat yürüyüş, bir saat mola toplam 8 saat sonunda Bostanlı İskelesi’ne vardık!

Sloganımız: 30 kilometre, 7 saat, 2 salak, sınırsız macera…

Pazar sabahı telefonumun acı alarm sesiyle saat 05.30’da uyandım. Hava aydınlanmadığından saati yanlış kurduğumu sandım, ama hayır, doğruydu. Yaklaşık bir 10 saniye için, yürüyüşten vazgeçip yatıp uyumayı düşündüm. Ama sonra bu kötü düşünceleri bir kenara bırakıp doğruldum. Uyanmam yarım saat kadar sürdü. Ranzadan inmesidir, giyinmesidir, yolculuk çantası hazırlamasıdır, yola çıkmasıdır derken saat 6.15 oldu, gün ağarmıştı.

İzmir Metro A.Ş. sağolsun sabahın köründe 8 (ya da 12 tam hatırlamıyorum) dakika bekletti beni. Vagonumdaki tek yolcu bendim Bornova’da. İnsanlar daha REM uykusundayken, ben ve çılgın yürüyüş arkadaşım Didem Konak’ta buluşmak üzere yollardaydık. Konak’ta buluştuktan sonra 7 numaralı ESHOT ile Balçova’ya yollandık. Balçova Kipa’nın önünde otobüsten indiğimizde saat 07.30 idi ve yürüyüşe başladık.

Yürüyüşİzmir-Çeşme otoyolunun üstünden geçerek İnciraltı’nın yolunu tuttuk. Yanda Özdilek gökdeleninin (Crowne Plaza) fotoğrafını görmektesiniz. İnciraltı’nda Turkuaz’ın önünden geçerek yürümeye devam ettik. Sevgi yolundan giderek iki köprü geçtik. Böylece (yanlış bilmiyorsam) flamingoların göç yolunda Yürüyüşolduğundan yapılaşmaya izin verilmeyen İnciraltı’ndaki Kent Ormanından geçtik. Sağdaki fotoğrafta bulunduğumuz yarımadadan teleferiğin bir görüntüsünü görüyorsunuz.

İnciraltı kısmını bu şekilde bitirince kıyıdaki ana caddeye çıktık. Google Earth’ün bana adının Mustafa Kemal Paşa Bulvarı olduğunu söylediği bu yolda Konak Yürüyüşİskelesi’ne kadar taban teptik. Sağda Güzelyalı, sağda Göztepe sağda X, sağda Y… Derken bir baktık ki sağda saat kulesi! Evet, Konak İskelesi’nin önünde buluverdik kendimizi. Yandaki karede Konak’tan az önce büyük halini görmüş olduğunuz Özdilek’in nasıl göründüğünü görmeye çalışabilirsiniz.

Konak’ta birer simit-ayran alarak kahvaltımızı yapmaya başladık. Bir yandan yürür bir yandan kahvaltımızı ederken bir baktık ki çoktan Alsancak’a gelmişiz. Alsancak’ta kısa bir molanın ardından yürümeye devam ettik. Karşımıza Liman çıkınca yolla beraber içeri kıvrıldık. Bir süre gittikten sonra yol viyadüklere özenip yükselmeye başladı. Kaldırım da olmayınca, trafik de su gibi akarken yürüyüş adına kendimizi tehlikeye atamazdık, viyadükün altından limanın çitlerini izleyeme devam ettik. Derken limanın çitleri bitti, TDDD demir yollarının dandik demir parmaklıkları başladı. Gittik gittik gittik, ve evet, mutsuz son, kaldırım kalmamıştı. Önümüzdeki yol da yükseliyordu. O anda gördük ki demiryolu parmaklıklarından biri kopuk. İçeri tren yoluna atladık.

YürüyüşTam Didem’le buradan yıllardır tren geçmiyor geyiğini yaparken arkamı bir döndüm, tren. :D Geliyor. Bize düdük çalıyor. Raydan çekildik tabi çekilmesine de, makinist trenden çıktı (biraz uzakta) bizi çağırıyor. Gittik yanına.

Gençler” dedi “Burası” dedi, “Yasak Bölge” dedi. “Ne yapıyorsunuz burada?

Meğerse Liman sınırları içine girmişiz. Ama ne yapalım, bir tarafı güvenlik kameralarıyla 24 saat gözetlenirken diğer tarafta çit bile olmaması bizim suçumuz değildi. Yürüyüş derdinde olduğumuzu anlattık. Adam bize rayları takip etmemizi söyledi, gitti.

O da ilginçti. Adam arkasında bir sürü konteynırla sırf bizi uyarmaya gelmişti trenle. Bastı, geri döndü. Güvenlik falan da değildi, yurdum insanıydı. Herhalde trende canı sıkılıyordu.

YürüyüşRayları takip ettik. İzmir’in b.k kokulu kanallarının üstünden demiryolu sayesinde geçtik. =) Gittik ve sanayiye vardık. Google’ın bana 1561.sokak olduğu yolda yürümeye başladık. Sağlı sollu sanayiydi, pek ait olduğumuz bir yer değildi, gelen geçen her taksici korna çalmaktaydı. İleride bir Shell istasyonundan solda dönmek suretiyle yönümüzü Karşıyaka’ya çevirdik. Google’a göre döndüğümüz yol Anadolu Caddesi imiş. Anadolu Caddesi’nde uzun süre yürüdükten ve bir defa mola verdikten sonra inşaatta olan yüksekçe bir binanın arkasından sola dönerek Altın Yol’a çıktık. Defalarca 330’la geçmek nasip olan bu yolda tabii ki kaldırım yoktu. O kadar kolay olsa şaşardık. Yarı banket yarı ot yaparak Altın Yol’un yanında yürüdük. Bir köprü geçtikten sonra ileride bir üst geçit gördük. Altın Yol’un karşı tarafı yürüyüş yolları ve parklardan oluşmaktaydı kıyıya karşı… Biz ise yolun diğer tarafında otları ve çalıları ezerek yürümekteydik. Trafik vızır vızır olduğu için karşıya geçmek ölümle eş anlamlıydı ve yürüdük. Üst geçide kadar…

YürüyüşBayraklı’ya hoş geldiniz. Üst geçit Bayraklı’daymış. Bayraklı’nın inşaat halindeki Metro istasyonu ile Bayraklı İskelesi’ni bağlayan üstgeçitmiş geçitimiz de. Kendisini kullanarak Altın Yol’un diğer tarafına geçmeyi başardık. Yanda Bayraklı’dan Özdilek nasıl görünüyor görebilirsiniz. Bir süre medeniyetin ellerinde yürüdükten sonra Sahil Güvenlik’in arkasında bir sokakta bulduk kendimizi. 1649 sokak olan bu sokakta da epeyce yürüdükten sonra, kendimizi demiryolu parmaklıklarıyla çevreli bir çıkmazda bulduk. Evet, bildiğiniz çıkmaz sokakmış. Geri dönüp ilk gördüğümüz sokağa saparak (1655) bir çıkar yol aradık. Çıkar yol oradaydı, demiryolu parmaklıkları söküktü. Demiryoluna tırmandık, ve yıllardır tren geçmemiş (bu sefer gerçekten :D ) yoldan Karşıyaka’ya doğru yürümeye başladık.

YürüyüşManzara gerçekten muhteşemdi. Sağınızda yol var, ama üstten gidiyor, hiçbir şey görmüyorsunuz. Önünüz demiryolu, hafiften sağa kıvrımlı. Solunuz alabildiğine deniz… Ah bir de tehlikeli olmasa daha çok tadını çıkarabilirdik. Zira sadece demir yolundan ulaşılabilen bazı yıkık binaların içinde grafitici ve tekin olmayan gençler vardı. Şükür ki bizi görmediler. İlerde ise yolun altındaki bir girintiyi kendine ev yapmış bir adam vardı. Onun için tekin değil demiyorum, kimdir kim değildir bilmiyorum ama bu devirde kimseye güvenmeyeceksin.

Bir süre daha yürüdükten sonra bu sefer de karşımıza Askeri Tersane tehlikesi çıktı. İleride askeri tersane görününce nöbetçi asker dize düdük çalmaya başladı. Ama o kadar yolu -tabii ki- geri dönemeyecek olan biz askeri pek takmadık. Artık iyice yaklaşınca, asker demiryolunun yasak bölge olduğunu ve çıkmamız gerektiğini söyledi. Yola tırmanmalıymışız. Bir buçuk metrelik bir tırmanış ile sağımızda tepeden gitmekte olan yola çıktık. Bu da ilginç bir deneyimdi. Askeriyenin dikenli telli alanının -haliyle- dışındaydık. Tren yolu ile asfalt yan yanaydı. Ama demiryolundan çıkınca yasak bölgeden de çıkmış olduk.

YürüyüşAltın Yol macerası da bitince Karşıyaka iskelesine varmamız çok sürmedi. Çarşıya girip Migros’a uğradık ve bir cips iki kola aldık. İskelenin yanındaki en gölge çimlere çökerek uzunca bir süre mola verdik, öğle yemeğimiz, cipsi yedik. Yaklaşık 3 tane çingeneyi de başımızdan savdıktan sonra yürüyüşe (artık sürünüş halini almıştı) devam ettik. Kısa bir süre sonra Altınbalık’taydık. Bostanlı’ya varmıştık, başarmıştık. Yanda Bostanlı‘dan Özdilek nasıl görünüyor görebilirsiniz.

Bir süre için acaba Mavişehir’e kadar yürüsek mi diye düşündük. Eğer geri dönüş olmasaydı yürüyecektik, ama oraya gidince geriye de dönmemiz gerekliydi. (otobüs yok) Onun için yürüyüşümüzü Bostanlı’da noktaladık. Otobüslere ayrıldık. 330’um ile yurdumun yolunu tuttum. Yol boyu uyudum. (şükür ki son durakta iniyorum)

Yolculuk toplam 8 saat (7’si yürüyüş, biri molalar) sürdü. 07.30’da başladı 15.30’da Bostanlı’daydık. Toplam 30.00 km yürüdük. Evet, iki çılgındık, çok ama çok eğlendik. Sınırsız macera yaşadık. Anlatacak bir anımız oldu.

Bir sonraki yürüyüşümüzün güzergâhını belirlemedik ama öğrendiğimiz gerçek şu ki, gitmeden önce gideceğimiz güzergahda yaya yolu olduğunu öğrensek iyi olacak. =)

Aşağıda yürüyüşten bazı kareler bulacaksınız. =)

toplam 5.055 kez okundu | bugün 9 kez okundu

10 yorum var.

  1. :D tek kelime ile PES :D

    deniz ardahan 06 Mayıs 2008
  2. Başarılarınızın devamını dilerim. : )

    b........n 06 Mayıs 2008
  3. bir sonraki hedef fethiye-antalya. ama diyorum ki; tren yolları ve kaldırımsız asfalttarın işkenceci alternatifleri bizden uzak olsun… =) =)

    didem 07 Mayıs 2008
  4. diyecek birşey bulamıyorum.. ben de kendimi yürür sanırdım :( bırakıyorum üstadım derslere bile 525 ile gitcem bundan sonra.. yürümek size daha çok yakışıyor…

    MonteCito 07 Mayıs 2008
  5. Merhaba!!!

    Arkadaşlar, ben bunabenzer fakat biraz değişiğini istanbulda yaptım.

    Yaklaşık üçgün boyunca neredeyse gideceğim her yere yürüyerek gittim.

    Sizede diğerlerinin yaptığını bende tavsiye ederim.

    Gezmek ve görmek hatta konaklamanın mantığı tesis ve yo olması değil.

    Güzelim ülkemizi şu bekar halinizde özellikle yürüyerek te olsa dolaşın, resimler çekin.

    Önce yaşadığınız yerlerden başlayın ve ozaman göreceksiniz bir vahada yaşadığınızı.

    Selamlar, sevgiler.

    Sizide özellikle tebrik eder. Durmak yok yola devam derim.

    Veysel Bağcı 10 Mayıs 2008
  6. kaldırımda kimler yürür

    Anonim 15 Mayıs 2008
  7. Yazıyı okurken yoruldum vallahi :)

    Deniz AKIN 18 Mayıs 2008
  8. süpersiniz valla tebrikler ;) KÜBRA

    Anonim 28 Temmuz 2008
  9. vay be abi süpersiniz yemin ediyorum… ben en fazla alsancak-çınarlı-bayraklı yürümüşümdür ama bu gerçekten süpermiş yav…

    efe 04 Ocak 2009
  10. Tebrik ederim çok güzel bir anıydı , Bende uzun yürümeyi severim eğer birgün olursa bu güzergahı daha kısa zamanda geçmeyi denerim.

    Deniz AKIN KSK 18 Temmuz 2009

UBenzer'de Bu Ay Çekiliş Var!

UBenzer'de bu ay çekiliş var. 15 Şubat - 15 Mart arasında yorum bırakan 10 şanslı kişi, 10 kitaptan birer tanesini kazanıyor.

Kazandığınız takdirde size yorum bırakırken girdiğiniz e-posta adresini kullanarak ulaşacağımızdan, adresinizi doğru girmeniz önerilir. Çekiliş sonrası size ulaşamadığımız takdirde, ödül hakkınızı kaybedersiniz. Elektronik posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.

Çekilişin ayrıntıları için tıklayın.

Eklemek istedikleriniz?